Aydan Sümercan
26 Haziran 2008
Eğer sık sık denize girip çıkanlardansanız, her sudan çıkışınızda duş altına koşmayın!
Güneşten korunmanın en iyi yolu, güneşli çok sıcak günlerde dışarı çıkmamak, diyor hekimlerimiz. Ama biz tatilimizde güneşlenmek ve güzel bir renk almak istiyoruz. Öyleyse alışkanlıklarımız değişmeli...
Güneş ve ışınları altında sağlıklı bir yaz geçirmek için programımızı belirlerken, hekimlerin sözünü dinleyerek hiç güneşe çıkmamayı mı göze alırdınız, yoksa yavaş yavaş ama emin adımlarla tüm yazı bronz bir tenle geçirmenin bir yolunu mu arardınız!
Aslında uslu uslu bronzlaşmanın da yolları var; bunların en masum olanı da kuşkusuz güneşsiz bronzlaştırıcı Autobronzant’lar...
Bronzluğun bir başka yolu da solaryumlardan geçiyor. Ancak solaryum konusuna dermatolog ve hekimler kuşkulu yaklaşıyorlar. Dermatologlar solaryumun kontrollü (belli saatlerde) ve belli aralıklarla uygulandığı takdirde masum olabileceğini belirtiyor. Ancak mümkünse uygun bir koruyucu güneş ürünü kullanın, diyor.
Üçüncü seçeneğimiz de güneşlenmek.
Güneşe çıkarken...
Krem, süt, jel veya yağ... Güneş ürünleri seçenekleriniz çok. Hangisini cildiniz daha çok seviyorsa, onu seçebilirsiniz. Kimi akışkan ürünleri tercih eder, kimi yağları, kimi ise spreyleri... Önemli olan sağlıklı bir program uygulamak.
Artık hekimlerin uyarılarını ciddiye almanın zamanı geldi: Güneşe ilk çıktığınız günlerde mutlaka yüksek faktörlü bir koruma ürünü kullanmalısınız.
İlk birkaç gün yüksek koruma faktörlü bir ürünle teninizi güneşe alıştırın. Tatiliniz kısa sürüyor diye birden kendinizi güneşe atarsanız ve hızlı yanmak için düşük faktörlü ürün seçerseniz hem sağlıklı bronzlaşamazsınız, hem de bronzluğunuzun ömrü uzun olmaz. Ne kadar uzun zaman harcarsanız o kadar güzel ve kalıcı bir bronzluğa ulaşırsınız.
Bu arada doğal yollardan da cildinizi bronzluğa hazırlayabilirsiniz; bol bol havuç salatası yiyerek, A ve E vitaminleri alarak...
Araştırmalar, her gün alınan 30 gr. beta-karotenin, organizmanın bağışıklık sistemini güçlendirdiğini gösteriyor.
Suya girip çıkarken...
Mutlaka suya girmeden önce sürün ürününüzü, deniz veya havuz suyuna karşı cildinizi korumuş olacaksınız. Hatta denizden yeterli dozda mineral de almış olacaksınız o zaman ve lütfen bu minerallerden cildinizin yararlanmasına da fırsat tanıyın.
Yani: Eğer sık sık denize girip çıkanlardansanız, her sudan çıkışınızda duş altına koşmayın! İstediğiniz kadar ürün kullanın, yine de sık sık duş altına girerek cildinizi de kurutmuş oluyorsunuz.
Ara sıra suya girip çıkıyorsanız, denizden çıktıktan sonra duş aldığınızda ürününüzü cildinize sürerken cömert davranın.
Koruyucu güneş ürünlerinin yeterince sürülmediği görülüyor. Sürülecek miktarın yaklaşık 30 mg. olması gerekiyor.
Unutmayın ki bir sonraki sezona bırakamazsınız güneş ürünlerinizi!
Yüzme havuzlarını, denizi bulamadığınız yerlerde güneşlenmek ve arada bir serinlemek için kullanıyorsunuz ama, suya girerken ürün kullanmamanız, girişte de çıkışta da duşa girmeniz cildinizi iyice kurutacaktır.
Sizin için de önerimiz, güneş sonrası cilt bakımınızı çok daha ciddiye almanız. Unutmayın zavallı mayonuz bile o klorlu sulara dayanamıyor!..
Bunları yapmayı unutmayın...
• UVA ve UVB filtreli güneş ürünlerini elinizin altından ayırmayın, sürekli ve yeterli miktarda kullanın.
• Bol su içerek bedenimizi ve cildimizi susuz bırakmayacağız,
• Günün sonunda güneş sonrası kozmetiklerle cildimizi rahatlatacak, sakinleştirecek ve onaracağız.
• Hassas bölgelere özel ürünlerle göz çevresi, dudak kenarları ve dekolteyi mutlaka koruyacağız. Hassas bölgelere yönelik ürünler gereksiz değil aksine çok gereklidir.
• Ürününüzü güneşte koruma faktörü yüksekse her iki saatte bir, düşükse saatte bir yenileyin. Suya girmeden önce tekrar yenileyin. Suyun yansıtma kabiliyeti karaya göre daha fazladır.
• Sağlıklı bronzlaşabilmek için kısa aralıklarla güneşe çıkın. İlk gün uygun koruma faktörlü ürün kullanarak 15 dakika güneşte kalın. İkinci gün bunu 5-10 dk. Fazla kalın. Üçüncü gün, bir 5-10 dk.daha. Bu şekilde güneşte kalmak cildinizin yanmadan gerekli melanini üretmesini sağlar.
• Saat 11:00 ila 16:00 arasında aman güneşlenmeyin. Gölgenizin uzunluğu fiziksel boyunuza göre en kısa pozisyonda olduğu durum güneşin en tepede olduğu saat 12:00 dir. Gün ilerledikçe gölgenizin uzunluğu fiziksel boyunuza yaklaşır. Bu demektir ki güneşin tehlikesi azalıyor.
• Çocukları bir şapka, T-shirt, UV filtereli gözlük ve maksimum koruma içeren güneşten koruyucu kremlerle korumaya alın
• 3 yaşından küçük çocukları direkt güneşte bırakmayın. Bebeklerin ciltleri daha ince ve kendini koruyacak yeterli melanini üretmekten acizdir.
• Daima güneş filtreleri olan gözlüğünüzü yanınızda olsun.
• Giyinik olmak insanı ışınlardan korur. Açık renkli bir giysi insanı sıcaktan (IR' dan) korur, koyu renk giysiler ise UVA ve UVB' ye karşı koruma sağlar.
• Unutmayın, ıslanmış beyaz bir t-shirt çok seksi görünür ama, UVA ve UVB ışınlarının % 50' sini geçirir.