Tarihte Bugün      Alternatif Tarih
   Günün Bilgisi      Günün Komiği
Başarısızlık ecel değil, öğretmendir.
Yenilgi değil, gecikmedir.
Çıkmaz sokak değil, virajdır.

William Word
Yorumlar
 
Nil Gün
nilgun@kuraldisi.com
Yazara ait tüm yazılar için tıklayın>

Ne Erkek Ama
O, müthiş özgüven eksikliği içinde kıvranan, baskıcı, kıskanç, duygusal zekası ve yaşı çocukluk döneminde takılı kalmış bir zavallıdır. Devamı>




Sezaryen Masum Değildir
Bu Hikaye Senin mi?
PiKi ve Bedenin Bilgeliği
Gölgelerden Aydınlığa
Anastasya'nın Hikayesi
Babasız Bir Babalar Günü
Hareket Halindeki Enerji
Editörden
Yazarlar
Konuk Yazarlar
Genç Kalemler
Haberler
Röportajlar
Basından
Duyurular
Çekim Yasası
Paylaşımlar
Farkındalıklar
Başarı Öyküleri
Yardım Hattı
Arşiv
Eğitimlerimiz
Eğitmenlerimiz
Katılımcı Görüşü
Eğitim Takvimi
Yayınlarımız
 

Giriş İçin Tıklayın


Favorilerime Ekle
Anasayfam Yap
Anasayfa
Gölgelerden Aydınlığa Karakter Boyu:

 
Nil Gün
09 Temmuz 2008

Kendinizi ve hayatınızı gerçekten anlamak istiyorsanız, zor ve acı veren kendinizle yüzleşme çalışmasını yapmanız gerekiyor.

 





İyi insanlar neden kötü şeyler yaparlar?...

Bazen kendimizden beklenmeyen davranışlarda bulunuyor, kendimizi sabote eden seçimler yapıyor ve tüm bunların nedenini anlamakta güçlük çekiyoruz....

Kendimiz de çevremizdeki insanlar da bu seçim ve davranışlarımıza bir anlam veremiyor.

İnsan bile bile niye kendisine zarar versin ki? Ama çoğu kez bilmeden veriyor işte.

Derinlik Psikolojisinin babası Carl Jung, kendimizin farkında olmadığımız yönlerimize “gölge” diyor.

Her birimizin ışığı var. Her ışığın gölgesi de vardır.

Gölgelerimiz kendimizi tanımadığımız yönlerimiz.

Siyah gölgelerimiz de var.
Beyaz gölgelerimiz de.

Siyah gölgelerimiz kendimizde görmek istemediğimiz, hatta varlığından haberdar bile olmadığımız kör alanlarımız.  Kendimizle ilgili yadsıdığımız her şey.

Beyaz gölgelerimiz varlığından haberdar olmadığımız henüz ortaya çıkmamış potansiyel alanımız. Henüz kullanmadığımız gücümüz, yaratıcılığımız, yeteneklerimiz.

Yaşam Okulu eğitimlerinin her modülünde gölgelerle uğraşırız. Ama bir de yoğun uğraştığımız bir modül var. Tam da “Gölgelerden Aydınlığa” başlıklı workshop eğitimini verdiğimiz bu günlerde Kuraldışı Yayınlarından “gölge” ile ilgili harika bir kitap çıktı.

Kitabın adı İyi İnsanlar Neden Kötü Şeyler Yaparlar.  Yazarı Jung’un öğrencisi olan psikanalist Dr. James Hollis.

Hollis’in tüm kitaplarını severim. İnsan ruhunun labirentlerinde gezintiye çıkarır okuru. Bu kitabı gerçekten olağanüstü.

Kendinizi ve hayatınızı gerçekten anlamak istiyorsanız, zor ve acı veren kendinizle yüzleşme çalışmasını yapmanız gerekiyor. Bunu yapmaya cesareti olanların sayısı dünyada çok az. Bu nedenle hayatını anlamlı ve doyumlu bir şekilde yaşayan çok az insan var.

Gerçekten gelişmek, bilinçli ve bütün bir insan olmak istiyorsanız sizi koruduğunu sandığınız imajlarınızdan,  sorunlarınızı sizin adınıza başkalarının çözeceği beklentisinden vazgeçmeniz ve radikal bir dürüstlükle kendinizle yüzleşmeniz gerekir.

Bu süreçte aynada gördüğünüz birçok şeyden hoşlanmayacak ve kendinizi savunmak için mazeretler üretmeye başlayacaksınız. Ama acılarımızı yaratmada farkında bile olmadan rol oynadığımızı fark etmeye başladıkça acılarımızın da azaldığına tanık olacağız.

Hollis, insanın hayatta ihtiyaç duyduğu ve özlemini çektiği şeyin mutluluk değil, anlam olduğunu söylüyor. Hayatımızın anlamını bulmamız için de önce gölgelerimizle barışmamız, gerekiyor. Yani kendimizle ilgili korktuğumuz, yadsıdığımız ve başkalarına yansıttığımız yönlerimizle.

Hayatımızı anlamlı kılmaktan daha önemli bir şey var mı?

Maddi boyutta her şeye sahip olsanız bile anlamsız bir hayat cehennem gibi bir hayattır. Anlamsızlığın içte yarattığı kocaman boşluğu para, yemek, içki, haplar, konum, unvan, aşk  vb… gibi  şeylerle doldurmak mümkün değil. Bunlar bizi geçici bir şekilde oyalayabilir belki ama boşluk yine oradadır.

Kitap, okura psikolojik derinlik ve zengin içgörüler sunuyor. Kendi hayatınıza daha derinden bakmanızı sağlıyor. Satırları okurken, sizi kendinizle ilgili rahatsız eden, korkutan yönlerinizle yüzleşmeye teşvik ediyor. Hayatınızı derinden sorgulamaya ne kadar ihtiyaç duyduğunuzun farkında oluyorsunuz.
 
“Sorgulanmamış hayat yaşanmamış hayattır.” Ne kadar doğru bir söz.

Kendimizi tanımak, neyi niçin yaptığımızı anlamamızı ve tekrar tekrar aynı hataları yapmamamızı sağlıyor.

Her birimiz her gün yeni seçimler yapıyoruz. Seçimlerimiz ne kadar bilinçli olursa hayatımızın kalitesi o ölçüde artıyor.

Hayat mücadelesi denilen şey aslında yaptığımız kötü seçimlerin sonuçlarını yaşamaktır. Hayat bir mücadele değil bir serüven olabilir.

Mazeretlerin sahte koruyuculuğundan, yadsımanın at gözlüklerinden, gerçekten kaçmanın mümkün olduğunu sanmanın illüzyonundan vazgeçerek kendiniz için daha iyi bir geleceğe küçük adımlar atarak ilerleyebilirsiniz.

Kendi varlığınızın derinliklerine ilginç bir yolculuk yapmaya hazırsanız, bu kitap sizin için.

Gölge ile ilgilenen okurlar için daha önce Kuraldışı yayınlarından çıkmış olan Debbie Ford’un Gölgenin Sırrı kitabını da öneririz.

Sevgiyle hoşça olun.


Yorum Yaz Arkadaşına Gönder Çıktı Al

İnsanlık bu dönem "kendi gölgeleriyle" yüzleşiyor, buna dünya da dahil... Etrafımızda ne çok doğal afetler, şiddet arttı, haberlerde bunların örneklerini yoğun bir şekilde görüyoruz. "Hiç bir şey gizli kalamaz" diye bir cümle okumuştum bir kitapta. Tam da bu noktadayız sanki... İnsanlık "kendine" bakmak zorunda çünkü bu güne kadar hep karşıya baktık!..
Hem asıl gölgelerimizi hem de kırıntılarını ortaya çıkarmak durumundayız, birey olabilmek için, insan olabilmek için... Sizlerde bu yolda destek oluyorsunuz, eğitimlerinizle ve onlara ulaşamayanlara kitaplarınızla...
Ayrıca Sevgili Nil Gün, "Geçmişin Gölgeleri" ve "Işığı Arayanların Karanlık Yanı" da bu kitaplara destek olacaktır diye düşündüm. Sevgiler...
güneş 11 Temmuz 2008 Saat:11:56:22

''Hayat mücadelesi denilen şey aslında yaptığımız kötü seçimlerin sonuçlarını yaşamaktır. Hayat bir mücadele değil bir serüven olabilir'' diyor bu yazı. Evet, aynen de öyle....
İşte bu seçimleri nasıl oluşturduğumuzu anlamak için, kendimizle yüzleşmemiz gerekiyor, hayatı mücadele şeklinde algılamamızı sağlayan bilinçaltı kalıplarımızı yenilememiz gerekiyor.
Ağzımızdan çıkan her kelimeyi bilinçli seçmemiz gerekiyor.
İstemediklerimize değil, istediklerimize odaklanmamız gerekiyor.
Ve de en önemlisi, bir amacımız olması gerekiyor. Rüzgarda savrulan yaprak olmaktan vazgeçmemiz gerekiyor.
Bunların her biri küçük birer adım.
Hepsi birarada ise, kocamaaan bir adım.
dilek taşçılar 10 Temmuz 2008 Saat:11:15:43

Atılan o küçücük adımlarla, ne kadar uzun bir yol alınabildiğini görmek, insanı daha büyük adımlar atmaya da teşvik ediyor. Müthiş bir zenginlik bu!....Teşekkürler Nil
Çiğdem Çubuk 09 Temmuz 2008 Saat:15:05:14

  Editörden | Yazarlar | Konuk Yazarlar | Genç Kalemler | Haberler | Röportajlar | Basından | Duyurular | Çekim Yasası | Paylaşımlar | Farkındalıklar | Başarı Öyküleri | Yardım Hattı | Arşiv
Bu site obichim tarafından hazırlanmıştır.