Tarihte Bugün      Alternatif Tarih
   Günün Bilgisi      Günün Komiği
Başarısızlık ecel değil, öğretmendir.
Yenilgi değil, gecikmedir.
Çıkmaz sokak değil, virajdır.

William Word
Yorumlar
 
Nil Otova

Yazara ait tüm yazılar için tıklayın>

Ben Lüksü Severim
Lüks denen her şey gerçekte lüks değildir, sadece vazgeçilirdir. Vazgeçemediğimiz lüksler ise bizi daha iyimser yapar. Devamı>




Çerçeveler
Küçük Ayrıntılar
Gücün Kaynağı…
Sınırları Biz Koyarız…
Sevgiliye İlk Sesleniş
Aşkta Kısa Devre
Ben de isterim ondan!..
Editörden
Yazarlar
Konuk Yazarlar
Genç Kalemler
Haberler
Röportajlar
Basından
Duyurular
Çekim Yasası
Paylaşımlar
Farkındalıklar
Başarı Öyküleri
Yardım Hattı
Arşiv
Eğitimlerimiz
Eğitmenlerimiz
Katılımcı Görüşü
Eğitim Takvimi
Yayınlarımız
 

Giriş İçin Tıklayın


Favorilerime Ekle
Anasayfam Yap
Anasayfa
Gücün Kaynağı… Karakter Boyu:

 
Nil Otova
04 Eylül 2008

Kadın sevdiğinde sahiplenir, kadın sevdiği uğruna her şeyi göze alır, yaratıcıdır ama yok edici de olabilir...

 

 

 

 

Geçenlerde, bir erkek dostumla ile aramızda, kadın erkek üzerine sonu gelmeyecek gibi görünen güler yüzlü bir sohbet başlamıştı. Bir ara arkadaşım, kadınların aslında birçok konuda gerçekten de erkeklerden daha güçlü, daha dirençli ve daha dayanıklı olduklarını kabul ettiğini söyledi.

Kadın sevdiğinde sahiplenir, kadın sevdiği uğruna her şeyi göze alır, yaratıcıdır ama yok edici de olabilir, kadın acıya dayanır, yokluğa dirençlidir.

Peki ama bu gücün kaynağı nedir, diyordu, karşımdaki erkek!

Ona hiç tereddüt etmeden cevap verirken, aslında çok önemli bir noktaya değiniyordum:

Kadının gücü, yaratıcılığından kaynaklanıyor, dedim…

Erkeğin yoksun olduğu bir yaratıcılık: Doğurganlık…

Evet arkadaşım, çocuk doğurmak basit bir olay değil. Kendinden bir varlık yaratıyorsun. İçinde büyütüyorsun onu ve kendi varlığının bir parçası olarak hayat veriyorsun. 

Kuşkusuz kadın içindeki varlığa can verirken aylar boyunca tanrıyla bütünleşiyor.

İnsanlık var olduğundan beri bu yüzdendir ki bereketli her şeye ana denmiş, vatan anaya benzetilmiş, toprak anaya benzetilmiş ve ana tanrıçalara tapınılmış, salt yaratıcı olarak da değil aynı zamanda yok edici olarak da bilinmiş ana tanrıçalar, efsane kahramanı kadınlar, Medea gibi, Salome gibi!
        
Doğurganlık nasıl bir şeydir dersek, kadın doğurmasa da bu yaratıcılığını içinde taşıdığı için özel bir varlık, unutmayalım ki her ay adet dönemlerinde kadın yaratıcılığının sancısını çekiyor ve bu özelliği de ona her şeye dayanma gücü veriyor, bu yüzden sevgisinde şefkat ağır basıyor.

Gebelik ise kadının hayatında öylesine bir mucize ki, onu kendi içine baktırıyor, kendi kendini çoğaltarak bir can yaratmanın sancısını taşıyor, ağrısıyla, ağırlığı ile. Aylar boyunca kendi kanıyla, ruhuyla besleyerek içinde büyüttüğü ‘can’ kadını kutsallaştırıyor.... CENNET ANALARIN AYAĞI ALTINDADIR!

Bu güçlü analık sevgisi ömür boyunca hayatımızın her anında karşımıza çıkıyor...

Hiç doğurmasa bile kadın yaratıcı bir yapıya sahip, bu nedenledir ki içgüdüleri, direnci ve duyguları çok güçlü, yaratıcılığını hep içinde taşıyor, her fırsatta hayata geçiriyor.

Kadın annelik içgüdüsüyle ömrü boyunca her şeye dayanıyor. Anne, karşılıksız sevginin ve fedakarlığın tek sahibi…

Erkeğini de böyle seviyor… Yerine göre onun kadını, sevgilisi, fahişesi ve annesi olup seviyor, sevgisini savunuyor, sevgisi gibi nefreti de büyük oluyor.

Erkek arkadaşım, acımasızlığın örneğinin de kadınlarda görüldüğünü örnekledi bana….

Kimi zaman onu Penelope kimliğinde sabır ve sadakatin simgesi olarak tanıdık, kimi zaman Medea olarak erkeğin ihanetini çocuklarını katlederek cezalandıran kadın olarak, kimi zaman meraklı söz dinlemez Pandora, kimi zaman eşitlik ve özgürlük adına cenneti terk etmeyi göze alan Lilith…

Bu örneklemeler üzerine ben de dedim ki: İsterse dünyayı parmağının ucunda çevirebilecekken, eğer eşitliği hala tartışılıyorsa, bunun nedeni de bence içindeki sevgisidir!

Tartışılır, dedi arkadaşım da…


Yorum Yaz Arkadaşına Gönder Çıktı Al

Erkek ve kadın birbirini hem düşünsel hemde fiziksel şekilde tamamlayan bütünleyen birlikte bir bütün olarak yaratılmış mutluluğun meyvelerini birlikte toplayabilen hem sevgide hem romanizimde hem birlikte çok sayıda paylaşımları olabilen insan cinsleridir biri olmadan diğeri yarımdır dünyada herşey simetrik bir şekilde yaratılıldığından işte bu insanda kadın erkek şeklinde oluşmuştur birde kadının vede erkeğin birbirine aşkının tazeliğinin sürekliliği önemlidir yani hep aynı güzellikleri birlikte günün her saatinde birlikte görebilmeleri ve günün her saatini birbiriyle fizikksel anlamda olmasada düşünsel düzeyde birbirinin olmalarıdır bu birbirinin olmaları konusunu ben çok önemsiyorum
yıldırım 25 Ekim 2008 Saat:17:11:44

Bence kadın ve erkek, biri diğerinden üstün olan varlıklar değildir, illa ki eşit de değildir, çünkü eşit demek 'aynı' demektir. Oysa kadın ve erkek birbirinden çok farklı yaratılmıştır ve birbirini 'tamamlayan' varlıklardır. Zaten farklı yaratılmış olmalarından kaynaklanır birbirlerini tamamlama zorunluluğu. Ve neticede, en önemlisi, sonuçta 'insan' olabilmektir.
Kadındaki dişi enerji, sevgiyi, sezgiyi, yaratıcılığı ve duyguları daha kolay deneyimlemesini sağlar.
Erkekteki erkek enerji de, gücü, kuvveti, iradeyi ve aksiyonu temsil eder.
Bu 2 enerji birleşmezse, sadece kadına tanınmış gibi görünen, bebek sahibi olma ayrıcalığı, yani bir canlı yaratmak ayrıcalığı da yaşanamaz... Kadın bunu tek başına yapamaz, illaki erkeğin enerjisine de ihtiyacı vardır. Erkek de tek başına baba olamaz tabi... Buna rağmen, kadın veya erkek olmaktan dolayı üstünlük duymak, fazlaca 'kibir' manasına gelir ki, bu da bizi 'gerçek insan' olmaktan alıkoyar. Yani bu anlamda, bir üstünlik veya ayrıcalıktan konuşmak yanlış kanımca.
dilek taşçılar 04 Eylül 2008 Saat:16:06:40

Çocuklarını, kocasını, her önüne geleni kontrol etmeye çalışan; doğurduğunun kendisine ait olduğunu sanan, onu kendi istediği şekilde yaşamaya zorlayan, bu yolda her türlü manipülasyonu yapan kadınlarla/annelerle SEVGİ kelimesini yan yana getiremiyorum. Bir sürü anne evlatlarını kendisine karşı borçlu hissettirmeye çalışarak kontrol etme derdinde. Evet burda kesinlikle güç var, doğru, ama sevgi yok :). Tüm bunların dışında çocuklarının kendisinden AYRI birer varlık olduklarının farkında olup ona göre davranan anneler için -onlar gerçekten çok az sayıdalar- sevgiden bahsedebiliriz, evet. Yazdıklarında sevgiden ziyade, sahiplenmeyi ve üstünlüğü okudum -tabi bunlar tümüyle benle de alakalı olabilir. Önemli bir konuya değinmişsin.
onur sargın 04 Eylül 2008 Saat:12:59:18

 Toplam 4 yorum var. 1 2  


  Editörden | Yazarlar | Konuk Yazarlar | Genç Kalemler | Haberler | Röportajlar | Basından | Duyurular | Çekim Yasası | Paylaşımlar | Farkındalıklar | Başarı Öyküleri | Yardım Hattı | Arşiv
Bu site obichim tarafından hazırlanmıştır.