Tarihte Bugün      Alternatif Tarih
   Günün Bilgisi      Günün Komiği
Kuru pantolon ile balık tutulmaz.
Cervantes
Yorumlar
 
Editörden
Yazarlar
Seçme Yazılar
Genç Kalemler
ŞİİRLERİNİZ
Haberler
Basından
Çekim Yasası
Paylaşımlar
Farkındalıklar
Röportajlar
Duyurular
Başarı Öyküleri
Yardım Hattı
Arşiv
Eğitimlerimiz
Eğitmenlerimiz
Katılımcı Görüşü
Eğitim Takvimi
Yayınlarımız
 

Giriş İçin Tıklayın


Favorilerime Ekle
Anasayfam Yap
Anasayfa
Felsefe Yapma Karakter Boyu:

 

25 Ekim 2007

Felsefenin o güzelim anlamı bir anda hoyratça harcanır...

Felsefe     kısaca  “Bilgiyi sevmek, bilginin peşinden koşmak” gibi  olumlu bir anlam taşısa da  felsefi konuşanlara hemen bir yafta yapıştırılır. “ FELSEFE YAPMA.“

Bu “Bilgiçlik taslama, ukalalık etme, hava atma, hariçten gazel okuma, lafı dolandırma“ gibi etiketlerle zenginleştirilebilir. Gördüğünüz gibi felsefenin o güzelim anlamı bir anda yok olmuş, hoyratça harcanmıştır.

Görünen  gerçek karşısında acabalarla yola çıkan, eleştirel gözlerle etrafını anlamaya çalışan ve bu doğrultuda hareket ederken yeni yeni dünyalar keşfeden, diğerlerine de bu yeniliklerin kapısını aralatmaya heveslendirirken, aslında felsefe yapan kişiler hayatı anlamaya çalışıyorlar.

Anladıkları kadarıyla da anlatma gayreti içindeler. Sonra bir de bakıyorlar ki aslında hiçbir şeyi bilmiyorlar ve yeni yeni sorgulamalarla çıkıveriyorlar karşımıza. Başlıyorlar anlatmaya. Hemen canımız sıkılıyor , anlayamadıkça da bilgisizliğimizle yüzleşiveriyoruz. Ama bu yüzleşmeden de galip çıkan taraf biz oluyoruz. Yine başladı değil mi mahallenin delisi konuşmaya... Gözümüzü kapayalım, duymayalım, bilmeyelim, bildiklerimizle yetinelim, düşünmeyelim.

Haydi hep beraber söyleyelim. “FELSEFE YAPMA.”
          
Bütün gerçekler biliniyor nasılsa.  Teknoloji o kadar çok gelişti ki her şeyin nedeni, nasılı, niçini, oluşu ya da olmayışı, vırtı ya da zırtı alenen ortada. Makineler bize bilmediğimiz şeyleri  gösteriyor, söylüyor, konuşuyor, elimizden tutup parka bile götürüyor.

Tamam tamam…Henüz götürmüyor. Bu kadar açıkken her şey, bilmediğimiz , anlayamadığımız  ne olabilir ki?

''Hey sen ! Felsefelog Kardeş! Boşuna yorma beynini, sana bir şey söyleyeyim mi? “ FELSEFE YAPMA”
         
Oysa felsefeci için en temel kaygı insan ve hayatı üzerine. Kendini gerçekleştirme yolundaki  bireylere dolayısıyla toplumlara yeni bakış açıları kazandırmak gibi ulvi bir amacı var... Ya sanıldığının aksine top yuvarlak değilse, ya kaf dağının arkasında başka  bir dağ daha varsa, ya biri bizi gözetliyorsa, sadece Ayşe Teyzelerin değil de Fatma Teyzelerin de çantalarında hali hazırda çamaşır suları varsa ...  Bunlara cevap verebilmek için bir şeyler yap ama sakın “FELSEFE YAPMA.”
       
Her yeni bakış,  eskilerin geride kalması anlamına geldiğinden, bazılarımız yeninin peşinden gitmeyi tercih etsek de, çoğunluk kopamıyor alışkanlıklarından. Bildikleriyle yetiniyor, hayatın bu şekliyle  daha yaşanılır olduğunu zannediyor. Alışkanlıkları gerçeği görmesinde  perde oluyor. Alışkanlıklarını değiştirince perdenin kalkacağını aklının ucuna bile getiremiyor.

Her şeye sahip oluyor ama mutlu olamıyor. Cebini dolduruyor ama içindeki boşluğun tatsızlığını bir türlü dindiremiyor.

Sevgisizlikten, sevememekten ötürü öyle çıplak ki  en pahalı kaşmir hırkalar bile ısıtmaz oluyor. Depresyona giriyor, çıkmak için bir dolu ilaç kullanıyor. Sanki iyileşir gibi oluyor ama bu sefer de başka bir şey nüksediyor. Keyifsizliğine derman arıyor.

Felsefelog Kardeş geliyor aklına birden. Acaba hala konuşuyor mu?

Tebessümle anımsıyor bu mahallenin delisini. “Anlaşılmaz konuşurdu belki  ama kötü şeyler de demezdi” diye düşünüyor. “Belki artık değişmiştir. Daha anlaşılır bir dil kullanıyordur. Belki de değişen benimdir. Anlayabiliyorumdur... Bu sefer 'Felsefe Yapma”ya geldim desem,  neden her şeyim varken hiçbir şeyim yokmuş gibi hissediyorum desem,' ”
             
“ Fildişi kulenden çıkıp ele gelir, dişe dokunur, can alıcı sözler etsene bana. O kadar çok ihtiyacım var ki anlam bulmaya... Haydi  FELSEFE YAPSANA!''


Yorum Yaz Arkadaşına Gönder Çıktı Al

Akıcı anlatımınla öyle güzel ifade etmişsin ki... Tekrar tekrar okudum yazını...
Felsefe yaptığı düşünülen insanlara karşı gösterilen bu tepki aslında değişime karşı gösterilen direnç... Değişime o kadar dirençliyiz ki, yaşamımızı değiştirecek ve bizi gerçeklerle yüzleştirecek soruları sormaya bile korkuyoruz. "Soru"ları değil, "sorun"ları seviyoruz ve istiyoruz. Oysa “sorun”un çözümü sadece tek bir "SORU" kadar uzak olabilir bize...
Bu güzel yazı için teşekkürler.
Nilgün Çalık 29 Ocak 2008 Saat:20:46:07

Güzel eleştirileriniz beni çok onore etti.Teşekkür ediyorum.
özden horan 29 Ekim 2007 Saat:22:20:27

cok guzel bir yerden yakalamışsınız felsefe ile olan bağımızı(bağlantısızlığımızı) bu vesileyle herkese 22 Kasım Dünya Felsefe Günü kutlamasının İstanbulda yapılacağını bildirmekisterim. AKM'de sabah 9'da başlayacak olan programa herkes davetlidir. UNESCO evsahipliğindeki bu özel günün organizasyon partnneriyiz. www.wpd2007.com detaylı bilgi alabilirsiniz.
selen servi 26 Ekim 2007 Saat:09:45:43

 Toplam 4 yorum var. 1 2  


Fasulyeden Yaşamak
Hayat hep doludizgin devam etmeli. Takılmadan, tutulmadan.
Şekilcilik
Ah Bu Sorular ve Sorunlar
Kaybedecek Hiçbir Şey Yok!
Kalp Kanser Olmaz

  Editörden | Yazarlar | Seçme Yazılar | Genç Kalemler | ŞİİRLERİNİZ | Haberler | Basından | Çekim Yasası | Paylaşımlar | Farkındalıklar | Röportajlar | Duyurular | Başarı Öyküleri | Yardım Hattı | Arşiv
Bu site obichim tarafından hazırlanmıştır.