Selen Servi
01 Mayıs 2008
Bir bayrama mutsuz uyanır mı insan? Bir bayrama umutsuz uyanır mı?
1 Mayıs sabahına, bir Mayıs sabahına tedirgin başlar mı?
İşçinin, emekçinin, eliyle, bedeniyle, yüreğiyle çalışan herkesin bayramı bu…
Alın teriyle ekmeğini kazanan, paylaşan, bölüşen herkesin günü bugün…
Karanfiller dağıtılsaydı, pankartlar rengarenk olsaydı, türkülerle, halaylarla kutlansaydı, meydanlarda büyük piknikler düzenlenseydi…
Sorunlarını paylaşsaydı işçiler, talep etseydi.
Devletin temsilcisi, tutmasa da sadece onların bayramı diye söz verseydi işçiye.
Gönüllerine su serpseydi; üstlerine tazyikli su değil…
Ben bunca karmaşanın altında eziliyorum.
İçim sıkışıyor, canım yanıyor.
80sonrasına denk gelir gençliğim. “Apolitik gençler” diye yaftalanan dönemdenim.
Öğrendiklerim okul sonrasıdır birçok arkadaşım gibi.
Üniversite dönemim ve sonrasında bildim yakın tarihimi. Yaşamadım ama içim bildi.
Bunları yazarken bir gözüm televizyonda, bir gözüm Harbiye caddesindeki polis yığınında.
Sesleri duyuyorum.
Duruyorum.
Barikatlar, polisler, biber gazları, coplar, taşlar, sopalar, emekçiler, polisler, belediye başkanları, sendika yöneticileri, gazeteciler, kameralar…
Bir savaş bu!
Düşman kim?