Tarihte Bugün      Alternatif Tarih
   Günün Bilgisi      Günün Komiği
Ateşi daima su ile korkuturlar fakat
suyu hiç ateşle korkutabilirler mi?

Mevlana
Yorumlar
 
Saim Koç
saim@kuraldisi.com
Yazara ait tüm yazılar için tıklayın>

Duyarlı Olmak Yorucu mudur?
Sizin duyarlılık olarak algıladığınızı başkaları paspaslık olarak algılıyorsa sorun sizde. Bunu değiştirecek olan da sizsiniz. Devamı>




Sağlıklı Yasaklar!
Neden Topraksız?
Aidiyet Bir İhtiyaç mı?
İnsanoğlu/Kızı Bir Tuhaf
Kadınlar!..
Olanı Görmeden Olması Gerekeni Bilemeyiz
Bu Yazı Hayatınızı Kurtaracak
Editörden
Yazarlar
Konuk Yazarlar
Genç Kalemler
Haberler
Röportajlar
Basından
Duyurular
Çekim Yasası
İtiraf Ediyorum
Farkındalıklar
Başarı Öyküleri
Yardım Hattı
Arşiv
Eğitimlerimiz
Eğitmenlerimiz
Katılımcı Görüşü
Eğitim Takvimi
Yayınlarımız
 

Giriş İçin Tıklayın


Favorilerime Ekle
Anasayfam Yap
Anasayfa
İlgimizi Çekiyor Çünkü… Karakter Boyu:

 
Saim Koç
03 Aralık 2007

Hiç düşündünüz mü, neden bazı şeyler ilgimizi çekerken bazı şeyler çekmez?

İlgimizi çeken şeyler, içinde bizim için bir şeyler olduğunu düşündüğümüz şeylerdir!

Evet, bir genelleme yaptığımın farkındayım. Eğer istisnası yoksa böyle bir genelleme yapabiliriz. Üstelik bu genellemeyi hem olaylar, hem nesneler, hem de insanlar için yapabiliriz.

Tersi, yani ilgimizi çekmeyen şeyler ise, bize herhangi bir getirisi olmadığını düşündüğümüz şeylerdir.

Çekildiğimiz insanlara bakalım:
Sohbetinden hoşlandığımız, bilgisinden yararlandığımız, bizi eğlendiren, yanlarında zamanımızı keyifli geçirdiğimiz insanlardır; onlardan aldığımız bir şeyler vardır.

Çekildiğimiz olaylara bakalım:
Bizi eğlendiren, paylaşmanın hazzını yaşatan, tecrübe kazandıran, yeni bir şeyler öğrenmemize katkıda bulunan olaylardır.

Çekildiğimiz ortamlara bakalım:
Kendimizi huzurlu, mutlu, keyifli vb. hissettiğimiz ortamlardır.

Evet, maddi ya da manevi doyum almadığımız şeylerden, ortamlardan ve insanlardan uzak duruyoruz. Hayat, bizi hoşlanmadığımız ortamlarda kalmaya ya da hoşlanmadığımız kişilerle bir arada olmaya zorluyorsa bu duruma katlanıyoruz.

Bu yaklaşım size biraz bencilce gelebilir; eğer başkalarının beklentilerini dikkate almıyor ve buna uygun davranmıyorsak, haklısınız; bence de çok bencilce.

Her ilişkiye sadece kendi beklentilerimizin karşılanması perspektifinden baktığımızda; her ortama, sadece kendi keyfimizi gözeterek girdiğimizde; her nesneye sadece kendi tatminimiz açısından yaklaştığımızda gerçekten bencilce bir yaşam içine sürükleniriz.

Aslında bütün bunları sizinle bir gözlemimi paylaşmak için yazdım. Biliyorsunuz aynı zamanda yayımcıyım. Yıllar içinde okuyucu profili hakkında bir fikir edindim.

Burada genel sözcüğünü kullanacağım ama genelleme yapmayacağım. Bireysel gelişime ilgi duyanlar genel olarak tek boyutlu insanlar. Yani diyeceğim o ki, bireysel gelişim dışında pek kitap okumuyorlar. Tabii bunun dışında kalan bir kesim olduğunun farkındayım. Çeşitli türde kitaplar okuyan bu kesim maalesef azınlıkta. Ama olması gereken, bu azınlığın çoğunluk haline gelmesi.

İnsan sadece bireysel gelişim kitabı okuyarak gelişemez ve olgunlaşamaz. Bu insanları kapıda bekleyen en büyük tehlike ise bencilliktir.

Onlar için hayat, yazının başında açıkladığım, bu işin içinde benim için ne var, anlayışının ötesine geçemez.

Bencilce, sadece kendi çıkarlarına odaklanmışlardır.

Sorsanız maddeci anlayışı eleştirirler. Ne var ki, bütün ‘ruhani yücelikleri’ kendi doyumlarının ötesine geçememiştir.

Tek amaçları, hayatlarını en mutlu ve en doyumlu şekilde yaşamaktır.

Bunun için gerekirse Tibet’e giderler. Saatlerce “ooommm” çekerler. Ama kendilerinden başka kimseye beş kuruşluk faydaları yoktur.

Yaşamın zorlukları karşısında çabuk yılarlar. Başkalarının ne hissettiği, nasıl yaşadığı umurlarında değildir. Dünyada olup bitenden haberleri yoktur. Onlar için ruhsallık ulaşılması gereken bir mertebedir. Ne yapıp edip o mertebeye çıkmaya çalışırlar.

Oysa ruhsallık insanlıkla kazanılır. İnsanlaştıkça ruhsallaşırız.

Tarihten, sanattan, kültürden beslenmeyen birey sağlıklı düşünemez; empati yeteneğini geliştiremez; hayata duyarlı olamaz.

Ve şundan emin olalım ki, hayatımızı güzelleştirmek, hayatı güzelleştirmekten geçiyor.

 

 


Yorum Yaz Arkadaşına Gönder Çıktı Al

Ruhsallığın bu kadar sık telaffuz edildiği ve zaman zaman da malesef çok ucuz harcandığı bir devirde, bu yazı çok hoş bir 'kapak' olmuş bence.
Şekilcilikten uzak... Öz'e yakın...
dilek taşçılar 27 Haziran 2008 Saat:16:02:57

İlk duyduğumda çok hoşuma gitmişti ''bilgi dingini''tamlaması.Tam da senin için söylenmiş.Ne harika bir uyarı yazısıdır bu ellerine yüreğine sağlık Saim
Çiğdem Çubuk 25 Aralık 2007 Saat:16:36:58

teşkkürler saim koç. anlatıklarınız su cümleye yanıt cahilin ibatedindense alimin uykusu çok daha makbül.
canan erturk 07 Aralık 2007 Saat:18:13:12

 Toplam 7 yorum var. 1 2 3  


  Editörden | Yazarlar | Konuk Yazarlar | Genç Kalemler | Haberler | Röportajlar | Basından | Duyurular | Çekim Yasası | İtiraf Ediyorum | Farkındalıklar | Başarı Öyküleri | Yardım Hattı | Arşiv
Bu site obichim tarafından hazırlanmıştır.