Tarihte Bugün      Alternatif Tarih
   Günün Bilgisi      Günün Komiği
Kuru pantolon ile balık tutulmaz.
Cervantes
Yorumlar
 
Dilek Yaraş
dilekyaras@kuraldisi.com
Yazara ait tüm yazılar için tıklayın>

Karanlıktan Aydınlığa
Hayatımın en berbat ama aynı zamanda da en anlamlı ve heyecanlı yıldönümünü yaşadım 2008’i 2009’a bağlayan gece. Devamı>




Gel Bakalım YENİ Yıl!
Mutlak Pozitif
Kum Zerreciği
An Gelir...
O Yolun Yolcusu
Ruhun Sevmesi
Gurur Aşka Dahil midir?
Editörden
Yazarlar
Seçme Yazılar
Genç Kalemler
ŞİİRLERİNİZ
Haberler
Basından
Çekim Yasası
Paylaşımlar
Farkındalıklar
Röportajlar
Duyurular
Başarı Öyküleri
Yardım Hattı
Arşiv
Eğitimlerimiz
Eğitmenlerimiz
Katılımcı Görüşü
Eğitim Takvimi
Yayınlarımız
 

Giriş İçin Tıklayın


Favorilerime Ekle
Anasayfam Yap
Anasayfa
Aşk ve Özgürlük Karakter Boyu:

 
Dilek Yaraş
12 Nisan 2008

 Bir tutkudur aşk ve özgürlük... Tam da burada bir duralım ve düşünelim bakalım. Biz bu tutkulara layık mıyız?!

 

 

 

Lafta herkes aşk ve özgürlük tutkunudur…

Her ikisi de insanın özüne yönelik erdemli duygulardır çünkü… Gerek aşkın gerekse özgürlüğün peşinde olmak en doğal hakkımızdır…

 Evet evet, bir tutkudur aşk ve özgürlük...

Tam da burada bir duralım ve düşünelim bakalım…

Biz bu tutkulara layık mıyız…

Tutku’nun sözlük anlamına bakalım hele bir; ‘’İrade ve yargıları aşan güçlü bir coşku, ihtiras.'' ( TDK )

Peki sizin aşk ve özgürlük tutkunuz -bırakın iradeyi bir yana- hangi yargılarınızın ötesinde…

Yoksa siz de…

İlahi aşkı arayıp da yaradılanı sadece yaradandan ötürü sevmeyi beceremeyenlerden misiniz?

Ortalıkta sevgi kelebeği gibi herkesi sevdiğini söyleyerek dolaşan ama en yakınındakilerin dahi sevilme ihtiyacını karşılayamayanlardan mısınız?

Bir kadına ya da erkeğe  delicesine aşık ama henüz kendini sevmeyi öğrenememişlerden misiniz?

Asıl derdiniz onun sizi sevmesi ve sizi kendinizle barıştırması ihtimali mi?

Unutun o zaman aşk peşinde koşmayı…

Kendinize dönün biraz…

Önce kendinizi sevmeyi öğrenin hele, aşk sizi takip edecektir hiç merak etmeyin…

Kendini sevmeyenin, değer vermeyenin, kendisiyle barışık olmayanın hiç kimseyi sevemeyeceğini öğrenmeden dışardaki bir şeylerin aşkının peşine düşmek abestir.

Sonu hüsranla biter…

Ya özgürlük?!…

Özgürlük söylevleri çekerken, sırf güvenlik ve rahatlık alanını, konforu terk edemediği için prangalı hayatlara mahkum olanlardan mısınız yoksa?…

Özgürlük, her şeyi kaybetme riskini göze almaktır…

Hiçbir şey olmadan ve hiçbir şeysiz sadece var olmanın coşkusunu duyabilmektir….

Göze alıyor musunuz bunu…

Alamıyorsanız… Hemen ‘evet’’ demeyin bence… özgürlüğe. O duygunun, yani yokluğun içine girin hele … Bakın bakalım ne kadar dayanabiliyorsunuz objelerden uzak olmaya… Bütün kimliklerinizden arınarak sadece varolmanın tadını çıkarmaya…

Şükredebiliyor musunuz sadece ama sadece var olduğunuz için…

Bilmez misiniz ki özgürlük de aşk da bedel ister, sorumluluk ister… Riskleri göze alamayanlara göre değildir ne aşk ne de özgürlük.

Riskleri göze alamayanlar özgürlüğü ve aşkı tutsaklık sanırlar…

Ah ne büyük yanılsama....

Onlar ki bilmezler aşkın özgürlük, özgürlüğün aşk olduğunu…

 


Yorum Yaz Arkadaşına Gönder Çıktı Al

merhaba,bu sitede bir çok yazı okudum bu tür yüzlerce yazıda ben yazdım bunlar insanlara ışık tutan çok güzel öğüt ve önerilerle dolu hoş sözlerle düşündüren yazılar.Buraya kadar iyi insanlara kendini sev kendi içine dön diyoruz ama çoğu insan bunu nasıl yapacağını bilmiyor hatta kendini neden seveceğini bile bilmiyor sevmek için bir neden aramaya koyuluyor koşullsuzluğun ne olduğundan haberi yok olduğum halimle iyiyimden haberi yok acba diyorum bunu uyandırmanın yani insanın içindeki özbenliği uyandırmanın bir yolu yokmu bunun için illaki pahalı kurslara yada terapilere katılmak şartmı yoksa bunun basit bir yolu varda bizmi bilmiyoruz bilinçaltı diyoruz engelliyor sonra insanlar bilinçaltlarını hayatını engelleyen bir şey olarak görüyor ve bilinçaltım yapıyor deyip bide o olumsuzluğu güçlendiriyor diye düşünüyorum bir insana kendini tanı dediğinde ne anlıyor dersiniz
ozgenakin27@hotmail.com 27 Temmuz 2008 Saat:13:11:45

evet aşk bir tutkudur ihtirastır egoistlik vardır paylaşmayı sevmez yalnız ona ait olmasını ister,çünkü yaşam onunla başlamıştır onsuz olmaz bu aşkın en gerçek tarafı realite vardır O VARDIR ve bana göre özgür değildir özgürlük sevgidir herkezle paylaşılır. ama aşk asla.aşkı sonsuza kadar yaşaman dileğiyle
izzet dal 17 Nisan 2008 Saat:06:02:32

Yazılarınızı sürekli takip ediyorum ve çok beğeniyorum.Bu gün yazdığınız yazıyla ilgili bende yorum yapmak istiyorum.Özgürlük o kadar güzel bir şeyki ama yaşayabilene....Ben özgürlüğümü 23 yıl başkalrı uğruna feda ettim hep başkaları için yaşadım.Ve 23 yıl sonra özgürlüğü farkettim ve yaşamaya başladım.Özgürlük bir okyonus gibi uçsuz bucaksız ve ben okyonusta yüzmeyi seviyorum.Yaşamak,sevmek,sevilmek güzel özgürlüğün varsa.Hayatın tadını almak güzel. Sevgimle kalın
saadeecee 12 Nisan 2008 Saat:14:57:35

 Toplam 4 yorum var. 1 2  


Acıların Ötesine Geçmek
Sonunu tahmin bile edemediğimiz bu yolculuğa, çırçıplak, savunmasız ruhlar olarak çıkmıştık bir kere...
Aşk Bir Ütopya mıdır?
Ego'dan Kurtulmak
Kenara Çekil ve İzle!
Ölümsever Medyamız!

  Editörden | Yazarlar | Seçme Yazılar | Genç Kalemler | ŞİİRLERİNİZ | Haberler | Basından | Çekim Yasası | Paylaşımlar | Farkındalıklar | Röportajlar | Duyurular | Başarı Öyküleri | Yardım Hattı | Arşiv
Bu site obichim tarafından hazırlanmıştır.