Tarihte Bugün      Alternatif Tarih
   Günün Bilgisi      Günün Komiği
Ateşi daima su ile korkuturlar fakat
suyu hiç ateşle korkutabilirler mi?

Mevlana
Yorumlar
 
Çiğdem Çubuk

Yazara ait tüm yazılar için tıklayın>

Doğum Günü
Sabahları gülümseyerek açıyorsak gözlerimizi, nefes aldığımız için şükredebiliyorsak ne mutlu! Devamı>




Üzgünüm Öğretmenim
Ben Kimim?
Katılan Var mı?
Yaşayan Bilir
Rüzgar Ol
Oğluma Cevap
Taciz Memuru
Editörden
Yazarlar
Konuk Yazarlar
Genç Kalemler
Haberler
Röportajlar
Basından
Duyurular
Çekim Yasası
İtiraf Ediyorum
Farkındalıklar
Başarı Öyküleri
Yardım Hattı
Arşiv
Eğitimlerimiz
Eğitmenlerimiz
Katılımcı Görüşü
Eğitim Takvimi
Yayınlarımız
 

Giriş İçin Tıklayın


Favorilerime Ekle
Anasayfam Yap
Anasayfa
Geçmişimizi Silen İlaçlar Karakter Boyu:

 
Çiğdem Çubuk
16 Mart 2008

Roller dağıtılmış, biri de bizim payımıza düşmüş başlamışız oynamaya.

Herkesin doğduğu günden bu yana bir hikayesi var malumunuz!!!!
Acısıyla, tatlısıyla, güzeliyle, çirkiniyle yaşanmış ve yaşanmaya devam(!) eden, birçoğu benzerlik gösteren, çeşit çeşit hikayeler bunlar. Roller dağıtılmış, biri de payımıza düşmüş başlamışız oynamaya. Bazılarımız o kadar güzel oynamış ki rolünü, yaşam diye bir şey kalmamış ne yazık ki!

Geçen gün çok değerli bir arkadaşımdan, kendisine ait bir rüyasını dinlerken adeta çarpıldım. Bu arkadaşım benim bakış açımla değerli bir insan da kendisi bu değerin farkında bile değil aslında. Neyse bu tarafını geçelim çünkü onun, ona göre çok fazla sebebi var değersizliğine(!) dair.

Rüyada bana geçmişten bir sahne gördüğünü, o sahnede hayatındaki bir insana ait olan resmin, bedeninin olduğunu ama kafasının olmadığını, görmek için uğraştığını fakat göremediğini anlattı.

Yüzleşmek istiyordu ama yoktu!

Bu rüyayı bir dönem nerdeyse her gece gördüğünü de belirtti. Ben de önce ‘’Rüya işte!’’ dedim kendi kendime. Kurcaladı kafamı günlerce. Sonra arkadaşımla daha derin bir sohbet ortamı yarattım. Zamanında (çok eski değil) ciddi bir depresyon** yaşadığını da biliyordum. Rüyayı hangi dönemde sıklıkla gördüğünü sordum. Cevap depresyon tedavisi (!) zamanıydı. Rüyasındaki kişinin çok uzun yıllar önce ona hayatı zindan eden, onun onurunu kıran ve kendi sonunun başlangıcını hazırlayan kişi olduğunu söyledi. Hikayeyi ve kahramanı, arkadaşımın özeline saygı duyduğum için paylaşmamayı seçiyorum.

Arkadaşım 20’li yaşlarda yaşadığı bu olayı onur meselesi yapmış, kimseyle paylaşmamış, susmayı seçmişti. Aşırı zihinsel bir insan olduğu için de, depresyon tedavisi için tavsiye edilen doktora başvurmuştu. Ona göre çok başarılı doktor çünkü artık depresyonda olmadığını sanıyor. Duygularının, ruhunun bastırıldığını bilmiyor, bilmek istemiyor. Çünkü her şeyin bilimsel olarak açıklanmasını bekliyor.

Arkadaşım haklı kendine göre! Peki ya doktor?

Bu doktor depresyonun ne olduğunu bilmiyor mu? Biliyor da tedavisinin sadece ilaç olduğunu mu sanıyor? Nasıl bir vicdandır bu anlamıyorum!

Zaten bunca yıl hiç yaşamamış, utanç ve suçluluk duygusuyla kahrolmuş, öfkesi içine dönmüş, sadece yeterlilikleriyle var olmaya çalışmış bu harika insanı nasıl diri diri toğrağa sokmaya gönlü razı gelmiş? Tutulmamış yasını, yaşanmamış duygularını nasıl es geçebilmiş de kolayı seçerek GEÇMİŞİNİ SİLMİŞ?

Reçete yazan ellerinize sağlık (!) Sadece nefes alan bir robot yaratmışsınız…….

Uzman doktor arkadaşlar sözüm sizedir!!!

LÜTFEN BİZİ AYDINLATIN!!!
İLAÇLARLA GEÇMİŞİMİZİ SİLMEYİN!!!!
Yüzleşelim ki kucaklaşıp, özgürleşebilme şansımız olsun.
Biz YAŞAYALIM ki siz MUTLU olun.

Sevgiyle kalın dostlarım

**Depresyon: Enerjinin bastırılmasıdır. Utanç, suçluluk duygusu, kendine yönelik kızgınlık, korku ve öz nefretin karışımıdır.Enerjiyi yeniden toplama zamanının geldiğini hatırlatan bir ARMAĞANdır. (bkz. Duyguların Simyası- İçimizdeki Şaman Nil Gün) Kuraldışı Yayınları

 


Yorum Yaz Arkadaşına Gönder Çıktı Al

Korkular ve geçmiş anılar...
Duygularımızı bastıra bastıra, sonunda duygularımızdan kaçar olduk, resmen ayrı düştük ! Duygularımızdan o kadar uzaklaştık ki, bir cenazenin arkasından bile ağlamaktan kaçar olduk, sağolsun(!) bazı psikiyatr'lar bize bunun için de bir ilaç sunarak çözümlediler (!) olayı. Yüreğimiz için için ağlarken, yüzümüzü elaleme karşı güldüren ilaçlar !
Oysa yaşanan her duygu bir belirtidir, bir sinyaldir, en başta, hala hayatta olduğumuzu hissettirir bize, bir sonraki adımın ne olması gerektiğini ya da ne olmaması gerektiğini fısıldar kulağımıza. Bu fısıltıyı ilaçlarla uyuşturmayalım arkadaşlar, onları duymaya en çok kendimizin ihtiyacı var.
dilek taşçılar 02 Temmuz 2008 Saat:14:24:01

Depresyon ciddi bir sorun ve ilaç yardımı almak da çok doğal ve bazen olmazsa olmazlardan.Sadece ilaçla tedavi olunur mu .Hayır.Depresyonu yaratan sorunun özüne inmek , onunla yüzleşmek ve çözmek gerekir .Bu sebeple ilaçları tamamen reddetmek yerine , ilaçla beraber psikolojik yardım da almak en doğrusu sanırım.Biz burdan herkesin farkındalığı gelişmiş gibi yorum yaparsak yanlış yapmış oluruz .Herkesin bilinç düzeyi farkındalığı bizler gibi bireysel gelişime ve buna dair yayınlara merak duyanlar kadar olmayabilir öyle değil mi ?yalnızca ilaçla değil terapiyle de desteklenmesi gerektiğini söyleyebilir ancak bu durumda insanlara ....ve hiçbir ilaç geçmişi silemez sadece etkisi süresince unutturur , duyarsızlaştırır.sorunla yüzleşmek en güzeli...
Özlem KARA 18 Mart 2008 Saat:14:05:55

Özür dileyerek başlıyorum Çiğdem, sayfanı tekrar kullanmak zorundayım.

Sevgili Nilgün,

Öncelikle teşekkür ederim, eğer katkım olduysa ne mutlu bana. Bir konuya açıklık getireyim, ya yanlış anladım ya da yanlış anlaşıldığımı düşünüyorum. Ben doktorun katkısını bir kenara atmıyorum, atamamda. Aksine, doğru doktoru seçerseniz hayatınız değişebilir, değişmekte zaman alır demek istedim.
Doktor (uzman), öğrendiklerinizden farklı anlamadığınız dilde bir yol açar ve devamını getirmek size kalmıştır. Sizi size tekrar gösterir ve göremediklerinizi görmenizi sağlar. Yeni bilgiyi de hayatın içinde harmanlamak lazım. Çünkü tedavide direkt şunu yapacaksın yoktur. Yönlendirmez, yönlendiremez sizi. Bu etik olarak zaten doğru değildir. Adımlar ise daha sonra sizden gelir.
Şunu da eklemek isterim. Sorununuz büyük ya da küçük olabilir. Ama bir uzman arıyorsanız hele ki hayatınız söz konusuysa hasta durumundaki kişi, çok dikkatli olmak zorundadır. Aslında bir rahatsızlığınız varsa gideceğiniz doktoru ARAŞTIRMAK önemlidir ve bu her alanda da geçerli değil midir? Nasıl ki diğer meslek gruplarında işini sevmeyenler varsa, doktorlar arasında da işini sevmeyen ve hastayı bir nesne gibi görenler olduklarını unutmamak lazım diye düşünüyorum.
Hayatta vazgeçemeyeceğiniz tek bir şey vardır, o da KENDİNİZ!
Ben bu vesileyle, bir süre bana bu yolda eşlik ettiği ve bana katkılarından dolayı da doktoruma teşekkür ediyorum.
Sevgiler…
güneş (meryem) 17 Mart 2008 Saat:22:02:49

 Toplam 9 yorum var. 1 2 3  


Hoş Geldin 14 Mart
Nasıl da güzeldi, nasıl da masum. Sanki kanatlarını bir yerlerde ödünç bırakmış bir melek.
Kadınım Ben
Yolu Yarılayan Kadın
Çekenin Elinde Kalıyor
Sıradışı Bir Hayat

  Editörden | Yazarlar | Konuk Yazarlar | Genç Kalemler | Haberler | Röportajlar | Basından | Duyurular | Çekim Yasası | İtiraf Ediyorum | Farkındalıklar | Başarı Öyküleri | Yardım Hattı | Arşiv
Bu site obichim tarafından hazırlanmıştır.