Kurumlar için Yaşam Okulu

    

Genel Amaç

Sıradan bir insanla kendine ve başkalarına faydalı gelişkin bir birey arasındaki fark, hayatı nasıl algıladığıyla ilgilidir. Hayatı “olduğumuz” gibi algıladığımızda kişiyiz,olduğu” gibi algıladığımızda bireyiz diyebiliriz. Başka bir deyişle; bireysel gelişim, hayatı olduğumuz gibi görmekten, olduğu gibi görmeye yapılan yolculuktur.

Kurumlar canlı bir organizma gibidir. Sağlıklı organizma gelişir, serpilir, güçlenir. Sağlıksız olan ise hastalanır, zayıflar ve ölür. Sağlıklı organizma için sağlıklı hücreler, görevlerini layıkıyla yerine getiren organlar ve aralarında düzeni sağlayan bir sistem gereklidir. Hücreler sağlıklı değilse eninde sonunda organları ve sistemi bozar, çürüme başlar. Bir kurum için insan, tıpkı canlı bir bedendeki hücre gibidir; ne kadar sağlıklı olduğu kurumun geleceğini belirler.

İşte Yaşam Okulu eğitimleri bu süreçte önem kazanır. Amaç, insanın kendisine, özüne dönmesidir. İç dünyasını, duygularının dilini, o güne dek boyun eğdiği koşullanmaları görüp öğrenmesidir. İnsanın -tanıdıkça- kendisiyle barışması; düşünce, duygu ve davranışlarında tutarlı olmasıdır.

Kişi, gücünü, olmadığı bir şeyden, oynadığı rollerden almaya bir son verip kendi doğasıyla bir olduğunda; dışı, içini yansıttığında o güne dek hayata geçirmediği yeteneklerini kullanmaya başlar; güçlenir, esnekleşir, etkin bir birey haline gelir ve özgürleşir.

Kurduğu ilişkiler acı veren bağımlılık ilişkileri olmaktan çıkar. Sevgi ve seçimliliğe dayanmaya başlar. Gündelik yaşamın karmaşası değişmese de bireyin buna tepkisi değişir. Dışsal koşullar yıpratıcı etkisini büyük ölçüde kaybeder. Kendisini gerçekleştiren birey, ulaştığı iç barışla fırtınanın orta yerinde, sakin limanı nerede bulacağını artık bilir.

Yaşam Okulu eğitimleriyle amacımız, hayatın tüm alanlarında doyumlu, yaptığı işten zevk alan, bağlı olduğu organın (departmanın) ve bütünün (kurumun) önemli ve değerli bir parçası olmanın bilinciyle çalışan; üretken, verimli, birlikte çalışılmaktan keyif alınan bireylerin ortaya çıkmasıdır. İnsan, küçücük bir yüzdeyle bile iş hayatında verimli olabiliyorsa yüzde yüz doyumla çalıştığı kuruma neler katabileceği hayal edilebilir.

Genel Kazanım

Bir kurum için en büyük tehlike hantallıktır, zamanın gerisinde kalmaktır. Hatayı asgariye indiren, hızı azamiye çıkaran kurumlar zamanı yakalar. Ama bu da yeterli değildir; zamanın önüne geçmek gerekir. Bu da yaratıcılığın azamiye çıkarılmasıyla mümkündür. Bunu başaran kurumlar öncü olurlar.

Eğitimlerimizle hedeflediğimiz genel kazanım; çalışanlarda kurumu zamanın önüne taşıyacak dönüşümü gerçekleştirmektir.

Not: Kendinizle Yüzleşin ve Gölgelerden Aydınlığa eğitimlerini almak için öncesinde Amaç Belirlemek ve İnisiyatif Alabilmek, Etkisel İletişim, Geliştirici İlişkiler ve Özfarkındalık eğitimlerinden en az ikisini almış olmanız gerekir.