Selen Servi
23 Ekim 2008
Belki de bedelleri önceden bilmek mümkün olsa o yola girmekten korkar insan. Tıpkı öleceğini bilip zamanını bilmemek gibi.
İnsan bir yola çıkarken kaç kapıdan geçeceğini kestiremiyor. Atılan adımların bir bedeli olduğunu biliyor da adını koymuyor, koyamıyor.
Belki de bedelleri önceden bilmek mümkün olsa o yola girmekten korkar insan.
Tıpkı öleceğini bilip zamanını bilmemek gibi… Zamanı bilsek ne azap olurdu hayat!
Her an ölümden korkarak yaşamıyoruz elbet. En azından yaşamayı seçenlerden bahsediyorum.
Bedele rağmen ödüle odaklanmak, ölüme rağmen yaşamayı seçmek gibi…
Yine de ağır geliyor bazen ödemek.
İçim eziliyor, ruhum sıkışıyor.
Bitsin diyorum.
Bitsin istiyorum.
Hayır hayır…
Yalan söylüyorum!
Her an yolumu doğruluyor içim.
Diyor ki:
“Bu bir seçim
Neyin hayır, neyin şer olduğunu bilemezsin
Sen hayrına yolla
Sana çoğalarak gelsin
Ödenen ve ödenecek her bedel,
Belki peşin belki vadeli, yaşaman gerektiğinden,
Bu akışta seni büyüttüğünden,
Ruhunu ve kalbini eğittiğinden…”
Bu bedellerle esniyor zihnim, büyüyor yüreğim, kelimelerim…
Ve doğuyorum…
Doğarken ölüyorum aslında,
Ama yaşamaya değer biliyorum.