Tarihte Bugün      Alternatif Tarih
   Günün Bilgisi      Günün Komiği
Başarısızlık ecel değil, öğretmendir.
Yenilgi değil, gecikmedir.
Çıkmaz sokak değil, virajdır.

William Word
Yorumlar
 
Dilek Yaraş
dilekyaras@kuraldisi.com
Yazara ait tüm yazılar için tıklayın>

An Gelir...
Derinlerdeki incileri  mercanları seyre dalmışken kıtalar kopar yerinden, yer savrulur oradan oraya, iklimler birbirine geçer de haberin olmaz. Devamı>




O Yolun Yolcusu
Ruhun Sevmesi
Gurur Aşka Dahil midir?
Albatros Olmak
Sevgi Arsızları
Soruların Efendisi!
Gerçek Aşk Nedir?
Editörden
Yazarlar
Konuk Yazarlar
Genç Kalemler
Haberler
Röportajlar
Basından
Duyurular
Çekim Yasası
Paylaşımlar
Farkındalıklar
Başarı Öyküleri
Yardım Hattı
Arşiv
Eğitimlerimiz
Eğitmenlerimiz
Katılımcı Görüşü
Eğitim Takvimi
Yayınlarımız
 

Giriş İçin Tıklayın


Favorilerime Ekle
Anasayfam Yap
Anasayfa
Gerçek Aşk Nedir? Karakter Boyu:

 
Dilek Yaraş
04 Haziran 2008

Kendinden kaçan, kendini bilemeyen ve kendiyle barışık olmayan, bir başkasını sevmeyi de aşık olmayı da bilemez

 






Bu yazıyı okumadan önce Aşk ve Sevgi Üzerine başlıklı yazıyı okumanızı istiyorum sizden…

Bana ilginç geldi ve o konudaki düşüncelerimi paylaşmak istedim sizinle…

Bana kalırsa yazar ‘’aşk’’ı tanımlarken insanların çoğunun aşk sandıkları yanılsamadan bahsediyor bu yazıda…

Yakıp kavuran, yıkan, bencil ve dışsal niteliklere bağlı bir aşk egonun hevesinden başka ne olabilir ki… Bu çeşit bir aşk tanımı bence gerçek aşkın gölgesinden başka bir şey değil -ki niceleri telef olmuştur o karanlığın peşinden giderken.

Yazarın, aşk ile kıyasladığı sevgi ise tam bir koşulsuz sevgi tanımı...

Bence, koşulsuz sevgi, sevginin en üst ve gerçek aşk ile birleşen boyutudur… O boyutta sevgi ile aşkı birbirinden ayırmak olası değildir zaten. 

Ne yazık ki insanlar koşulsuz sevgiyi, yani gerçek aşkı öğrenmek için -en azından birkaç kere- aşk yanılsamasından geçmek zorunda…

Gerçek aşk, kişinin kendi ruhunu ortaya çıkarmadan, egosundan sıyrılmadan ulaşabileceği bir şey hiç değil. Ona ulaşana kadar da ‘’aşk’’ adını verdiği bir takım yanılsamaların peşinde koşar durur insan.

Kimisi egosunun ihtiyaçlarını en iyi karşıladığını sandığı birine aşık (!)olur, kimisi de aslında ne olduğunu hiç bilemediği hayali bir aşk imgesi peşinde koşarken karşısına çıkan insanları nesne olarak kullanır ve tam bir yakınlaşma olmadan, kendine ve karşısındakine gerçek aşkı deneyimleme fırsatı tanımadan kaçar gider. Çünkü, için için bilir ki gerçekten aşık olmak, aşkı yaşamak için yakınlaşması, tarafların birbirlerini oldukları gibi ‘’gün ışığında’’ görmesi, yazarın dediği gibi tanışmaları gerekir.

Gölgelerinin yarattığı korkunun esiri olmuş biri ise ne kendisini açabilir, ne de karşısındakinin açılmasına tahammül edebilir. Gölgelerin her şeyi yutacağından korkar.

Öyle biri için, aşkın peşinde koşmak ve asla ulaşamamak aşkı yaşamaktan çok daha güvenilirdir.

Hayali bir aşkın peşinden koşmayı sürdürdüğü sürece kendinden kaçabilecektir çünkü. 

Ancak bu kısır döngüyü farkederek içinden çıkma cesareti gösterebilenler ulaşabilirler gerçek aşka. O durumda da zaten sevgi ve aşk ayrımı kalmaz.

Çünkü, sevgi en koşulsuz, en ışıklı haliyle kendini gösterdiğinde, onun, içinde her türlü rengi ve heyecanı barındıran gerçek aşk olduğu da anlaşılır.

Gerçek aşkın merkezinde sonsuz bir dinginlik ile sınırsız bir heyecan  içiçe geçmiştir çünkü. 

Gelin görün ki hiç kimse aşkın merkezine kendi merkezinden geçmeden gidemez.

Kendinden kaçan, kendini bilemeyen ve kendiyle barışık olmayan insan, bir başkasını sevmeyi de aşık olmayı da bilemez … O, ‘’sahte’’ aşklarla oyalanırken hep başkalarını ve dış koşulları suçlar, sürekli aradığını bulamadığından yakınır.

Asıl kayıp olanın kendisi olduğunu idrak edene kadar da sürer gider bu durum.

 


Yorum Yaz Arkadaşına Gönder Çıktı Al

harika bir yorum.
neyzen 24 Kasım 2008 Saat:18:04:13

İlk tutkusunda kadın aşığını sever; Ondan sonrakilerde ise sevdiği hep aşktır..Lord BYRON
neslier 24 Kasım 2008 Saat:07:33:46

Gerçek aşk nedir çok kolay görünen fakat açıklaması gerek ifade etmeye çalışan gerekse ifade edilen dinleyen kişiyede bağlı bence. Yoksa öyle ucuz değil aşk sözcüğü...O zaman bütün inekler trenlere aşık olurdu ....

Bence aşkın yaşı yok inanın çocuk yaşlarda da yaşamadıkmı ilk okul sıralarındada ..ne varki ruh lar hakkında açıklama yapılmasına izin verilmemiştir yaşamımızda oldukça hassas derin bir konudur sanırım .O yüzden değilmidir ki her yara nın tedavisi olduğu gibi bir yaranın tedavisi yoktur..DİL YARASI GÖNÜL YARASI insan hangi dilden hangi ırktan dinden olursa olsun aşık olamazmı bana sorarsanız olur Nedenmi ruhlar anlaşsın yeter ..

Dahada ileri gidebilirim hatta hiç dili olmayan konuşamayan bir insanlada samimi söylüyorum anlaşır ona aşık olurum Aşk öyle güzel bir şeyki yaşayan bilir onu...aramaklada bulunmazzz o seni bulursa bulur buda pek nadirdir..Nasılki zamanımızda bulunmayan hak adamları gibi..eğer öyle olsaydı evliyadan geçilmezdi onlar içlerindeki saf tertemiz aşkla o derecelere gelmedilermi gönüllerinde tek şey vardı..

izah etmek istediğim de bunun eş değeri tertemiz yalansız dolansız iki ruhun bir bedende bütünleşmesi .Bülbül dahi güle neden yakıştırılır inanıyorumki izah etmek istediğim aşkı yaşayanlar için dünya hayatı varlık ta veya yoklukta dahi cennet bahçesidir...Zaten onlardan birisi yaradılışta julio iglesiası dinliyorsa diğeride batsın bu dünyayı dinlemez...dinlediğinide kabul edersek diğeride onunla inanın candanlıkla ona katılır ve dinler müziğide ritm olarak dinler asla sözlerini kaale dahi almaz bilirlerki zaten ikisi beraber çoktan aşk larıyla dünyayı batırmışlar bulutların üzerine çıkmışlarıdır...ve onların verdiği meyvelerde kokulu sağlıklı başarılı olurlar ne kadar güzelmiş değilmi aşk...

Aşk insanın suyudur ekmeğidir nasıl ifade edeyim herşeyidir işindeki başarısının anahtarı sabır tokmağının kilidi gözlerinin feridir onu bulan insan 90 yaşınada gelse aşığıyla aynı duyguladadır sönmezzz elele tutuşurlar ...pek enderdir yinede rastlarız öyle yaşlılara herkese böyle aşk lar ve ritmler yaşamaları dileklerimle...... Neslier

neslier 22 Kasım 2008 Saat:02:44:23

 Toplam 11 yorum var. 1 2 3 4  


Son Pişmanlık Fayda Etmez
Öfkenin egemenliğine giren zihin farkında değildir serseri kurşunlar gibi saçtığı sözlerin öldürücü etkisinin.
Din Antidepresan Değildir!
Uyandırma Servisi
Özgürlük Tutsakları
Aşk ve Özgürlük

  Editörden | Yazarlar | Konuk Yazarlar | Genç Kalemler | Haberler | Röportajlar | Basından | Duyurular | Çekim Yasası | Paylaşımlar | Farkındalıklar | Başarı Öyküleri | Yardım Hattı | Arşiv
Bu site obichim tarafından hazırlanmıştır.