Tarihte Bugün      Alternatif Tarih
   Günün Bilgisi      Günün Komiği
Kuru pantolon ile balık tutulmaz.
Cervantes
Yorumlar
 
Rüzgâr Mira Okan

Yazara ait tüm yazılar için tıklayın>

Son Söz
Kız ona bir adım değil on adım yaklaştı / Oğlan ondan on adım değil, bin adım kaçtı / Kız onu, “ona rağmen” karşılıksız ve koşulsuz sevdi Devamı>




Ah Bu Gitmeler…
Kutu Bebeği
Rüzgâr Aldı Götürdü
Sonra…
Rüzgârla Gelen Deniz Kokusuydu
Aşk İçin
Heey Ne Duruyorsun?!
Editörden
Yazarlar
Seçme Yazılar
Genç Kalemler
ŞİİRLERİNİZ
Haberler
Basından
Çekim Yasası
Paylaşımlar
Farkındalıklar
Röportajlar
Duyurular
Başarı Öyküleri
Yardım Hattı
Arşiv
Eğitimlerimiz
Eğitmenlerimiz
Katılımcı Görüşü
Eğitim Takvimi
Yayınlarımız
 

Giriş İçin Tıklayın


Favorilerime Ekle
Anasayfam Yap
Anasayfa
Ah Bu Gitmeler… Karakter Boyu:

 
Rüzgâr Mira Okan
30 Ekim 2008

Bazen bir kaçıştır gitmek, bazen de yeni bir başlangıç... Bazen hüzün ve gözyaşı doludur gidişler, bazen de sevinç ve heyecan…

 

 

 

 

Gidersin bazen içinde olduğunu sandığın, aslında hiç olmadığın bir yürekten, eski bir dosttan, bir mevsimden, bir köpekten, bir evden, bir şehirden, bir ülkeden, bazen de kendinden ya da bazen bu dünyanın kendisinden...

Bazen kolaydır gitmek, bazen de en zor olan... Bazen fark edilir gittiğin yüreklerde, bazen anlaşılmaz bile. Bazen bir kaçıştır gitmek, bazen de yeni bir başlangıç… Bazen hüzün ve gözyaşı doludur gidişler, bazen de sevinç ve heyecan…

Bazen “Dur, gitme!” dersin. Bazen kal demek isteyip, diyemediğin için “Git!” ... Bazen de “Kalmak istiyorum” diyemediğin için gidersin. Bazen inat uğruna ya da devasa egondan ve gururundan dolayıdır gitmek. Bazen de daha fazla sevmekten, aşık olmaktan korktuğun için… Kendine dahi söylemesen de, söyleyemesen de…

Bazen de cesur bir yürek olduğun için basıp gidersin, bir kısrak gibi şahlanıp gidersin hem de!

Ama gitmek, gitmektir işte dostlar! Ötesi yoktur. Her gidiş bir terk ediş; her gidiş aslında yeni bir başlangıçtır. Bu yüzden hem hüzün ve hem sevinçtir.

Gitmek, gitmektir aslında dostlar! Ötesi de bilinmez bu yüzden. Ancak gidince anlarsın, ancak giden anlar işte sırf bu yüzden…

Gitmeler hep tek kişiliktir. Sil baştan başlamaktır belki de, bazen yeni bir şans, bazen oyunun sonu…

Uzaklara gitmek hayaldir kimi zaman, gitmeler ve gidenler için şiirler, şarkılar yazılan, bilinmez olduğu için çekici olan, bazen de yüreği acıtan… Bazen apansız, zamansız olan…

Mutluluğu gidince bulacağımızı zannederiz ya da gidince özgür olacağımızı kimi zaman. Uzaklarda ararız yani, gitmelerde ararız mutluluğu ve özgürlüğü, hatta cenneti bile… Peki ama neden? İçinde bulamadığını uzaklarda aramak neden?!

Ya gidememek?.. Alışkanlıklar mıdır bizi çoğu zaman gitmekten alıkoyan? Tutan nedir bizi? Bağlılık mı? Bağımlılık mı? Aşk mı? Beklentiler mi? Bahaneler mi önce kendimize söylediğimiz? Engeller mi önce kendimize koyduğumuz?

Nedir bizi aslında olmayan kalın urganlarla bağlayan ya da aslında kendimizin yarattığı hayali prangalara vuran? Geçmişe ya da geleceğe ait olan?!

Gitmek kaçmak mıdır geçmişinden? Bu yüzden midir gitmek istemen ya da tam tersi gidememen?!...

Gitmek giden için iki kat zordur bu yüzden; geri de bıraktıkları için, bilinmeyen başlangıç için. Bazen zorunlu olan; bazen de yıllardır uğrunda savaşılan, hep hayali kurulanın kendi gerçeği olup olmadığını bilmediği için. “Neden kaçıyorum” diye kendine sormaktır o an. “Kendimden mi? Peki, neden kendimden kaçıyorum,” diye düşündükçe delirecek gibi olmaktır zaman zaman.

Tanrıya isyandır bazen de gitmek… “Hey! Kuralları ben koyarım, sende uygularsın demek” gibi yani! Oyunun kurallarını Tanrının değil de senin koyduğunu göstermek için; devasa kibrinden dolayıdır gitmek…

Gitmeler zordur dostlar!

Hele uzaksa, çok uzaksa gidilecek yer, tek gidişlik bir biletse elde olan, bilinmeyense, hayalinde büyüttüğünse yıllar yılı; aşk gibi…

Sevdiklerin varsa geride, tam da yeniden bir dünya kurmaya başlamışken hem de,  aşık olmuşsan çoktan terk edeceğin şehre, senden çoktan gitmiş kişiye; gitmek o zaman zordur dostlar!

“Hoşçakal, gidiyorum ben,” demek zordur dostlar!

İki yol vardır, tek seçim… Bir tarafta yıllardır hayali kurulan ve bir gün ansızın gerçekleşen rüya; diğer tarafta biriktirdiklerin, sevdiklerin, izlerin, kalbin ve kendin…

Basıp gitmeler hep kolaydı bir evden, bir şehirden, bir ülkeden… Terk etmek ve yeniden başlamak çok çok kolay olmuştu dostlar! Kendime rağmen… Bu seferse en zor olan…

 


Yorum Yaz Arkadaşına Gönder Çıktı Al

süper bi yazı böyle bir gitmeyi 5 sene düşünerek yaşadım. şimdi hiç pişman değilim, kapanan her kapı benim için büyük bir deneyim. TEŞEKKÜRLER yazın için.
mine 24 Kasım 2008 Saat:17:16:18

Bu yazın beni çok etkiledi. Zamanında giden "efelerden" olduğum için:)
Aklıma ilk gelen şarkı:
Eğil salkım söğüt eğil
Bu benim ki sevda değil
Eğil yağmur rüzgar eğil
Bu gitmeler gitmek değil.
Çiğdem Çubuk 31 Ekim 2008 Saat:17:29:44

şair demiş ki;

"bin defa uyandıkça görmek için seni
bin defa uyudum.
sabah...
yola çıkmalı
durup eşyayı dinlemekten iyidir
yola çıkmak..."

gitmeden önce yeniden yeniden uyanmak telaşı aşık olduğun şehrin sabahına,
eksik kalan sohbetleri tamamlamak,
gitmek zor tamam da,
gitmek vakti gelinceye kadar yaşananlar da
az acıtmıyor insanın canını,

gitsen de kalsan da,
sen asıl gitmeleri içine yaptın,
geri kalan gitmeler de kalmalar da kolay be rüzgar...
Özlem Tutkak 30 Ekim 2008 Saat:21:28:23

 Toplam 8 yorum var. 1 2 3  


Haklılıktan Mutluluğa
Bir zamanlar aşklarına imrenerek baktığım iki insanın şimdi karşımda eridiklerini görmek beni derinden ve gerçekten sarsıyor.
BEN Hangisiyim?
Vicdanlar
Pudralı Ayna
İki Yüzlü Hayatlar

  Editörden | Yazarlar | Seçme Yazılar | Genç Kalemler | ŞİİRLERİNİZ | Haberler | Basından | Çekim Yasası | Paylaşımlar | Farkındalıklar | Röportajlar | Duyurular | Başarı Öyküleri | Yardım Hattı | Arşiv
Bu site obichim tarafından hazırlanmıştır.