Tarihte Bugün      Alternatif Tarih
   Günün Bilgisi      Günün Komiği
Kuru pantolon ile balık tutulmaz.
Cervantes
Yorumlar
 
Nil Otova

Yazara ait tüm yazılar için tıklayın>

Yoga ve Yogiler
Gerçek yogiler pek ortalarda görünmüyorlar; dağlarda, ormanlarda, ıssız yerlerde inzivaya çekiliyorlar. Devamı>




Ben Tanrıçayım
Ben Lüksü Severim
Çerçeveler
Küçük Ayrıntılar
Gücün Kaynağı…
Sınırları Biz Koyarız…
Sevgiliye İlk Sesleniş
Editörden
Yazarlar
Seçme Yazılar
Genç Kalemler
ŞİİRLERİNİZ
Haberler
Basından
Çekim Yasası
Paylaşımlar
Farkındalıklar
Röportajlar
Duyurular
Başarı Öyküleri
Yardım Hattı
Arşiv
Eğitimlerimiz
Eğitmenlerimiz
Katılımcı Görüşü
Eğitim Takvimi
Yayınlarımız
 

Giriş İçin Tıklayın


Favorilerime Ekle
Anasayfam Yap
Anasayfa
Küçük Ayrıntılar Karakter Boyu:

 
Nil Otova
27 Eylül 2008

Dünya tükenirken ve artık elimizdeki her şeyi dikkatli kullanmamız gerekirken küçük ayrıntıları atlıyoruz.

 



 

Ben bu günlerde küçücükken büyüklerimin evde nasıl her şeyi özenle kullanıp nasıl ekonomi yaptıklarını hatırlamaya başladım.

Çünkü hiç farkında olmadan önemsiz gördüğümüz davranışlarımızla öylesine savurganlık yapıyoruz ki dünyamızı kendi ellerimizle her birimiz hızla sonuna götürüyoruz ve bundan hepimiz, siz de, ben de sorumluyuz!

Geçenlerde markette plastik torba bulamayan müşteriler firmaya çok kızdılar, satıcılara söylendiler… O plastik torbalar yok olmuyorlar, doğanın soluğunu kesip boğuyorlar. Çocukluğumda annem file torbalarla pazara çıkar, 3 hamur kese kağıtlarında alırdı her şeyi. Üstelik bu kese kağıtları evde özenle katlanıp bakkallara iade edilirdi, ayrıca renkli cıvıl cıvıl pazar torbalarımız da vardı!

Yine geçenlerde, bir arkadaşımla şık bir yemek davetine katıldık. Yiyemeyeceğimi bildiğim bir tabağı geri çevirdim diye beni ayıpladı; “Yer gibi yapıp ucundan dokunup tabakta bırakmak daha şık olurdu!” diye. Kibarlık adına çöpe attığımız yemeklere acıyor. açlık çeken dünya insanlarını hatırlıyorum. Annem bayat ekmeklerden tatlılar, artan yemeklerden nefis çorbalar yapardı.

Her gün duş alanların duş almayanlara nasıl baktıklarını görmek de beni şaşırtır hep.. Duş alma alışkanlığımız sayesinde sabunlanmayı unuttuk. O duş jelleri köpürdükçe durulamak o denli zorlaşıyor ve durulanmak için bol bol su harcıyoruz.  Oysa duş almak sadece terimizi akıtır, yıkanmanın yerini tutmaz. sadece hoş bir duygudur!

Bulaşıklarımızı da sabunla yıkamak yerine deterjanlarla bol su harcayarak temizliyoruz. Toprağın hiç sevmediği deterjanlarla… Ama deterjanın suyun olmadığı yerlerde yağlı kapların çamurla temizlendiğini bilir misiniz?

Ve kentlerimizde yollar, bahçeler, her karış toprak asfaltlanarak suyun toprağa geçmesi engellendi, yağan yağmur asfaltta buhar olup kayboluyor… Kimi insanların da gölge yapıyor, eve böcek girer diye bahçelerindeki ağaçları kestiklerine tanık oldukça insanlığımdan utanıyorum.  Kent yollarda yürürken gölgesinde serinleyeceğimiz ağaçlar da trafiğe yol versin diye birçok yerde katledildi.

Enerji sorunu yaşarken mekanlarımızı bizi üşütecek derecelerde soğutuyoruz, üstelik klimaların sağlığa ne kadar zararlı olduğunu bile bile…Ama çok daha sağlıklı olan vantilatörlerle nostaljik bir güzelliği olan tavan pervaneler hem daha sağlıklı hem de daha estetik!

Buzdolabında da ekonomik alışkanlıkların zamanı… Örneğin buzluktan buz çıkarıp raflara dağıtmak bile işe yarıyormuş, sıcak yemek koymamak da…

Kaç kişinin evinde kalmıştır masa örtüsüyle asorti kumaş peçeteler? Kağıt peçeteler, kağıt havlular kullanmamak kaç tane ağacı kurtarıyor…

Ben antık cebimde, eskisi gibi köşeleri işlemeli aileden kalma mendilleri taşıyorum.

Bilgisayarımı artık devamlı açık tutmuyor, düşük enerji harcayan ampullerle aydınlanıyorum. Yine de dünya tüketiliyor, benim ulaşamayacağım bir yerlerde!

 


Yorum Yaz Arkadaşına Gönder Çıktı Al

şimdi bende size katılıyorum tüketim üzerine kurulan yaşamlar ne kadar tasaruf edebilir vede bu tasaruf yapmanın anlamını nasıl idrak edebilir diye soruyorum size işte bu sorun burda yeni nesile ulaşamama sorununun cevabı içindedir kısa yoldan para kazanma peşindeyiz bu birinin suçu da değil bence toplumsal olmaktan uzaklaşma sorunudur diye düşünüyorum çünkü bireyselleşme bir süre sonra tembellik ve zamanını boş işlerle geçirme sürecini beraberinde getirecektir ÜRETİMSİZLİK düşünmeden yaşama vede duyarsızlığı peşinden getirecek davranışlardır
yıldırım 25 Ekim 2008 Saat:16:38:51

Evet, aslında en ufak davranışlar ile en büyük davranışlar arasında da fark yok zaten.
Ufak diye önemsemediğimiz davranış kalıplarımız, hayata bakış açımız hakkında ipucu verdiği için, tüm davranışlarımızın önemi aynı.
Ufak, büyük, önemli, önemsiz diye adlandıran biziz.
Duyarlı yazından ötürü kutlarım, kalemine sağlık.
dilek taşçılar 29 Eylül 2008 Saat:10:59:26

Duyarlılığın için sonsuz teşekkürler. Müthiş bir bütüne katkı bu! ALKIŞLAR!
Çiğdem Çubuk 27 Eylül 2008 Saat:14:14:13

  Editörden | Yazarlar | Seçme Yazılar | Genç Kalemler | ŞİİRLERİNİZ | Haberler | Basından | Çekim Yasası | Paylaşımlar | Farkındalıklar | Röportajlar | Duyurular | Başarı Öyküleri | Yardım Hattı | Arşiv
Bu site obichim tarafından hazırlanmıştır.