Tarihte Bugün      Alternatif Tarih
   Günün Bilgisi      Günün Komiği
Başarısızlık ecel değil, öğretmendir.
Yenilgi değil, gecikmedir.
Çıkmaz sokak değil, virajdır.

William Word
Yorumlar
 
Berna Esin

Yazara ait tüm yazılar için tıklayın>

Ben olmasaydım?...
Varlığım evrenin bana armağanıdır ve varoluşum, ilk anımdan bu ana, kendime ve tüm evrene armağanımdır. Devamı>




Neden Ben?...
Reddedilenler Vadisi
Kartal Gençken Yeniden Doğsa
Sistemden Beslenenler
Biraz Dedikodu Yapalım!
Kahramanlığın Şartı
Evren Şaka Yapar
Editörden
Yazarlar
Konuk Yazarlar
Genç Kalemler
Haberler
Röportajlar
Basından
Duyurular
Çekim Yasası
Paylaşımlar
Farkındalıklar
Başarı Öyküleri
Yardım Hattı
Arşiv
Eğitimlerimiz
Eğitmenlerimiz
Katılımcı Görüşü
Eğitim Takvimi
Yayınlarımız
 

Giriş İçin Tıklayın


Favorilerime Ekle
Anasayfam Yap
Anasayfa
Evren Şaka Yapar Karakter Boyu:

 
Berna Esin
11 Eylül 2008

Hayallerimiz hedeflere, hedeflerimiz planlara, planlarımız eylemlere dönüşüyorsa yaşamlarımız anlamlı yolu bulmuş demektir.

 

 

 

 

 

 

“Ben bir şeyleri zorlamadım. İşler bana geldi...
Ayrıca benim için ‘olsa da olur, olmasa da’ işlerdi bunlar.”

“Benim yaşadığım şeyler, insanlar, durumlar, olaylar bana ait olmalı. Bana ait olmadığını hissettiğim an, artıları var diye o işe devam etmem. Bu bana haksızlık olur.”

“Eğer bir gün, kendi hayatımdan vazgeçmek zorunda kalırsam
bu işten de vazgeçerim.”

“Bir kere ödün vermeye başlar,
bir kere kendimi kısıtlarsam, bunun devamı gelir.”

“Benim için kalite çok önemli. İyi ve kaliteli işler yapmak istiyorum.”

“Kariyerimle ilgili olarak ileri adım atmak istiyorum. Hayatımda her şey spontane olduğu için, bu anlamda her şeyi hayata bırakıyorum.
Her şeyi akışına bıraktım.”

***

Bu cümleler, dizi oyunculuğu ve bu yaz Bodrum’da çekilen fotoğrafları ile hem Türkiye’de hem Ortadoğu’da ünlenen Tuba Büyüküstün’e ait.

TV’de dizi fragmanını seyrettiğimde Tuba’nın duru güzelliği ve gözlerindeki derinlik beni çok etkilemişti. Evet, içinde bulunduğu durum bir ‘rol’dü ama duruşu, etrafına yaydığı enerji farklıydı.

Bir gazetemizin ekinde röportajına rastladığımda okumak geldi içimden. Okudukça Tuba’nın kendine ve yaşama dair yukarıdaki cümlelerini sizinle paylaşmak istedim.

Geçen gün Kuraldışı kitap sitemizde “Bu Benim Ismarladığım Hayat Değil” isimli kitapla karşılaştığımda, bu kitap isminin çoğunluğumuz için geçerli bir cümle olduğunu düşündüm.

Tuba da bundan bahsediyordu röportajında. O yaşamı için planlar yaparken, hedeflerini belirlerken, yaşam ona spontan bir şekilde farklı kapılar açmış, farklı yollar çıkarmıştı karşısına.

Ben kendi hayatım için de bunu rahatlıkla söyleyebilirim. Yaşamın bana sunduğu fırsatları değerlendirmek güzeldi ve ben bu fırsatları değerlendirdikçe yeni yeni yollar açıldı önümde, daha önce hiç düşünmediğim, hayal etmediğim, planlamadığım.

Bu noktada kafamız karışabiliyor biraz. Sürekli yazıldığı, çizildiği, söylendiği şekilde hedef belirlemek, plan yapmak, hayallerimizin olması çok önemliyse yaşamın spontanitesi ve hiç akla gelmeyen yollara sapmanın anlamı nedir?

Bu, bana göre, yaşamlarımızdaki tattır. Baharattır. Hoş bir koku katar, görünümü gizemli ve mistik bir şekilde güzelleştirir, her hücremizle yaşadığımızı hissettirir...

Hayal, hedef, plan, eylem; bunların hepsi çok değerlidir. Soluk aldığımız her anda hayallerimiz hedeflere, hedeflerimiz planlara, planlarımız eylemlere dönüşüyorsa yaşamlarımız anlamlı bir yaşam yolu bulmuş demektir.

Bütün bunların temelinde ise değerlerimiz yatar. Yaşam temelimizde yer alan değerlerimiz kararlarımızı biçimlendirir. Tuba’nın yukarıdaki cümlelerinde yaşam değerlerini okuyoruz aslında. Bu değerler içimizde ne kadar netse gidişatımızı belirlemek de o kadar kolay olur.

Bir bireyin değerleri arasında kalite, kendine saygı ve evrenin akışına saygı varsa, hayat ona güzel hediyeler sunmakta bonkör davranacaktır. Tabii ki hediyeleri açıp açmamak, kullanıp kullanmamak bireyin özgür iradesinin seçimidir.

Değerlerini oturtmuş, hayalleri, hedefleri, planları, eylemleri olan bir bireye, en önemlisi değişime açık bir bireye, evren çeşitli şakalar yapabilir. Birey buna uygun bir yapıya sahipse onunla şakalaşmak tüm evren için hoş bir deneyimdir. Ve birey yaşamındaki spontaniteyi onurlandırdıkça yaşamın debisinin artması, daha da coşması kaçınılmazdır.

Hayallerimizin, hedeflerimizin, planlarımızın, eylemlerimizin olması bir şeydir; hayallerimizin, hedeflerimizin, planlarımızın, eylemlerimizin esiri olmak, esnekliğimizi yitirmek, şakadan anlamaz hale gelmek başka bir şeydir...

Yaşamını gerçek anlamda akışına bırakmış her bireyin ciddi yaşam planları vardır. Bu yaşam planlarına uygun eylemleri, değerlerine uygun olarak gerçekleştiriyorlarken, evren ani şakalarla kendini hissettirebilir. Bundan sonrası tamamen şakaya tahammülümüzle ilgilidir... ;)

 

 

 

 


Yorum Yaz Arkadaşına Gönder Çıktı Al

su gibi yazmışsın Bernacım insana nefes aldırtıyor, teşekkür ederim
neslihan gürsan 17 Eylül 2008 Saat:23:13:37

Hepimizin içinden çıkmaya çalıştığımız ama çoğumuzun başaramadığı “garantici hayatı” gördüm bu yazıda. Yaşam değerleri ve inanç sistemlerimiz doğrultusunda şekilleniyor hayatımız. Cesur olana ise evren gerçekten yardım ediyor. Teşekkürler Berna.
Tayfun Yalçın 15 Eylül 2008 Saat:23:46:19

Berna'cığım, ne kadar nüktedan bir yaklaşımla zorlukların üstesinden gelişi anlatmışsın. Hem akmak hem şakalara tahammül etmek sanırım kolaylaştırıyor hayatı. Bu hafta içinde senden iki onemli destek almis oldum bu konuda. Tesekkür ederim.:-)
Selen 14 Eylül 2008 Saat:10:11:38

 Toplam 13 yorum var. 1 2 3 4 5  


  Editörden | Yazarlar | Konuk Yazarlar | Genç Kalemler | Haberler | Röportajlar | Basından | Duyurular | Çekim Yasası | Paylaşımlar | Farkındalıklar | Başarı Öyküleri | Yardım Hattı | Arşiv
Bu site obichim tarafından hazırlanmıştır.