Tarihte Bugün      Alternatif Tarih
   Günün Bilgisi      Günün Komiği
Kuru pantolon ile balık tutulmaz.
Cervantes
Yorumlar
 
Dilek Yaraş
dilekyaras@kuraldisi.com
Yazara ait tüm yazılar için tıklayın>

Karanlıktan Aydınlığa
Hayatımın en berbat ama aynı zamanda da en anlamlı ve heyecanlı yıldönümünü yaşadım 2008’i 2009’a bağlayan gece. Devamı>




Gel Bakalım YENİ Yıl!
Mutlak Pozitif
Kum Zerreciği
An Gelir...
O Yolun Yolcusu
Ruhun Sevmesi
Gurur Aşka Dahil midir?
Editörden
Yazarlar
Seçme Yazılar
Genç Kalemler
ŞİİRLERİNİZ
Haberler
Basından
Çekim Yasası
Paylaşımlar
Farkındalıklar
Röportajlar
Duyurular
Başarı Öyküleri
Yardım Hattı
Arşiv
Eğitimlerimiz
Eğitmenlerimiz
Katılımcı Görüşü
Eğitim Takvimi
Yayınlarımız
 

Giriş İçin Tıklayın


Favorilerime Ekle
Anasayfam Yap
Anasayfa
An Gelir... Karakter Boyu:

 
Dilek Yaraş
24 Kasım 2008

Derinlerdeki incileri  mercanları seyre dalmışken kıtalar kopar yerinden, yer savrulur oradan oraya, iklimler birbirine geçer de haberin olmaz.

 

 

 

 

Hayatı görünenin ardındakini görerek yaşamak, mananın, hakikatin peşinde olmak ve gün gelip de görünenin ardında bulduğunun bir yanılsamadan ibaret olduğunu anlamak, sadece kendi yarattığın illüzyonun gönüllü tutsağı olduğunu farketmek, hakikatin ta başından beri apaçık bir biçimde tam da karşında durduğunu görüvermek…

Yıllar boyu, taş taş üstüne koyduğun, ilmek ilmek ördüğün, tüm acılardan, deneyimlerden damıtarak, gözyaşlarınla arıtarak edindiğin o kutsal inancın yerle bir oluvermiştir bir anda…

Tam, çetrefil sınavlardan alnının akıyla geçtiğini zannederken kendini adına ‘’sınav’’ bile diyemediğin bir garip halin içinde bulursun.

Şakınsındır… sadece şaşkın… Tüm duygular ve hatta duyular kara bir deliğin içinde kaybolmuşlardır sanki. Çölün ortasındaki bir serada yapay ışıklarla varlığını sürdürmeye çalışan bir bitki gibisindir…

Hayal nerede biter, gerçek nerede başlar bilemezsin… Zaman… var mıdır yok mudur, yatay mıdır yoksa dikey mi?... 

Oysa ki bir zamanlar zamanın çocuğu olmakla dahi yetinmez efendisi olmaya çalışırdın…

Birisi mesela… ya da bir şey, rüyalarında sana ‘’Beni bul hakikati bul!’’ der. Sen rüyanda duyduğun hakikatin peşinden koşmaya başlarsın.

An gelir, rüya nerede bitmiştir, hayatın kendisi nerede başlamıştır bilemezsin… Koşarsın sadece… Koşa koşa, soluk soluğa ararsın…

Her gördüğüne, her duyduğuna kendince anlamlar yüklersin, büyüttükçe büyütürsün. O büyüttüğün şey her ne ise öyle devasa boyutlara gelir ki tüm evrenini kaplar da aynı deryanın içinde olup da denizden habersiz balıklar gibi olursun.

Hem derya içre balıklar denizin üstündeki fırtınayı ne bilsin… Sen derinlerdeki incileri  mercanları seyre dalmışken denizin üstünde kıtalar kopar yerinden, yer savrulur oradan oraya, iklimler birbirine geçer de haberin olmaz.

Kendi cennetini ararken iki dünyada da yerin kalmaz da ruhun duymaz.

Ve birden ve yeniden o sesi duyarsın: ‘’Behey şaşkın, behey gafil… Uyan! uyanda gör gözünün önünde apaçık duran hakikati,’’ der sana…

‘’Nerede benim doğru bildiklerim, kutsallarım, nerede hakikatim, nerede kendi ellerimle yarattığım o cennet, ’’, diye ürkek sessiz bir çığlık atarsın…

ve…

ve kimsesiz, umarsız bir kum zerreciği olarak sığınırsın mercanların arasındaki bir istiridyenin içine… An gelip eşsiz bir inci olma ümidiyle…

 


Yorum Yaz Arkadaşına Gönder Çıktı Al

Yazı diline, akışına hayranım. Ne zaman okusam "vayy be" dedirtiyor cümlelerin.
Hayat akıp giderken bizler seyre dalmışken yada detayda boğulmuşken neler olur neler de hakikaten haberimiz olmaz.

Ne güzeldi yüreğine sağlık
Hande Candan 25 Kasım 2008 Saat:23:31:33

Dün akşam kendimi çok güzel bir sohbetin içinde buldum. Anlatılanlar beynimi zorladı, aklım almakta zorlandı, farklı bir dünyaya adım attırdı bana. Yazın da Dilek'cim bu halimi çok güzel tamamladı, tanımladı, en güzel kelime ve cümlelerle anlattı. Teşekkür ederim :)
Berna Esin 25 Kasım 2008 Saat:13:33:16

Yazılarınla her seferinde içime bir çukur açılıyor ve sonra çukur şifalı suyla doluyor Dilek ve seni okumayı seviyorum.

Kimsesiz, umarsız bir kum zerreceği gibi sığındım gizli istiridyenin içine. Hem kimse bulamasın beni istedim saklanarak hem de bir gün pırıl pırıl bir inci olarak göz kamaştırayım, paha biçilemez bir değer olayım ve değer katayım beni bulana dedim.

Ve bir gün istiridyeden kafamı uzattığımda ya da bir inci olup da bir timsahın midesine oturduğumda, farkettiğim de hakikat diye biriktirdiğim, yaşadığım var ettiğim benim ilizyonummuş.
bade 25 Kasım 2008 Saat:10:54:06

 Toplam 7 yorum var. 1 2 3  


O Yolun Yolcusu
Yavaş yavaş dönüştüğünü hissediyordu. Neye ve nereye evrildiğini kestiremese de bu evrimin hayırlı olduğunu düşünüyordu, daha doğrusu....
Ruhun Sevmesi
Albatros Olmak
Sevgi Arsızları
Soruların Efendisi!

  Editörden | Yazarlar | Seçme Yazılar | Genç Kalemler | ŞİİRLERİNİZ | Haberler | Basından | Çekim Yasası | Paylaşımlar | Farkındalıklar | Röportajlar | Duyurular | Başarı Öyküleri | Yardım Hattı | Arşiv
Bu site obichim tarafından hazırlanmıştır.