Tarihte Bugün      Alternatif Tarih
   Günün Bilgisi      Günün Komiği
Kuru pantolon ile balık tutulmaz.
Cervantes
Yorumlar
 
Meryem

Yazara ait tüm yazılar için tıklayın>

Parazitler!
Her duyduğumuza ya da gördüğümüze inanarak sorgulamadan kabul ettiklerimiz, aldığımız ilk sağlıksız besini güçlendirmiyor mu? Devamı>




Meyveler…
Acıdan Geçerken…
Marmara ve İnsan
Karanlığa Küfretme!
Bu Yol Benim Yolum
Seviyor ve Seviliyorsun!
MOLA!
Editörden
Yazarlar
Seçme Yazılar
Genç Kalemler
ŞİİRLERİNİZ
Haberler
Basından
Çekim Yasası
Paylaşımlar
Farkındalıklar
Röportajlar
Duyurular
Başarı Öyküleri
Yardım Hattı
Arşiv
Eğitimlerimiz
Eğitmenlerimiz
Katılımcı Görüşü
Eğitim Takvimi
Yayınlarımız
 

Giriş İçin Tıklayın


Favorilerime Ekle
Anasayfam Yap
Anasayfa
Kurban Karakter Boyu:

 
Meryem
20 Aralık 2007

Kaçmak istiyorum, kaçamıyorum, ayaklarımı da bağlamışlar.

Pencereden dışarıya baktığında gülümsemeye çalışarak, “en azından gökyüzü güzel” dedi. Uzun sürmedi bu hali… Gökyüzü, ona inat edercesine birden karardı, kara bulutlar ortaya çıktı. Bu durumdan hiç hoşlanmadı. Gülümsemeye çalışan suratı birden değişti. Zaten huzursuzdu… Nedenini bilmiyordu ve dışarıdaki hava sanki bunu yüzüne çarpar gibiydi.
 
O gün bayramdı. Kurban Bayramı…

Duymuyorlar, görmüyorlar” diye geziniyordu kendi içinde. Kafasının karışıklığı o an birçok şeyi düşünmesini engelliyordu.

Gözlerinden yaşlar akarken, burnuna garip bir koku geldi. Gittikçe etrafa yayılan kokunun ağırlaştığını fark etti.

Çok ağır bir kokuydu. Sanki bir kurban kesilmiş, günlerce beklemiş, çürümüş gibi… Başı zonkluyordu.

“Kurbanlar, parçalara ayrılan kurbanlar…” dedi. “Parçalara ayrılmak mı?” ....Tekrar “Kurban,” derken kızgınlığı iyice artmıştı.

“Her yanım parça parça, lime lime. Ne kadar çoklar, ne kadar kalabalıklar… Neden durmuyorlar…”

Koro halinde sesler duymaya başladı, ses gittikçe yükseliyordu. '' 'Biz bir şey yapmadık, biz bir şey yapmadık.' Nasıl da bıçağı ellerine aldıklarını unutuyorlar hem de o bıçağın vereceği acıyı hiç düşünmeden… Evet, belki de gerçekten hiç bir şey yapmamışsınızdır. Hiçbir çaba, emek harcamamışsınızdır. Anlamıyorlar, anlamıyorlar işte,” derken sesi çatallandı.

''Biliyorum, onlar, sever gibi davrananlardı. Ya hayatınızda olurlar ya da birden hayatınıza girerler. Sahte gülüşleri ve yalan sözleri başlangıçta anlamazsınız. Oysa küçük yüreğiniz sevildiğini sanır. Sadece sevildiğini…

O sevgi kırıntısının bir bedeli olabileceği hiç aklınıza gelmez. Sevdiklerini söylerken de şartları vardır.

Sonra…

Zamanlarını, sende kusur bulmakla geçirirler, sen ise doğal olanı düzeltmeye çalışarak...

Hep haklı çıkmak isterler, senin tek isteğinse mutlu olmak…

Seni susturmak isterler, sen ise konuşmak, anlamak, bilmek…
Senin hesap kitabın yoktur. Onlarda ise sayfalarca…

Anlamazsın neyin yetmediğini… Olmadı sil baştan, olmadı bir daha…

Bir an gelir suçlayıcı sözlerle birlikte, sorumluluk da alamadıklarını görürsün. Geride sadece sessizlik kalır. Sadece sessizlik.” diye düşündü.

“Hatta kaçışlar ve sessizlik, “ derken boğazında soğuk bir dalgalanmayla ürperdi;

“O keskin bıçak bu, biliyorum. Boğazıma sürtüyorlar, zaman yaklaşıyor…
Gözlerine bakmak istiyorum ama karanlık, gözlerim bağlanmış. Gözlerime bakmamak için bağlamışlar. Biliyorlar, göz göze gelirsek gözyaşlarımı, acımı, çığlıklarımı anlamak zorunda kalacaklar…

Karanlıktayım, korkuyorum, sesleniyorum ama duymuyorlar.
Ve işte o bıçak anı. Boğazıma bir darbe, O darbe, susmam için!..
“Durun! Sizler beni sevdiğinizi söylemiştiniz, ne olur yapmayın…”

Kaçmak istiyorum, kaçamıyorum, ayaklarımı da bağlamışlar. Çırpınıyorum ve çırpınmanın işe yaramayacağını biliyorum.

Ölüm anı korkarak, çırpınarak, acı çekerek geliyor. O eller, bıçağı ve boğazımı tutan eller… Sonra artık onları da hissetmiyorum.

Kanlar fışkırıyor boğazımdan. Onlar, o kanı görmek istemezken ben üstlerine fışkırtıyorum kanlarımı. Son kez haykırıyorum, “O kanlar, bana bıraktığınız acım, gözyaşlarım. Nefesim, canım…”

İrkiliyorlar. Bir tek, o kanın üzerlerine bulaşması onları korkutuyor.
Umarsızca derim yüzülüyor, bütün bedenim yırtılırcasına… Sonra parça, parça ve parçalara ayırıyorlar…

Her şey bitiyor.

Öldürmek… Onların yaptığı tek şey, öldürmek…

Bazıları böyle yaşıyordu demek ki korkakça… Kurban seçerek… Yaptıklarını unutarak.”

İçinde gezinirken, bulduğu şey karşısında ürkmüştü.

Birden üşüdü... 

“Kurban” olduğunu fark ederek, kokuyu ta derinlerde hissederek…
Katillerle yaşadığını hatırladı ve üşüdü…
Öldürüldüğünü hatırladı ve üşüdü…
Ve haykırdı;
“Nefret ediyorum sizden, nefret ediyorum. Beni kandırdınız. Nefret, nefret, nefret ediyorum… Sizlere inandığım için, sizlere güvendiğim için, sizleri sevdiğim için…”

Ayağa kalktı. Hırkasını giyerken, o bıçak darbelerinin izlerini taşıyacağını biliyordu...

 


Yorum Yaz Arkadaşına Gönder Çıktı Al

bir insanın ruhunu öldürmek de böyle oluyor galiba...

yazını çok beğendim meryem abla..iyi yazmalar.
gizem 12 Ocak 2008 Saat:14:50:39

arkadaşım bi daha okudum yazını çok güzel ama biraz karamsar oysa sen çok pozitif bi kızsın.okumaya devam edicem seni seviorum.başarının devam ediceni biliyorum iyi yıllar
leyla pelen 31 Aralık 2007 Saat:21:10:15

Kurban olmayı biz kendimiz seçeriz! Başkasının bizi kurban yapması imkânsızdır; çünkü düşüncelerimizi ve duygularımızı biz yönetiriz. İşte burada bir sorun çıkıyor ki o da ZAYIFLIK. İnsanoğlunun kendine has olan özeliklerinden biride zayıflığıdır. Bu zayıflıktan kastım fiziksel değil, düşünce gücümüz ve duygularımızdır. Biz kendimizi ne kadar yönetsekte çevre etkeni düşünce ve duygularımızı hapseder; ama gene de bu zayıflığı yenersek, UMUT'un dediği gibi pozitif olursak, hayattaki dengemiz yerine oturur ve kendimizin efendisi oluruz. Bu şekilde de kimse bize zarar veremez; eğer kurban olmayı kabul etmeksek:)Yorumlar çok iyi yazabileceğim fazla bir şey yok bu durumda:)
Kraliçem yazılarınızı destekliyorum….heyecanla bekliyorum yenilerini:)
MLH 29 Aralık 2007 Saat:14:02:03

 Toplam 8 yorum var. 1 2 3  


Gül Kokulu Sevgili
Yine dokunabilseydim sana, bir kez daha ''Seni Seviyorum'' diyebilseydim. Seni geç tanıdım...
Neden Şikayet Ediyorsun!
Ağlamak Güzeldir
Bilirsin Derinlerde
O Tercih Edilmeyendi

  Editörden | Yazarlar | Seçme Yazılar | Genç Kalemler | ŞİİRLERİNİZ | Haberler | Basından | Çekim Yasası | Paylaşımlar | Farkındalıklar | Röportajlar | Duyurular | Başarı Öyküleri | Yardım Hattı | Arşiv
Bu site obichim tarafından hazırlanmıştır.