 |
|
Karakter Boyu:   |
Özlem Tutkak
10 Temmuz 2008
An’lar biriktirdim, An’lardan bir masal yarattım kendime. Düşünmek yok, düşünmek yasak, düşünmek An’ı bozuyor.
Daha sonra dedim kendi kendime, daha sonra... Bu konuda ne düşündüğümü, ne hissettiğimi daha sonra didikleyeceğim. Şu an tek istediğim An’ı yaşamak.
Yaşadım.
An’lar biriktirdim, An’lardan bir masal yarattım kendime.
Düşünmek yok, düşünmek yasak, düşünmek An’ı bozuyor. An’a hapsettim kendimi, An’da nefes aldım, An’da var oldum. Sonra bir gün geldi, An’lar tükendi,
Saatler durdu, akmayan zaman, bir oda, dört duvar, eşyalar, Hiçbir şey ifade etmeyen saat tiktakları, sokaktan gelen çocuk kahkahaları,
An asılı kaldı havada.
Nefes alıp veren beden, düşünmeyi unutmuş zihin, ifadesiz yüzler, çıkmaz sokaklar... Kalbim sıkıştı, beynimde saatli bir bomba, Bir zaman sonra patladı; Buuuummmm!!!
Kullanılmamış düşünceler, eski kalp kırıkları dağıldı etrafa. Enkaz çalışmalarına başladım hemen, Sağ kalanları kurtardım, el, kol, göz, bacak... Ağır hasarlı olanlar bir kalp, bir beyin, Onlarla ne yapacağımı bilemedim. Bilememiştim,
Bir gün, bir yerde, bir tesadüfle(!) tanışılan yüzler, Tam da “damdan düşenin halini anlayan damdan düşenler” girince ameliyata, Aldım elime neşteri; sabırla, ağır ağır el attım, göz gezdirdim yaralarıma, Kırıklar battı canıma, gözyaşlarımı sildiler, Düşünceler zorladı, kaldıramadım, omuz verip hafiflettiler, An’da olmak neymiş, doğrusunu fark ettirdiler, Sardık yaraları, yoğun bakımdan da çıkarttık hastayı,
Nekahet dönemindeyiz, her gün pansuman yapıyoruz yaralara, sevgiyle, şükranla,
Bu başarılı operasyonla hastayı yeniden hayata döndüren tüm meleklere,
Hayatın ta kendisine,
En yaralı haliyle kendini tedavi eden sadık, özverili kalbime, beynime, Pusulam, deniz fenerim, mihenk taşım, dostum olan tüm cesur yüreklere, Biliyorsunuz, geçmiş olsun dilekleri için çiçek kabul etmiyoruz, Zaten salmışız köklerimizi en doğru bahçeye, İyi ki varsınız, şükürler olsun yanımdaydınız, Çağırıyorum işte, duyun beni, Ben yaşıyorum, Bu kez gerçekten hakkını vererek, düşünerek, hissederek, Keyifli An’ları birlikte paylaşmak, çoğaltmak üzere; Haydi, hep birlikte!
 |
Tavanarası Hayatlar Tıpkı bedenlerimizi korumak, barınmak amacıyla inşa ettiğimiz evler gibi, ruhlarımızın da evleri vardır. |
|
|
 |