Tarihte Bugün      Alternatif Tarih
   Günün Bilgisi      Günün Komiği
Başarısızlık ecel değil, öğretmendir.
Yenilgi değil, gecikmedir.
Çıkmaz sokak değil, virajdır.

William Word
Yorumlar
 
Nil Gün
nilgun@kuraldisi.com
Yazara ait tüm yazılar için tıklayın>

Ne Erkek Ama
O, müthiş özgüven eksikliği içinde kıvranan, baskıcı, kıskanç, duygusal zekası ve yaşı çocukluk döneminde takılı kalmış bir zavallıdır. Devamı>




Sezaryen Masum Değildir
Bu Hikaye Senin mi?
PiKi ve Bedenin Bilgeliği
Gölgelerden Aydınlığa
Anastasya'nın Hikayesi
Babasız Bir Babalar Günü
Hareket Halindeki Enerji
Editörden
Yazarlar
Konuk Yazarlar
Genç Kalemler
Haberler
Röportajlar
Basından
Duyurular
Çekim Yasası
Paylaşımlar
Farkındalıklar
Başarı Öyküleri
Yardım Hattı
Arşiv
Eğitimlerimiz
Eğitmenlerimiz
Katılımcı Görüşü
Eğitim Takvimi
Yayınlarımız
 

Giriş İçin Tıklayın


Favorilerime Ekle
Anasayfam Yap
Anasayfa
Babasız Bir Babalar Günü Karakter Boyu:

 
Nil Gün
15 Haziran 2008

Bir gün sabah sapasağlam vardın. Neşeli, yarın var olacağına emin. Ertesi gün sabaha karşı....

 

 

 

Bugün babasız geçirdiğim ilk Babalar Günü.

Seni 2 Aralık 2007’de 80 yaşında iken kaybettim. Doğum günümden bir gün sonra. Hatta doğum günü partim sona erdikten birkaç saat sonra.

Sen öldüğün için üzülmüyorum. Ben bu yaşıma gelene kadar sağlıklı yaşadığın, çekmeden ve çektirmeden ölmeyi seçtiğin için şükrediyorum.

Senin bana kattıkların için şükrediyorum.

Senin bana karşı yaptığın hatalar için kızmıyorum. O hataları kendi çocuklarıma yapmamayı öğrendiğim için şükrediyorum.

Benim sana karşı gösterdiğim duyarsızlıklar ve hatalar için kendimi affediyorum.

Ben üniversitedeydim. Kaldığım yurtta bir misafirim olduğuna dair ismim anons edilmişti. Aşağı indiğimde altı ay kaldığın İngiltere’den o gün dönmüş, ayağının tozuyla lobide beni bekliyordun. Sevinçten havalara uçmuştum. Babam İzmir’de yaşayan annemden, kardeşimden önce ilk olarak Ankara’ya beni görmeye gelmişti. (Yuppiiiiii.)

Amerika’dan Türkiye’ye yeni dönmüştüm. Annem tatilde, sen İzmir’deydin. Ben de İzmir’e iki hafta kalmak için gelmiştim. Evde sen ve ben vardık. Akşam ne yemek istediğimi sordun. Menemen demiştim. Saat 20.00 gibi evde olacağımı söylemiştim. Ve o akşam arkadaşlarımla takıldığım için eve gece 10’da geldim. Sofra, çoban salata, kızarmış ekmek ve kazandibi eşliğinde hazırlanmıştı. Menemen soğumuştu ve sen beni bekliyordun. Bana sadece, “Kızım senin için menemen yaptım” dedin.

O akşamki utancımı hala hatırlıyorum. 

Benim ne işle iştigal ettiğimi hiç anlamadın. Hep benim bir bankada falan çalışmamı ve geleceğimi garantilememi arzu etmiştin. Emeklilik ve sosyal sigorta var ya…. (Üfffffff. Hiç bana göre değil. Geleceğin asla garantisi olamaz.)

Üniversite sınavlarına senden habersiz girdim… ve istediğim bölümü kazandım.

Üniversiteyi senin onayınla ya da desteğinle okumadım. Kendi paramı kendim kazandım. Kendimi okuttum.

Hayatımın kaderini kendi ellerime almaya kararlıydım. Senin onayın olmasa da olurdu. Ben kendimi onaylıyordum.

Senden yıllar boyu sıkça duyduğum söz, “Ne zaman bir baltaya sap olacaksın?” idi. Kitaplar da yazsam, eğitimler de yapsam bir türlü bir baltaya sap olamıyordum senin gözünde.

1990’lı yıllardan biriydi. İzmir Kitap fuarında bir konferansım vardı. Hayatında ilk ve son kez benim bir konferansıma katıldın. Salonu dolduran insanları gördüğünde, “Bir tek seni deli sanıyordum. Meğer delilerin sayısı çokmuş. Demek ki bir baltaya sap olmuşsun” dedin bana gülerek ilk kez. Gözlerinde iftihar kıvılcımları vardı. (Nihayet!)

Bir yaş günümde sevgilim Saim benim için özel bir kitap bastırdı. Orada tüm beni sevenlerin yazıları yer alıyordu. Kitap tam anlamıyla sürpriz bir biçimde bana Amerika’da iken kutladığım doğum günümde verildi. Ve o kitapta tüm sevdiklerimin yazısı vardı… senin yoktu baba… Yazı yazmak için zahmet etmemiştin. Önemsememiştin Saim’in kitabın doğum gününe yetişmesi için yaptığı acil çağrısını.

Sana kırılmıştım, bana iki satır yazacak kadar değer vermediğin için. Ve bunu sana da söylemiştim.

Ölümden korkuyordun ve doğal olarak yaşamın değerini de bilmiyordun.
Ölüm korkusu seni yaşamın zenginliklerinden de mahrum etmişti.

Ne çok kez satır aralarında “Ölümden korkmak yaşamdan korkmaktır” demiştim sana.

Ve ne çabuk, öleceğinin farkında bile olmadan öldün, hiç beklenmedik bir anda sapasağlam.

Bir gün sabah sapasağlam vardın. Neşeli, yarın var olacağına emin. Ertesi gün sabaha karşı yok oldun.

Birbirimize hiç benzemezdik baba. Sen ne kadar risk almaktan korktuysan ben de o kadar risk almayı sevdim.

İyi bir baba mıydın? Kesinlikle evet!

Kendi potansiyelini gerçekleştirdin mi? Kesinlikle hayır!

Yaşamın ve ölümün kutlu olsun baba.

Kızın
Nil


Yorum Yaz Arkadaşına Gönder Çıktı Al

Bir kanadim cokca yarali ucardi hep,neseyle gökyüzünde, her sabah dogan günese bir merhaba demek adina..Dogal olarakta yorgun düstügü anlar olurdu..Yorulmus kanatla kondugum terapi odasinda, bir gün babami bir Kafese koyup,Everest,in tepesine birakmistim.......Taki, Nil,in "Babasiz Bir Babalar Günü"yazisini okuyana kadar.........
Iste o yazi sonucu, Babami o gün, kendimide özgür birakma adina geri indirip,kafesinden biraktim......Ben Haziran,in 18.den beri özgürce kanat cirpiyorum Semalarda........
Imgelemiyorum.......Gercektende felcli olan sag kolumu 20.sinden beri hafifce kaldirabiliyorum.......Yani kullanabiliyorum.....Bu duyguyu ve düsünselligi eyleme gecirmeme yardimci olan Nil,e bir TESEKKÜR yazisiydi o kaybolan yazim.........Ama, güzel olanda bu yaziyla kolumdaki gelismeyi paylasabiliyor olmam.......Kilometrelerce uzaktada olsam,sevgi yolunda ilerleyen insanlarin enerjilerini,bilgilerini bize ulastiran gezegenede Bir TESEKKÜR!
Sevgiler
Aynur Turan 26 Haziran 2008 Saat:02:41:45

Senin farklı bakış açındır işte bizleri de aydınlatan! Ne mutlu bana:) Ne mutlu beni sana getiren acı tatlı deneyimlerime:) İyi ki varsın canım benim!
Çiğdem Çubuk 20 Haziran 2008 Saat:10:26:37

ben şunu söylemeden gecmek istemıyorum..
NİL GÜN hanımın kıtabı NLP yı okudum vede burda dıyorkı ınsan beynı tıpkı yazılım yuklenmıs gıbıdır..yanı herkesın yaptıgı vede dusundugu farklı farklı ıslıyor,o yuzden herkes dogrusuyla yanlısıyla kendını hep artı goruyor..vede karsısındakı zıt dusuncede olsa kendını artı goruyor..ve çakısma oluyor..ıste durum bu..karsıdakını kendı dusuncemızdeymıs gıbı gorup algılamaya calısmak...cok guzel bır bılgı sunmustur bıze..
bazen aılemız bızı anlıyor vede hak verıyor..bazende anlamıyor vede hak vermıyor..
o yuzden kımı aılede çakısma oluyor,ama kımı aılede ıse hayat cok guzel akıp gıdıyor..
Özgür 18 Haziran 2008 Saat:21:28:46

 Toplam 13 yorum var. 1 2 3 4 5  


  Editörden | Yazarlar | Konuk Yazarlar | Genç Kalemler | Haberler | Röportajlar | Basından | Duyurular | Çekim Yasası | Paylaşımlar | Farkındalıklar | Başarı Öyküleri | Yardım Hattı | Arşiv
Bu site obichim tarafından hazırlanmıştır.