03 Nisan 2008
GÜNEŞ: Cinayet sadece fiziksel mi? Ruhlarının öldürüldüğü öyle çok insan var ki…
''Elalem Duymasın'' yazısına yapılan yorum:
Failleri hep belli ama… Polis bile aile içi diye karışamıyordu, çocuklara, kadınlara inanmıyorlardı. Annelerimiz, ablalarımız, kardeşlerimiz, birilerinin hem de çok yakın birilerinin fiziksel saldırılarına uğruyor ve SUS diyorlar SUS! Kim diyor bunu toplumu oluşturan insanlar. Neden? Aile bütünlüğü adına ve aile içinde bu tür olayları duymaya tahammülleri yok. Eğer buna olan inançları bozulursa neye güvenecekler? Bu yüzden kulaklarını tıkamayı, korkularını bastırmayı, görmezlikten gelmeyi yeğliyorlar. Ama ne yazık ki böyle dehşet verici şeyler var.
Yapanlar ise yaptıklarını yanına kar sayıyor biliyor ki karşısındakiler savunmasız, biliyor ki kimse onlara inanmayacak! Kanıt yok, belge yok, gidecek yerin, tutunacak dalın yok… SESSİZLİK, bu tür hastalıklı beyinlerin hem başka kurbanlar bulmasına hem de daha ileri gitmelerine neden olabiliyor!
Ya öyle yaşamak zorunda kalanlar… Ne fırtınalar kopar o küçük yüreklerde ya da çaresizliklerde… Büyük bir suç işlemiş gibidirler mağdur olmalarına rağmen. Üstelik suçluluk duygusu bütün hayatlarını etkiler. Yanlış olanın kendisi olduklarını düşünürler ve bedenlerinden nefret ederek yaşarlar. O suskunluk ve sessizlikle savaşırlar yıllarca. Kendini sevmekten vazgeçmenin ne ağır bedel olduğunu bilirler.
53 yaşında bir çocuk tanımıştım evet bir çocuk… Çünkü bir tarafı hala altı yaşındaydı. Bir gün kendi yaşamımı sorgularken, bir nedenden dolayı onu aradım ve başından böyle bir şey geçip geçmediğini sordum. Aldığım cevap karşısında şaşırmıştım.
Amcası tarafından tacize uğradığını söylemişti. Başka kim biliyor demiştim, hiç kimse, sadece sen demişti. Yıllarca onu içinde saklamıştı ve kimsenin inanmayacağını biliyordu. Yanıma geldiği bir gün yine bacağından şikayet ediyordu. Ağrısından, acısından ve aslında bacağına olan nefretinden! O an sordum, yoksa amcan bu bacağına mı…
Bir an düşündü ve evet dedi, nereden bildin bu bacağım olduğunu? Çünkü onunla resmen kavga eder gibi konuşuyorsun… Bacağına kızma ne olur, bu senin suçun değildi dedim ama yılların dinmeyen bu acısını bir sözüm nasıl değiştirebilirdi ki?
Ona sarılmıştım. Annemdi o benim annem, canım annem. Yıllarca öfkesi onu ayakta tutmuştu. Bu konuşmadan 4 yıl sonra kanser olduğu ortaya çıktı ve bir ay içinde kaybettik. Tek bir olay belki kanser olmasına neden değildi ama en büyük etkenlerden biriydi. Ve o yine de büyük bir savaşçıydı. Yaşadıklarına ve öfkesine rağmen böyle bir olayın altından tek başına kalkmaya çalıştığı için.
DUR diyebilenlerin artması, annelerin çocuklarına sahip çıkması ve sonuna kadar savaşması gerek. Taciz bile bir zincir halkası… Tacize, şiddete maruz kalmış bir annenin, çocuklarının da bunu yaşama ihtimali çok yüksek… Ve bu zinciri birileri kırmalı… Birileri kırmalı bu zinciri, KIRMALI, KIRILMALI!
Ne diyebilirim Çiğdem, annen gibi insanların artmasını dilemekten başka. Yaşayanların bir yol bulmasını dilemekten başka. Çok ağır ve derin bir konunun bu kadar cesurca ifade edilmesine aracı olduğun için sana teşekkür ederim. Sevgiler