Tarihte Bugün      Alternatif Tarih
   Günün Bilgisi      Günün Komiği
Başarısızlık ecel değil, öğretmendir.
Yenilgi değil, gecikmedir.
Çıkmaz sokak değil, virajdır.

William Word
Yorumlar
 
Dilek Yaraş
dilekyaras@kuraldisi.com
Yazara ait tüm yazılar için tıklayın>

An Gelir...
Derinlerdeki incileri  mercanları seyre dalmışken kıtalar kopar yerinden, yer savrulur oradan oraya, iklimler birbirine geçer de haberin olmaz. Devamı>




O Yolun Yolcusu
Ruhun Sevmesi
Gurur Aşka Dahil midir?
Albatros Olmak
Sevgi Arsızları
Soruların Efendisi!
Gerçek Aşk Nedir?
Editörden
Yazarlar
Konuk Yazarlar
Genç Kalemler
Haberler
Röportajlar
Basından
Duyurular
Çekim Yasası
Paylaşımlar
Farkındalıklar
Başarı Öyküleri
Yardım Hattı
Arşiv
Eğitimlerimiz
Eğitmenlerimiz
Katılımcı Görüşü
Eğitim Takvimi
Yayınlarımız
 

Giriş İçin Tıklayın


Favorilerime Ekle
Anasayfam Yap
Anasayfa
Din Antidepresan Değildir! Karakter Boyu:

 
Dilek Yaraş
20 Mayıs 2008

Maneviyat, rahatlık alanına dahil değildir. Kalıcı huzura erişmek için geçici rahatsızlığı göze almak gerekir.

 

 


Çağımızın yükselen değeri din, yozlaşmadan, sevgisizlikten, umutsuzluktan ve tabii ki mutsuzluktan bir kaçış yöntemi olarak yutulacak bir draje değildir. Ağır gelir bünyeye. Yan etkilerinin telafisi ise imkansızdır demeyelim ama, çok zordur. 

Bir bakın çevrenize, ya da çevreyi de boşverip kendinize dönün ve her türlü önyargıyı bir kenara bırakarak sıkı bir sorgulamaya girişin …

Neden dindarsınız?

Çocukluğunuzdan beri öyle yetiştirildiğiniz için mi? Yoksa dünyanın kötülüklerine karşı çaresiz kaldığınız için mi? Ya da sizi müthiş bir yozlaşmanın içinde tutsak eden dış dünyadan kaçmak için mi?

Ya Allah sevgisi derken gerçekte neyi kastediyorsunuz?

‘’Yaradılanı yaradandan ötürü severim.’’ sözü sizin için kendinizi sevdirmenin bir aracı olmasın sakın?

Ya da ‘’Allah sevgisi’’ diyerek ‘’koşulsuz’’ sevgiyi hedeflemeniz yaralı kalbinizi iyileştirmek için bulduğunuz bir kaçış yöntemi olmasın?

Allah’ın sevgisini kazanmak için ‘’iyilik’’ yaparken beklentiniz ne?..

Ya yine de sevmezse sizi Allah? Ya bütün o yaptığınız iyilikler cennet kapılarını açmazsa size? Ya öbür dünya diye bir şey yoksa? Her şey burada yaşanıp bitiyorsa…

Peki, ‘’hakikat’’ i ararken gerçekte neyi aradığınızın farkında mısınız?

İçinde yaşadığınız gerçek zor ve ağır geldiği için ‘’daha güzel’’ başka bir gerçeğin peşinde olmayasınız?

Ya ulaştığınız ‘’hakikat’’ de sizi memnun etmezse? Ne yapacaksınız o zaman?..

Bu tür soruların, yeni başlayanları ya da hayatı boyunca ciddi bir sorgulamaya girmemişleri, basmakalıp inanç ve sözleri sorgusuz sualsiz kabul etmişleri çok rahatsız edeceğini biliyorum.

(Ömrünü bu yola adamış ve yana yana yanmamayı öğrenmişleri ise tebbessüm ettireceğini tahmin ediyorum.)

Gerçekten de işin özüne ulaşmak istiyorsak bu soruların kaçarı yoktur zannımca… Siz, daha ilk soruda dayanamayacağınız kadar rahatsız olup kaçsanız bile gün gelir ‘’hayat’’ sordurur bu soruları size… Bazen teker teker, bazen de hepsini birden… Malum, Allah dağına göre kar verirmiş…

Kimileri, -araştırmalarla da ortaya konan- dinin çağımızın yükselen değeri olması olgusuna şaşırıyorlar. Oysa ki hiç de sürpriz bir gelişme değil bu. Çünkü, dünya insanlarının çoğu dibe vurmuş durumda… Çünkü, maddeye tapan dünya düzeninde ezilen çaresiz insanların Allah’tan başka sığınakları kalmadı.

Maddiyat ve maneviyatın en sonuncu ve en şiddetli çarpışmasıdır bu. Söz konusu savaştan maneviyatın galip çıkması da ancak doğru soruların doğru cevaplanmasıyla mümkün.

Bu tür sorulara ‘’doğru’’ cevap veremeyen, dini ‘’doğru’’ eksene oturtamayan bireysel ve toplumsal bilinçler madde canavarı tarafından yutulmaya mahkumlar.

Kendimize ya da çevremizdekilere bireysel problemleri için, dünyayla başa çıkma aracı olarak dini/maneviyatı sunmamız kısa vadede olumlu görünebilir ama eğer gereğince yapılmazsa ve bir hap çözüm olarak algılanırsa yan etkileri son derece yıkıcı olan antidepresanlardan farkı kalmaz…

Maneviyat, bilinçli kullanılması gereken bir doğal tedavi yöntemidir.

Özümüzdeki hakikattir.

Ama onu hakkıyla ortaya çıkarmak için dozunda almalı/vermeli, aşırıya kaçmamalı ve içine kimyasalların karışıp karışmadığından emin olmalıyız…

Sağlıklı maneviyat için -aklen ve ruhen- sağlıklı insanlar olmamız gerekir çünkü.

Dolayısıyla, maneviyattaki bu yükseliş rehavete kaptırmamalı hiç kimseyi…. Tam tersine gerek kendimizde gerekse çevremizde dinin afyon yerine geçip geçmediğini sorgulamalıyız.

Maneviyat, rahatlık alanına dahil değildir zira… Kalıcı huzura erişmek için geçici rahatsızlığı göze almak gerekir.

 

 


Yorum Yaz Arkadaşına Gönder Çıktı Al

merhabalar
Yazınızda anlatmak istediğinizi ben anladım ve bazı yorumlarınız hariç yazınız guzel ve faydali.Ama bu yazınızi bazi insanlar yanlis anlayabilir.Yazınızı yazarken yazinin bazı kısımlarinda sanki cozum uretmek icin degilde sanki bazı insanlari bazı kavramları hatta bazı inançlari yargılar gibi bir anlam cıkmış,Bir kere benim inancima gore Din kesinlikle afyon ve buna benzer tarife gelecek bir sey degildir.Dini o hale getiren insanlardir.İnsanlar gerçek manada dini kendilerini huzura kavusturması icin yasarlar genel manada amaç budur.Bazı insanlar da sizin dediginiz gibi dini, kendilerinden ,dunyanin zorluklarindan kaçmak icin, gerçeklerden kaçmak icin bir sıgınak olarak gorurler ve bu manada din bir rahatlama merkezi degildir.Zaten din insana huzuru vaat ediyor belki ama bu dunyada mutlak bir huzuru ve mutlulugu vaad etmiyor edemez.İnsan tas degildir melek de degildir yeri gelince uzulur yeri gelince sevinir yeri gelince mutludur yeri gelince uzgundur bu bir gerçektir ve insan olmak budur maksat kendini ve dunyayi tanımaktır,gerçegi bulmaktır.Amaç salt bir multuluk degildir.Cunku huzun olmasa dert olmasa mutlulugun kıymeti anlami kalır mı anlasılır mı?Din bir nizamdir ve insanlari kendileriyle barıstırır.Gelelim asıl noktaya eger cozum uretmek icin bu yazilari yazdıysaniz neden obur dunya ya yoksa gibi bir sey soyluyorsunuz.Bunu soylememin ne gibi fayda saglayacagini dusunuyorsunuz.Gerçekten faydalı olmak istiyorsaniz kendi Din tarifinizi yapar sonra kendi inandıklarinizi da anlatir sonra Dinin veya Dinlerin(?) inanmanizi istedigi seyleri soyler ve oyle yazinizi yazardiniz.
Bu tur yazılarda objektif olamadiginiz surece yaziyi yazmamaniz daha makbuldur.Ayrica din derken neyi kasdediyorsunuz onu da tam anlamadim.Bu dunyada bir cok din mevcut ve benim inancima gore sadece bir din gerçek manada insani insan olarak gorur ve gerçekleri soyler.Sizin dediginiz Din ne?Yoksa butun dinleri aynı kefeye mi koyuyorsunuz.Gerçekten ben dunyada suna cok inandim laflar bu kadar ucuz olmamalı ve ozgur dusunce altında eger baskalarinin kafalarini karistiracaksa bazı sozleri soylemek bu kadar basit olmamalı.
Amaç insanlari veya deger yargılarını yargılamak degildir.Amaç Butunun parçasi olabilmektir.Sorunları gormek ve cozum uretmektir.Amaç korkuları yenmektir.
Saygılar sunuyorum.
Umut 03 Ekim 2008 Saat:19:26:50

Selam,ben sizin iyi bir okuyucunuzum.Ama ne yalan söyleyeyim,siyasetle ilgili yazılarınız çok daha fazla hoşuma gidiyor.
banubarlas 18 Eylül 2008 Saat:15:11:34

DİN TOPLUMLARIN AFYONUDUR
BAĞIMLILIK YARATIR
ANCAK ÖZGÜR DÜŞÜNCE İLE
İÇİMİZDEKİ TANRIYA
ULAŞIRIZ
RA 22 Mayıs 2008 Saat:20:05:37

 Toplam 4 yorum var. 1 2  


Uyandırma Servisi
Sen kendi rızanla gözünü açmaz ve uyanık olmazsan hayatın uyandırma servisi emrine amadedir…
Özgürlük Tutsakları
Aşk ve Özgürlük
Acıların Ötesine Geçmek
Aşk Bir Ütopya mıdır?

  Editörden | Yazarlar | Konuk Yazarlar | Genç Kalemler | Haberler | Röportajlar | Basından | Duyurular | Çekim Yasası | Paylaşımlar | Farkındalıklar | Başarı Öyküleri | Yardım Hattı | Arşiv
Bu site obichim tarafından hazırlanmıştır.