Tarihte Bugün      Alternatif Tarih
   Günün Bilgisi      Günün Komiği
Kuru pantolon ile balık tutulmaz.
Cervantes
Yorumlar
 
Betül Kaya

Yazara ait tüm yazılar için tıklayın>

Çekim Alanı
Bazılarımız vardır ilişkide tam olarak kendilerini ifade edemezler. Sevgilerini göstermekten çekinirler. Devamı>




Hayatta Her Şey Karşılıklıdır
Başkaları İçin Yaşamak
Yüreğin Diyor ki...
Günümüz Sevgileri
Kendine İyi Bak
Korku Kırıntıları
Aşk Nehri
Editörden
Yazarlar
Seçme Yazılar
Genç Kalemler
ŞİİRLERİNİZ
Haberler
Basından
Çekim Yasası
Paylaşımlar
Farkındalıklar
Röportajlar
Duyurular
Başarı Öyküleri
Yardım Hattı
Arşiv
Eğitimlerimiz
Eğitmenlerimiz
Katılımcı Görüşü
Eğitim Takvimi
Yayınlarımız
 

Giriş İçin Tıklayın


Favorilerime Ekle
Anasayfam Yap
Anasayfa
Çekim Alanı Karakter Boyu:

 
Betül Kaya
20 Kasım 2008

Bazılarımız vardır ilişkide tam olarak kendilerini ifade edemezler. Sevgilerini göstermekten çekinirler.

  

 

 

 

Kiminin yaşamaktan korktuğu, kiminin yaşamak isteyip ama yaşayamadığı, kiminin yaşarken düşünceleriyle kendini tam olarak ortaya koyamadığı, kiminin bütün duyguları benliğinde hissederek yaşadığı bir kavram “SEVGİ” kavramı…

Bu kavram;

- İnsanı kişilikten kişiliğe sokan,
- İnsanın hayata olumlu bakmasını sağlayan,
- İnsanın kendisine daha çok dikkat etmesini sağlayan,
- İnsanın gözlerinin içinin sürekli parlamasını sağlayan,
- İnsanın daha önce tatmadığı, yaşamadığı duyguları meydana çıkaran bir kavram.

İnsandaki bağlanma, kıskançlık, özlem, aşık olma, hüzün, gurur, bencillik, acı çekme, güven vb. daha pek çok duyguyu ortaya çıkarır.

Aslında ne garip bir durum değil mi? İki farklı kişinin bir araya gelerek bir bütün oluşturması.Garip ama bir o kadar da güzel bir durum. Nasıl oluyor da bir insan, bir insanı beğenebiliyor ve onu sevebiliyor?

Herkesin kendine göre bir çekim alanı vardır. Karşıdaki kişi farkında olmadan, bu kişinin istediği, beklediği tarzda hareket eder ve ona göre düşüncelerini söylerse o zaman bu kişinin  çekim alanına  girmiş olur.

Her şey karşıdakinin bu alana girmesiyle başlar. O dakikadan itibaren bütün ilgisini ona yöneltir. Sürekli onu düşünmeye başlar.Onunla ilgili hayaller kurar. İşte sevginin temeli öyle anlarda yavaş yavaş atılmaya başlar. Hele bir de bu kişi de karşıdakinin de çekim alanına girdiyse o zaman her şey daha güzel bir hal alır.

Bazılarımız vardır başkalarının çekim alanına girmekten korkarlar. Çünkü önceden kötü şeyler yaşamışlardır ve bundan dolayı her ilişkide öyle olacağını düşünürler. Bu yüzden adım atmaya, yaşayıp görmeye korkarlar.

Bazılarımız vardır ilişkide tam olarak kendilerini ifade edemezler. Sevgilerini göstermekten çekinirler. Onlara sevdiğini söylemek, göstermek garip gelir.

Birini sevmek, ona sevdiğini hissettirmek, kendisinin özel ve değerli olduğunu ona hissettirmek, onu mutlu etmek, onun için bir şeyler yapmak bunlar çok güzel duygulardır aslında…

Bu duygular iyi, hoş, güzel de kimimiz gerçekten yaşayabiliyoruz. Kimimizin gözünde sevginin yerini başka önemsiz şeyler almış ve onlar ön plana çıkmış. Kimimiz yaşıyor ama bazı şeylerin kıymetini bilmeden yaşıyor.

Kimilerimiz ise tam anlamıyla bütün her şeyi hissederek yaşıyor ve mutlu olmayı başarıyorlar ama nedense bu insanlar azınlıkta kalıyor.

Herkesin o azınlığın bir parçası olup, o küçük alanın kocaman bir alan olmasını diliyorum…

 


Yorum Yaz Arkadaşına Gönder Çıktı Al

Aslında herkes kendine layık olan çekim alanını,sevgiyi ve ilgiyi bulur diye düşünüyorum.

Ne kadar istediğinin dozunu da, sonunu da kişi kendi enerjisiyle belirler ama nedense nereden kaynaklandığını göremez suçlayacak nedenler arar.

Yani kişiler istemediği müddetçe, onlar için ne kadar dilekte bulunursak bulunalım, pekte fayda etmez diye düşünüyorum.

Sevgili Betül paylaşımın için teşekkürler.
Hande Candan 23 Kasım 2008 Saat:01:14:00

Nefes alıp vermek en güzel örnek sanırım. Hem sevgiyi verip almaya, hem de vermeden, sadece alarak, yaşamın yaşanılır kılınamayacağını görmeye.
Teşekkürler Betül.
Sevgiyle OL.
Hülya GÜLTEKİN 21 Kasım 2008 Saat:00:28:12

Toplumda yaşanan ilişkilerin sevgi anlayışlarına çok güzel ışık tutmuşsun.
Hatırlamamız gereken en önemli şey,
Sevginin cömert olduğudur, O cimriliği sevmez.
Sevgimizde cimri davrandığımızda, ilk adımın karşıdan gelmesini bekleriz hep.
Önce biz verirsek, cömert davranmış oluruz ve sevgi bunu her zaman ödüllendirir.
Biz sevgide cimri olduğumuzda, hayatımıza çektiğimiz insan da ancak cimri biri olabiliyor. O mutlu azınlığa katılmak için, sevgide cömert olmak gerek.
Nil Gün'ün de dediği gibi, Sevgi hoş kokulu bir parfüm gibidir, kendine sürmeden başkasına bulaştıramazsın :-)
dilek tascılar 20 Kasım 2008 Saat:21:51:59

 Toplam 4 yorum var. 1 2  


Doktor Len
Kendini bana duyuramayan parçam, karşıma, gözlerinden yaşlar akan, küçük bir umutla hayattan yardım bekleyen bir kadın olarak çıkmıştı.
Kişilikler ve İlişkiler
Zamanı Gelmişse
Sen Sana Layıksın
Bir Genç Kalemin Serüveni

  Editörden | Yazarlar | Seçme Yazılar | Genç Kalemler | ŞİİRLERİNİZ | Haberler | Basından | Çekim Yasası | Paylaşımlar | Farkındalıklar | Röportajlar | Duyurular | Başarı Öyküleri | Yardım Hattı | Arşiv
Bu site obichim tarafından hazırlanmıştır.