Aydan Sümercan
13 Mart 2008
İnanna’nın mabetlerinde seks, tanrısal bir görev olarak görüldüğü için açık saçık şiirler, öyküler yazılmış.
Aşk ve bereket tanrıçası İnanna’ya göksel fahişe de deniyor.
İnanna’nın mabetlerinde seks, tanrısal bir görev olarak görüldüğü için açık saçık şiirler, öyküler yazılmış, seks gücünü artıran ilaçlar, büyüler yapılmış. Günümüze ulaşan kil tabletlerde de ozanların, şairlerin tanrı ve tanrıçanın birbirlerine söyledikleri en özel sözlerin bile açıkça kil tabletlere döktükleri izleniyor.
Tanrıça kadınlık organını sulanmış toprağa, yeni doğan aya, gök teknesine benzeterek diyor ki Dumuzi’ye:
“Kim benim yüce tarlamı, sulak yerimi, vulvamı sürecek?”
“Yüce hanımım, kral sürecek vulvanı, ben Dumuzi sürecek onu!”
İnanna da onu: “Sür vulvamı, sür kalbimin adamı” diye yanıtlıyor.
İnanna, Uruk’ta bir aşk evi yaptırıyor, burada kutsal rahibeler tanrıça adına sadece yabancı erkeklerle sevişebiliyorlar.
Belki de İnanna böylece Eridu (Tanrı Şehri) erkeklerinin ölüm korkusu duymadan ve bir savaş nedeni olmaksızın, Uruk’a girebilmelerini sağlıyordu.
Aileler de kızlarını kendi toplum birimleri adına tapınağa adıyor, böylece onları hem kendi toplumlarına ait kılıyor, hem de kendi toplum birimi erkeklerinin cinsel birleşme haklarını (buna ensest ilişkiler de dahil olsa gerek) yasaklıyorlar.
İnanna’nın rahibelerine neden fahişe dendiğini anlamak zor. Zira Sümerde tapınaklar aynı zamanda eğitim kurumu görevi de üstlenmiş. Buraya getirilen kızlar önce eğitimden geçiriliyorlar, sonra göreve başlıyorlar.
Görevleri ise aşk ve bereket tanrıçası adına erkekleri aşka ve sevgiye yöneltmek. Onlar bakir erkeklere cinsel birleşmeyi ve seksin inceliklerini de öğretiyor olmalılar. Bu görevi yerine getirdikleri için de kutsal sayılıp saygı görüyorlar.
Bu rahibeler sokak fahişelerinden ve diğer kadınlardan ayrılmaları için de başlarını örtüyorlar. Yine sokak fahişelerinden farklı olarak gelen erkekler arasında seçimi yapan da onlar. Kutsal görevlerinin karşılığında para değil, tanrıçanın sevdiği içki olan bira ya da onları hatırlatacak bir armağan kabul ediyorlar.
Unutmayalım ki, Gılgamiş destanında Gılgamış’a düşman olarak gönderilen ama kavgada yenişemeyip sonradan Gılgamış’ın en yakın dostu olan Enkidu’ya insan olmayı öğreten de bir tapınak fahişesiydi. Bir rahibenin insanlığı aşk ve sevgiyle öğretmeye başlaması çok anlamlı.
Önemli bir not: Sümer mabetlerinde kadın fahişelerden başka kadın kıyafeti giyinmiş erkeklerle erkek kıyafeti giyinmiş kadınlar da eşcinsellik görevini üstleniyorlarmış.
Belki de onlara fahişe sözcüğünden başka bir tanımlama daha doğru olurdu…
Önceki Bölümler:
Tanrıçalar Tanrıçası
İnanna’nın serüvenleri...
Kaynakça: M. İlmiye Çığ: Ortadoğu Uygarlık Mirası
Samuel Noah Kramer: Tarih Sümer’de Başlar
Burak Eldem: 2012 Marduk’la Randevu
Donna Rosenberg: Dünya Mitolojisi