Tarihte Bugün      Alternatif Tarih
   Günün Bilgisi      Günün Komiği
Ateşi daima su ile korkuturlar fakat
suyu hiç ateşle korkutabilirler mi?

Mevlana
Yorumlar
 
Çiğdem Çubuk

Yazara ait tüm yazılar için tıklayın>

Doğum Günü
Sabahları gülümseyerek açıyorsak gözlerimizi, nefes aldığımız için şükredebiliyorsak ne mutlu! Devamı>




Üzgünüm Öğretmenim
Ben Kimim?
Katılan Var mı?
Yaşayan Bilir
Rüzgar Ol
Oğluma Cevap
Taciz Memuru
Editörden
Yazarlar
Konuk Yazarlar
Genç Kalemler
Haberler
Röportajlar
Basından
Duyurular
Çekim Yasası
İtiraf Ediyorum
Farkındalıklar
Başarı Öyküleri
Yardım Hattı
Arşiv
Eğitimlerimiz
Eğitmenlerimiz
Katılımcı Görüşü
Eğitim Takvimi
Yayınlarımız
 

Giriş İçin Tıklayın


Favorilerime Ekle
Anasayfam Yap
Anasayfa
Boşluk Doldurmaca Karakter Boyu:

 
Çiğdem Çubuk
05 Mart 2008

Farketmemişim yanlışlarımı doğru olanı yapıyorum sanmışım.

Bulmaca çözmeyi sever misiniz bilmiyorum ama ben sever(d)im. Özellikle Sudoku*’yu. Gazete, dergi eklerinde verirlerdi hiç kaçırmazdım. Şimdi teknolojiye uydular ve elektronik Sudoku’yu geliştirdiler. İkisi arasındaki fark şudur: Gazete, dergi eklerinde verilenlerde kendinizi kontrol etme şansınız vardır. Çünkü hap çözümleri ya bulmacanın altında ya da en arka sayfasındadır. Elektronik olanında ise böyle bir şansınız yoktur. Yani hap çözümü size sunulmamıştır. Boşluğa yazdığınız ilk yanlış rakamdan sonrası, sürekli yanlış doldurulan boşluklar silsilesidir.Taa ki son an’a kadar. İşte o an’da anlarsınız bir yerlerde hata yaptığınızı. Farkettiğimizde tamamını silmek ya da bile bile son yanlış rakamı oraya yazıp, kendimizi kandırmak bizim seçimimizdir. Çünkü makina tamamının doldurulmasıyla ilgilenir, ‘’Yanlış yaptın düzelt kendini,'' diye sinyal vermez. Kontrol mekanizması tek kişinin elindedir. SİZDE!!!!

Paylaşmazsanız sizden başkası bilmez orada hata yapıp yapmadığınızı. Çünkü orası sizin oyun alanınızdır.

Aynı yaşam gibi öyle değil mi? Düşünüyorum da ne çok boşluk varmış hayatımda ve sürekli aynı oyunu oynamışım.

BOŞLUK DOLDURMACA!!!!!!

Fark etmemişim yanlışlarımı, hep en doğru olanı yapıyorum sanmışım. Kandırmışım kendimi. Mazeretlerle, suçlamalarla, gelen ikazlara güvenmemiş, kulak asmamış, bildiğimi(!) okumuşum. Bir durup, geriye bakıp kontrol etmemişim doldurduğum boşlukların anlamını ve amacını. E hal böyle olunca da küçücük hatalar bile, yaşamın bütününe büyüyerek sirayet etmiş.

Bir zaman sonra geriye dönüp kontrol etmek işe yaramıyor belki ama, yanlışları, hataları görüp kabul etmek çok büyük farkındalıklar yaşatıyor.

Önce, o boşlukların sebeplerini araştırıyor, sonra ‘’oraları nasıl en iyi şekilde doldurabilirim,'' e  odaklanıyor insan. Bebeklerin emekleme döneminden sonraki İLK ADIM’ı gibi. Ne güzel!...

Bir kere yürümeye başladığında emekleme dönemi sona eriyor. Arada bir takılıyor ayağın düşüyorsun, dizin kanıyor, kolun acıyor ama sonra yine kalkıyor devam ediyorsun yoluna. Yaralar kapanıyor zamanla nasıl olsa. Bütün bir yaşamı buruşturup atmaktan ya da tamamını yok saymaktan iyidir değil mi?

Boşluk doldurmaca oyunu yanlış oynansa bile kazandırdığı deneyimlerin hakkı ödenemez. Hatalar  olmasaydı doğrular  nasıl bulunurdu ki  sevgili dostlarım?..

Hayat bize seçeneklerini sunuyor. Biz nasıl istersek öyle dolduruyoruz. Hayatın bize sunduğu boşluklara istediğimiz her şeyi yerleştirebiliriz...

SEÇİM BİZİM!

Herkese dopdolu bir yaşam diliyorum.
Gülücüklerle mutlu kalın

*SUDOKU: Oyunun amacı dokuzar hücreden oluşan 9 eşit kutuya bölünmüş bir alan üzerinde sayıları tekrar etmeyecek şekilde dizmeyi başarmak. Her satır ve sütunda 1'den 9'a kadar olan sayıları sadece bir kez kullanarak dizmeniz gerekiyor. Aynı şekilde çizgilerle ayrılmış her kutu içerisinde de 1'den 9'a kadar olan sayılar 1 kez kullanılmak zorunda.

 

 


Yorum Yaz Arkadaşına Gönder Çıktı Al

Ne tuhaf, geçmişin doğrusudur bize bugünün yanlışını gösteren. Ne mutlu bizlere, bu ayrımı görecek noktaya vesile olan Kuraldışında buluştuğumuz için. Her birimiz özeliz ve tekiz, aynı zamanda da aynıyız.
Kuraldışı döneminin öncesindeki hayatının özeti diyebiliriz bu yazıya :-) ya da benim hayatımın özeti de diyebiliriz aslında :-)
dilek taşçılar 02 Temmuz 2008 Saat:13:19:00

Yaşamın bir bulmaca olarak tasvir edilmesi ne kadar da doğru bir tespit. Yazınla yeni bir farkındalık yaşattın bana sevgili Çigdem. Hayatı yaşarken hep sonraki güne, sonuca endekslendiğimi bir kez daha hatırlattın bana. Oysa aslolan hep AN'ı yaşamak değil midir? Tıpkı bulmaca çözer gibi yaşamışım hayatımı. Çabuk çabuk ... sonuca endeksli...Anları kaçırarak ...hata yapmaktan korkarak...hata yaptığında da yüzleşmemek için soruları es geçerek ...Yazınla gene yüreğime dokundun. Ne güzel bir farkındalık yaşattın bana.Katkın için yüreğine, yazın için kalemine sağlık can dostum.
Arzu Parlakgöz 06 Mart 2008 Saat:18:52:54

İlahi Çiğdem! Vallahi kendimi yakalanmış gibi hissettim! En son rakama gelmeden daha koyarım rakamı, bakarım bir hata var. Oooof kim dönüp de hatali rakami bulacak! Zaten bir ben biliyorum. Tuttuğu yere kadar öylece ilerlerim. Bu nasil birşey yahu?! Hiçbir adımımız, tavrımız diğerinden bağımsız değil. Bütününde ne isen her parçanda osun :-) Hayret birşey! Teşekkürler, kalemine sağlık.
selen servi 06 Mart 2008 Saat:10:41:58

 Toplam 4 yorum var. 1 2  


Yolu Yarılayan Kadın
Yolu yarılayan kadın sevgisinde ve öfkesinde cömerttir. Onunla olan erkeğin her şeye hazır olması gerekir.
Çekenin Elinde Kalıyor
Her Yolculuk Farklı
Akıl mı Sevgi mi?
Bakış, Gönle İnce İnce Nakış

  Editörden | Yazarlar | Konuk Yazarlar | Genç Kalemler | Haberler | Röportajlar | Basından | Duyurular | Çekim Yasası | İtiraf Ediyorum | Farkındalıklar | Başarı Öyküleri | Yardım Hattı | Arşiv
Bu site obichim tarafından hazırlanmıştır.