Tarihte Bugün      Alternatif Tarih
   Günün Bilgisi      Günün Komiği
Ateşi daima su ile korkuturlar fakat
suyu hiç ateşle korkutabilirler mi?

Mevlana
Yorumlar
 
Alper Rozanes

Yazara ait tüm yazılar için tıklayın>

Korsan'dan Kurtulmak
Bir insanın bilgisayarında hiçbir kaçak ürün kullanmıyor olması kelimelerle tarif edilemeyecek müthiş bir keyif. Devamı>




Pişmanlıklarından Kurtul
Dünyanın Sekizinci Harikası
Tanrı Dedi ki:
Tanrı Dedi ki...
Mutlu. Şimdi!
Minik Tohumum
Editörden
Yazarlar
Konuk Yazarlar
Genç Kalemler
Haberler
Röportajlar
Basından
Duyurular
Çekim Yasası
İtiraf Ediyorum
Farkındalıklar
Başarı Öyküleri
Yardım Hattı
Arşiv
Eğitimlerimiz
Eğitmenlerimiz
Katılımcı Görüşü
Eğitim Takvimi
Yayınlarımız
 

Giriş İçin Tıklayın


Favorilerime Ekle
Anasayfam Yap
Anasayfa
Minik Tohumum Karakter Boyu:

 
Alper Rozanes
05 Ocak 2008

Hissediyorum, o kırılgan bedeninin tüm sevgiyi, inancı, suyu, gübreyi istediğini.

Uzun zamandır kafamdan gelmiş geçmiş bir sürü düşüncenin arasında her zaman yerini koruyan bir olguydu yokluk bilinci. Ancak ne ismini böyle biliyordum ne de hakkında herhangi bir bilgi sahibiydim. Kişisel gelişim sürecimin içinde ulaştım bu farkındalığa ve beni ne kadar kısıtladığına.

"Yoksulluk, düşüncenin hastalığıdır," dedi çok çok değer verdiğim bir büyüğüm. "Fiziksel olarak hastalandığında doktora gidip tedavi oluyorsun, değil mi?".

Demek ki ortada kabul edilmesi ve farkına varılması gereken bir hastalık vardı ve bunun tedavi yolları araştırılmalıydı.

Peki nasıl?

Kitaplar okundu, CD'ler dinlendi, afirmasyonlar yapıldı.

Yetmedi hiç biri bu hastalığı iyileştirmeye, yokluk bilincinden çıkmak için gerekli ümidi sağlamaya. Tam ümidi kesip 'eski tas eski hamam'a dönecekken evren bir işaret gönderdi...

Tamam, bütün sorunlar birden bire hallolmadı veya akşamdan sabaha yokluktan varlığa geçmedim. Ama yine de içimde, ileride kocaman olacak bir ağacın minicik tohumu hayata ilk merhabasını söyledi.

Şimdi içimdeki tohumu görebiliyor, o minicik varlığının yaydığı sıcak enerjiyi vücudumun tüm hücrelerinde hissedebiliyorum. Ve hazıra konmak, tohum nasıl olsa içimde duruyor, kendiliğinden büyüyecek ve ben de meyvelerini toplayacağım, diye düşünmek yok!

Hissediyorum, o henüz kırılgan bedeninin benden verebileceğim tüm sevgiyi, inancı, suyu, gübreyi istediğini.

"Bana bugün bir ver, yarın sana ne kadar fazlasıyla geri döneceğim göreceksin" dediğini de duyuyorum. Bazen rüzgarın uğuldaması girse de aramıza, hala orada yaşayıp yaşamadığını sorgulasam da, biliyorum aslında, hep güvenli ortamda yetişen ağaçların sobayı boyladığını, rüzgarlar ve fırtınalarla büyüyen yamaç ağaçlarının ise hayata sağlam mobilyalar olarak devam ettiklerini.

İnanıyorum ki kendi içlerinde bu tohumu barındırıp -daha önceden benim de farkında olmadığım gibi- aynı hisleri yaşayan insanlar var.

Yalnız olmadığımı hissediyorum.

Ve diliyorum ki benim bu arayışımın sonucunda ulaştığım nokta onlara da ümit vadeden bir başlangıç olsun. Benim minik tohumum gün yüzüne çıkmaya başladığında, kökleri, gövdesi ve yaprakları kuvvetlendiğinde, rüzgarın hafif sallantısında keyifle dans ederken meyvelerini ve yeni 'tohum'larını etrafa saçtığında hep burada olacak.

 


Yorum Yaz Arkadaşına Gönder Çıktı Al

Alper'cim öncelikle beni affet yazını bu kadar geç farkettiğim için.Ne güzel ifade bulmuş yazında farkındalığın.Harikasın canım.Yüreğine,kalemine sağlık
Çiğdem Çubuk 17 Şubat 2008 Saat:14:15:13

arkadaşlar..ben ziraat mühendisliğinde okuyorum ve bu konuya el atmak istiyorum.. :)
alper demiş kii
tohumu farketmekle kalmayalım..gübresini suyunu verelim ve çimlendirelim..büyütelim..
bizim okuldaki hocalarda derki çiftçi bakar bakar..çimlendiri r sonra..belli bir verim le kalır..hep bakacaksın..hep ilgileneceksin bitkinle..verimin o zaman artar..genelde çiftçiler iyi verim aldıklarını sanarlarmış..bakım koşullarında bağ bahçe nin verimi artarmış..
umarım ne demek istediğimi anlatabilmişimdir..çimlendirip kalmaylım..büyüdükçe bakaklım..yıllarca..verimimiz kat kat artsın..
gübremiz sevgi,suyumuz sevgi, budadıklarımız da olumsuz düşüncelerimiz ve hissettirdikleri (korkular yanii..) olsun...
içimiz deki tohumu çimlendirip verimi kat kat arttırmamız dileğimle..:)
wnpq 31 Ocak 2008 Saat:22:34:01

kalemine, o güzel anlatım diline ve farkındalıklarına sağlık... çok etkilendim okurken...
selin kuyumcu 18 Ocak 2008 Saat:00:28:03

 Toplam 8 yorum var. 1 2 3  


Gül Kokulu Sevgili
Yine dokunabilseydim sana, bir kez daha ''Seni Seviyorum'' diyebilseydim. Seni geç tanıdım...
Karar Vermenin Gücü
Gülüş’ün Kader’i
Görebiliyor musun?
İnsan Gibi Yaşadım İşte...

  Editörden | Yazarlar | Konuk Yazarlar | Genç Kalemler | Haberler | Röportajlar | Basından | Duyurular | Çekim Yasası | İtiraf Ediyorum | Farkındalıklar | Başarı Öyküleri | Yardım Hattı | Arşiv
Bu site obichim tarafından hazırlanmıştır.