Tarihte Bugün      Alternatif Tarih
   Günün Bilgisi      Günün Komiği
Kuru pantolon ile balık tutulmaz.
Cervantes
Yorumlar
 
Nil Otova

Yazara ait tüm yazılar için tıklayın>

Yoga ve Yogiler
Gerçek yogiler pek ortalarda görünmüyorlar; dağlarda, ormanlarda, ıssız yerlerde inzivaya çekiliyorlar. Devamı>




Ben Tanrıçayım
Ben Lüksü Severim
Çerçeveler
Küçük Ayrıntılar
Gücün Kaynağı…
Sınırları Biz Koyarız…
Sevgiliye İlk Sesleniş
Editörden
Yazarlar
Seçme Yazılar
Genç Kalemler
ŞİİRLERİNİZ
Haberler
Basından
Çekim Yasası
Paylaşımlar
Farkındalıklar
Röportajlar
Duyurular
Başarı Öyküleri
Yardım Hattı
Arşiv
Eğitimlerimiz
Eğitmenlerimiz
Katılımcı Görüşü
Eğitim Takvimi
Yayınlarımız
 

Giriş İçin Tıklayın


Favorilerime Ekle
Anasayfam Yap
Anasayfa
Çerçeveler Karakter Boyu:

 
Nil Otova
27 Ekim 2008

Gözünle gördüklerine inanma. Görünenlerin hepsi sınırlıdır. Anlayarak bakmaya, bildiklerinin ötesine geçmeye çalış.

 

 

 

Uzaklara gittim uzun bir zaman için ve oradan kendime, yaşadıklarıma baktım…Ve yazdım!

Gözler, baktığı her yerde gördüklerini bir çerçeve içinde değerlendiriyor. Çerçeve toparlıyor, güzelleştiriyor, değer katıyor ya da tam aksini yapıyor. Bazen altın varaklı muhteşem bir çerçevenin içinde hiçbir şey göremiyoruz, bazen de basit bir çerçevenin içinde renklerle, çizgilerle zengin bir tablo çıkıyor karşımıza.

Aslında çerçeve değil içirdekidir önemli olan.  Eğer yaşam biraz da bizim eserimiz ise o zaman,  hayatımız bizim eserimizdir ve kendi yaşamımızı oturtuyoruz çerçevelerin içine, demeliyiz!. Sadece yenilenmek için çerçeve içinde sıkışmamayı da bilmeliyiz…

Arada bir parantezler açabiliyorsak, ne mutlu bize..
Arada bir çerçevenin dışına çıkabiliyorsak ne mutlu bize…
Arada bir çerçeveyi kırabiliyorsak…ne mutlu bize…

Çoğu zaman gönüllü olarak kendimizi bir çerçeve içine kapatıyoruz, orada güvendeyiz diye... Kimi zamanlar şikayet etsek bile aslında o çerçeve içinde yaşadıklarımıza çoğu zaman inanırız, üstelik çerçeveyi aştığımızda da şaşırır, düş kırıklıkları bile yaşarız. Çünkü içinde bulunduğumuz çerçeve aldatıcı olabilir, yanıltıcı ya da yalancı olabilir, büyüleyici, gizemli, ürkütücü ya da gözlerimizi kör edici olabilir…

Çerçevenin en tipik örneği, tatil aşklarında görülmez mi? Güzel bir yağlıboya peyzaj içinde, tüm sorumluluklar ardınızda kalmış, zaman kavramı silinmiş, özgürlük kol geziyor ve havada aşk kokusu… Dayanır mı gönül buna!  Dün kimin umurunda, yarın ise hiç gelmeyecek gibi! Erkek de kadın da kusursuz! Kusuru ortaya çıkaracak baskılar yok ki… Ayrılık anı söylenen her şey son derece içten…

Ve gün geliyor kahramanlarımız o güzel çerçevenin dışına çıkıp, her biri kendi yaşam tablosuna geri dönüyor… Şansları varsa aynı tablo içinden çıkıp gelmişlerdir birbirlerini bulmaya, öykü devam etme şansına sahiptir. Ama ya şansı olmayanlar?...Daha ilk buluşmalarda sanki başka biri ile karşılaşmış gibi olurlar… anıları onları bir süre daha aldatsa da… altın yaldızlı çerçeve içindeki tablo da sevgili de yoktur artık…

Aslında günlük hayatımız da toplumun bize biçtiği bir çerçeve içinde akıp gidiyor.
Birileri o çerçeveyi kırmaya kalktığında nasıl da uyarılıyorlar…

Neye güveniyorlar ki?...

Hep aklıma Richard Bach’ın ünlü eseri Martı gelir! Ona verilen rolü (yani ye, iç ve çoğal, yüksekler sana göre değil) çerçevesini kabullenmeyip yükseklere kanat çırpan bir deniz kuşu! Martı Jonathan Livingston kaybedebilirdi de, ama çerçevesini kırma cesaretini göstermesi bile hayatını değerli kılmak için yeterliydi ve kazandı;
“Gözünle gördüklerine inanma. Görünenlerin hepsi sınırlıdır. Anlayarak bakmaya, bildiklerinin ötesine geçmeye çalış.” diyordu en sonunda.

İçine yerleştiğimiz çerçevelerden vaz geçmek kolay değil… Kötü bir evliliği, çoğu zaman başkaları ne der diye, çoğu zaman da çocuklar anasız babasız kalmasın diye sürdürürüz… Mutsuz bir çerçeve içinde dönenip durmanın (aile ortamının) kimlere ne zarar verdiğini düşünmeden!

Her şeyin üstümüze üstümüze geldiği zamanlar vardır… Depresyona girme pahasına olduğumuz yerde didinir dururuz… Hiç altından kalkamayacağınızı düşünür battıkça batarsınız… Uzaklardan bir baksanız neler olduğunu görür hatta çözümler bile üretebilirsiniz.

Güvence korkumuzdan ve şartlar bizi zorladığı için iş yerimizi değiştirmeye kalkmayız, katlanmamızı önerenler de iyice direncimizi kırar ve o zaman da çerçeve iyice daralır!

Kendimizi kayıplarımıza, gönül kırıklıklarına, acılarımıza bırakmak da demir bir çerçevedir. Kendi rızamızla bu çerçeveyi kabullendiğimiz için kırılması zor bir çerçevedir…

Oysa bir adım…
Sadece bir adım çerçevenin dışına çıktığınızda
Ve dönüp uzaktan o çerçeve içinde dönenip duran kendinize baktığınızda
Kendinizi sorgulayıp orada neler yaşadığınızı tüm netliği ile gördüğünüzde…
İşte bu, hayatınızda bir şeyleri değiştirmeye başladığınızın işaretidir
yeter ki bir kez çerçevenin dışına adım atın!

 


Yorum Yaz Arkadaşına Gönder Çıktı Al

selam aydan hanım her yazdığınız bende derin bir etki yaratmaktadır. aslında bende çerçevevim dışına çıkmaya çalışıyorum ama nasıl hangi bedelleri ödeyerek bunu yapacağım bu benim hayatım işte diyeceğim bir yaşama sahip olabilecekmiyim işte bu yaşama sahip olduktan sonra kendimim seçimi olan bu yaşama sahip çıkacak ve onu koruyabilecekmiyim bence bu çerçeveyi bilerek bilinçli yaşamak ama fiili olarak bildiğin halde bunu yapamamak insana daha büyük bir azap vermezmi
yıldırım 17 Kasım 2008 Saat:21:32:46

çok doğru söylüyorsun aslında çerçeve bizim yaşadıklarımızdır ama bunun çerçeve olduğunu anlamadan yaşayabilen ne şanslı nasılsa bir şeyin farkında değil ammmaa ya anlayana işte sıkıntı burada başlıyor bilinç insanı her zaman üstün yapan birşey olmadığıda ortaya çıkıyor burada çünkü bilgili insan yaşamın farkına varıyor vede kendince buyaşamaın dışına çıkmaya çalışmaya başladıktan sonra o insan toplum gözünde bir çok aykırılıklar yapabiliyor ama kendi dünyasında sonsuz bir huzuru vede mutluluğu bulabiliyor sevgiyle kalın aydan hanım
YILDIRIM 28 Ekim 2008 Saat:19:31:25

Richard Bach'ın Martı'sını okuduğumda kendi çerçevelerimi fark etme sürecindeydim. Çerçevelerimizden çıkmak sosyal olarak pek çok yargılamanın hedefi haline gelmemize neden olsa da birey olmaya giden yolu çerçevelerle yürümek mümkün değil!
Berna Esin 27 Ekim 2008 Saat:13:51:47

  Editörden | Yazarlar | Seçme Yazılar | Genç Kalemler | ŞİİRLERİNİZ | Haberler | Basından | Çekim Yasası | Paylaşımlar | Farkındalıklar | Röportajlar | Duyurular | Başarı Öyküleri | Yardım Hattı | Arşiv
Bu site obichim tarafından hazırlanmıştır.