Tarihte Bugün      Alternatif Tarih
   Günün Bilgisi      Günün Komiği
Kuru pantolon ile balık tutulmaz.
Cervantes
Yorumlar
 
Dilek Taşçılar

Yazara ait tüm yazılar için tıklayın>

Rezalet!
Bugün sizlerle tıp dünyasına ait bir ayıbı paylaşmak istiyorum. Bayram günü Central Hospital'de yaşadığımız rezaleti... Devamı>




Babama Mektup
Ah Bu Ayrı’lık Duygusu!..
Hayal Kırıklığındaki Mucize
Yüzleş, Kucaklaş ve Özgürleş!
Her Gün 40 Bin Düşünce
Basit Farkındalıkların Gücü
Kader Mirası
Editörden
Yazarlar
Seçme Yazılar
Genç Kalemler
ŞİİRLERİNİZ
Haberler
Basından
Çekim Yasası
Paylaşımlar
Farkındalıklar
Röportajlar
Duyurular
Başarı Öyküleri
Yardım Hattı
Arşiv
Eğitimlerimiz
Eğitmenlerimiz
Katılımcı Görüşü
Eğitim Takvimi
Yayınlarımız
 

Giriş İçin Tıklayın


Favorilerime Ekle
Anasayfam Yap
Anasayfa
Günün Yorumu Karakter Boyu:

 
Dilek Taşçılar
04 Ağustos 2008

Kıymayın çocuklara, onlar sizin değil, evrenin çocukları. Bırakın kendi doğrularını yaşasınlar...

 

 

 

 

Bu yorum Ahmet Altan'ın Dindar Olmak İsterdim yazısına yapılmıştır.

Dünyada bir çok din var ve her dindar en iyi dinin kendisininki olduğunu söylüyor. Peki hal böyleyken, neden her din ortak konuları işliyor sizce?

Neden hepsi, bir insanın diğerine nasıl davranması gerektiğini söylüyor?

Neden yaratılmış her canlıya hak ettiği saygıyı göstermemizi söylüyor?

Peki bunlar, din/dil/ırk ayırt etmeksizin, evrensel yasalar olamaz mı?

Bir düşünün...

Hangi insanın hangi dine mensup doğacağını kim tayin ediyor? Ya da renginin beyaz mı siyah mı olacağını?  Ya da kadın mı erkek mi doğacağını?

Eğer tanrı tayin ediyorsa, böyle bir ayırımı neden yapıyor sizce?

Peki evreni yaratan tanrı ise, evren sürekli bir gelişim halkindeyken, sizce hangi din anlayışı olduğumuz yerde kalmamızı, sorgulamadan, araştırmadan, gelişmeden ve ezbere zihniyet ile şekilci davranmamızı ister ki?

Evrende dişi ve erkek, birbirini tamamlayan bir sürü unsur varken,
hangi evrensel anlayış kadını erkekten ayrı tutabilir ki?

Evrene bir bakın, doğayı gözlemleyin, irili ufaklı her detay birbirini tamamlar mahiyette. Biri olmadan diğeri var olamıyor. Peki buna rağmen biri diğerinden daha önemli yada daha önemsiz diyebilir miyiz?

Bu şekilcilikten ne zaman kurtulacağız?

Bencil düşünceden evrensel düşünceye geçiş ne zaman olacak?

Ne zaman başkalarının dayatmaları, başkalarının deneyimleri ile yaşamaktan vaz geçeceğiz?

Burada en büyük iş anne babalara düşüyor.

Anne babalar!

Sizin yaşadığınız hayat kusursuz mu ki çocuklarınızı sizin izinizden gitmeye zorluyorsunuz?

Yaşamınız mutluluk abidesi mi ki, çocuklarınızı da kendi mutsuzluğunuza sürüklüyorsunuz?

Bırakın çocuklarınız kendi doğrularını/yanlışlarını yaşasınlar, sizin gösteremediğiniz cesareti göstersinler.

Onlar sizden nasıl yaşanmayacağını öğreniyor, siz de onlardan nasıl yaşanacağını öğrenebilrisiniz belki.

Kıymayın çocuklara, onlar sizin değil, evrenin çocukları.


 


Yorum Yaz Arkadaşına Gönder Çıktı Al

Konya'daki katliami duydugumda icim yandi!Selma isimli kizi konusurken yakaladim Kanaldaki haberi.Ekrandaki kiz 10-11 yaslarinda olabilirdi ancak.
Yasadigi sok yüzünün tüm hatlarina ve hatta sesinin tonuna bile yansimisti.O kizin ablasi da enkaz altindan cansiz cikarilmis..Bu kizcagiz o Anne ve Babaya sormuyormu-sormuyacakmi"Siz neden sikayetci olmuyorsunuz"diye.
Bu nasil bir anlayistir,bu nasil bir sevgisizlik ve kendine saygisizliktir.O insanlar o cocuklarini hicmi sevmediler ve hicmi emek vermediler ki, bu kadar duyarsiz olabiliyorlar.Ben buna asiri dincilikten ileri gelen delilik bicimi diyorum.Bu Din deliliginden baska birsey olamaz..Birilerine göre yargiliyor olabilirim ama,utanilasi bir duygunun gelismesine yardimci olabilmek adina yargilamak istiyorum,,Dincilikle Dindarlik arasindaki ince fark bu olsa gerek,biri dincilerin tarafini tutmak,digeri ise,dindar olup tanriyla taraf olmak.
Nazim Hikmet'in" Hos geldin Bebe" siirini hatirladim....
Yasama sirasi, cocuklarda olabilecek bir dünya özlemiyle...
aynur turan 05 Ağustos 2008 Saat:03:03:16

Sevgili Dilek, söylenebilecek her şeyi o kadar güzel açıklamışsın ki, yüreğine ve kalemine sağlık.
Umarım bu yazıları birileri (o şikayetçi olmayan, o hiç bir şeyden şikayetçi olmayan(!) anne-babalar!) ve diğerleri gerçekten duyar.
Biri spermiyle diğeri yumurtasıyla nasıl böyle bir hakimiyete cesaret edebiliyorlar? Nasıl? Tamam herşeyin bir nedeni var, görünenin ardındakini göremeyebiliriz ama çocuklar köle mi? KÖLENİZ Mİ ya? Allah aşkına yeter, yeter... Son bir ay içinde ne çok çocuk öldü. İçim acıyor, içim... Yüreğim sızlıyor.
Ama geridekiler hiç bir zaman duymayacak, bunu çok iyi biliyorum. UMARIM, UMARIM bu nesil artık ne yapması gerektiğini biliyordur!..
güneş 04 Ağustos 2008 Saat:16:46:10

Dilek Hanım muhteşem bir yorum yapmışsınız sizi kutluyorum.Evet sizinde dediğiniz gibi biz anne/babalarımaza göre yaşıyoruz onların istekleri doğrultusunda hareket ediyoruz nedenini bilmiyorum ama bu böyle akıp gidiyor işte. 17tane cıvıl cıvıl genc kardeşlerimde anne/babalarına göre hareket ettiler sırf onlara karşı gelmemek için o kacak kuran kursuna gittiler ve sesleri çıkamadığı için ölümü seçtiler yazık değilmi o gencecik kızlara onların ne sucu vardı ölümü hak edecek ne yaptılar. Anne/babalarımız bazen kendi doğru bildikleri ama bize zararı olan o kadar çok şeyler yapıyorlaki bunlara neyazıkki karşı gelme gücümüz olamıyor.Sizin de dediğiniz gibi biz sadece onların değil bu evreninde çoçuklarıyız ve hak ettiğimiz yaşamı hayatı yaşamak istiyoruz(m). Umarım bu üzücü olay bizim adımıza karar veren anne/babalarımıza ders olmuştur. Teşekkür ederim dilek han.
Müjde Bayramlı 04 Ağustos 2008 Saat:13:07:32

Heey Ne Duruyorsun?!
Evet, hata yaptın çok, hem de pek çok kere ama yeniden nefes almak, yeniden başlamak için geç mi, söyle?
Aşkım Ben
Sanat Meditasyondur
Gül Kurusu Akşamlar
Sabret Gönül

  Editörden | Yazarlar | Seçme Yazılar | Genç Kalemler | ŞİİRLERİNİZ | Haberler | Basından | Çekim Yasası | Paylaşımlar | Farkındalıklar | Röportajlar | Duyurular | Başarı Öyküleri | Yardım Hattı | Arşiv
Bu site obichim tarafından hazırlanmıştır.