Tarihte Bugün      Alternatif Tarih
   Günün Bilgisi      Günün Komiği
Yumuşak olma ezilirsin,
sert olma kırılırsın.

Victor Hugo
Yorumlar
 
Badegül Kılınç

Yazara ait tüm yazılar için tıklayın>

Şefkatli Bir An
Nerede biter acıyarak-katlanarak el sürmek? Ve elin değdiği yeri dağlayıp onulmaz yaraları açmak? Nerede başlar sevgiyle severek dokunmak? Devamı>




Pudralı Ayna
Ya Da…
Ve Uzattı Elini…
Anlat Çocuk…
Çingene Pembesi
Kırlangıç Fısıltısı
Tohum Ve Toprak
Editörden
Yazarlar
Konuk Yazarlar
Genç Kalemler
Haberler
Röportajlar
Basından
Duyurular
Çekim Yasası
Paylaşımlar
Farkındalıklar
Başarı Öyküleri
Yardım Hattı
Arşiv
Eğitimlerimiz
Eğitmenlerimiz
Katılımcı Görüşü
Eğitim Takvimi
Yayınlarımız
 

Giriş İçin Tıklayın


Favorilerime Ekle
Anasayfam Yap
Anasayfa
Nihayet Kendinleydin Karakter Boyu:

 
Badegül Kılınç
15 Ekim 2007

Sevinçli bir telaş içindeyim ala turnam ilk yazımda seni tekrar tekrar yaşarken…

 

Ellerin yüzüme değdiğinde; sızılı bir ömrün kesif kokusu dolardı içime,burulurdum. Ellerin biçimsiz, biçime giremeyecek güzellikte biçimsiz, parmakların nasırlı… Saçımı sıvazlardın da saç tellerime takılırdı nasırların, özüme takılırdı özün, yüzümü yalardı yaralı avuçiçlerin. Kucağına başımı koyardım, eteklerin süt, tezek, köy kokardı. Eteklerin yalnızlık kokardı, şefkat, güzellik, özlem, yüreğin akardı çocuk dünyamın içine.

Ala Hediye derlerdi sana…Ala Hediyem benim, ala gözlü kınalı saçlım.

Yüzündeki etkili ifade gözlerinden öte bakışlarında saklıydı.Gözlerin iki derin mağaradan, gölgelerle avunmayı reddetip ışığa çıkan yeşil yıldızlı gezegendi. Öylesine kendine has, öylesine dışarıya yabancı ama bir o kadar onun parçası.
 
Ala gözlüm; başın dik, vücudun yay gibi gergin, ifaden her daim onurlu,ellerin çalışkan…Ayakların, ya ayakların… gidip gidip dönen (şehir papuçların vardı hiç unutmam, yılda bir iki kere giydiğin, kahverengi, tozu özenle silinmiş, sandık altında işlemeli örtüsünden çıkıp gideceği günleri bekleyen, bir Buda sabrında bekleyen, senin ayaklarını özleminle, heyecanınla sevginle sarmalayıp seni gezdireceği günleri bekleyen…şehir papuçları…) Bir de yeşil günlük naylon ayakkabıların …yırtıklarını yamayıp güzelleştirdiğin, renklendirdiğin, sıradanlığını bozduğun…
 
Çocukluğunu anlat demiştim birgün… gözlerin nemlendi, dudakların tebessümündeki hüzünle titredi ”daha göğüslerim bile çıkmamıştı, deden kaçırdı beni ve kadın oldum” dedin sonra  sustun ve sustun…

Ve dedin ki: ”İçinde ışık gibi tut kuzum, ne yaşadığın değil nasıl yaşadığındır aslolan ve özüne, içine sorarsın nasıl yaşayacağını birgün yolunu kaybedersen.”

Hiç yolculuklara çıkmadın sen alam benim, ölüm yolculuğun hariç.

Öldüğünde yüzünde yine o tanıdığım içimin içinde bulduğum tebessümünde, tüm gücünü içindeki özden alanların sadeliği, güveni, huzuru, bilgeliği, olmuşluğu, dinginliği vardı. İlk yolculuğa çıkmadan bereket saçtın etrafına: “Adelim gaydelim, (bana böyle derdin içindeki çocuk şakımaya başlayınca) bahçeden soğan topla, sofrayı kur, ortaya aşımı koy, haydi geliyorlar” dedin.
 
İnsanlar kendinde olmadığını söylediler. Bense iliklerime kadar hissettim olmadığın kadar kendinde ve nihayet kendinle olduğunu.
            
Alagözlü bilge turnam, kendi içimdeki ışıkla ben de yüreğimin papuçlarını dantelli örtüsünden çıkarmanın sabahındayım.
 
Ve yine sevimçli bir telaş içindeyim sana yazarken….


        
 
 

       


Yorum Yaz Arkadaşına Gönder Çıktı Al

guzel..
ben de tanırım hediye'yi
kendiside ismi gibi guzeldi.
basarılar sana
yazkisyaz 04 Aralık 2007 Saat:09:43:20

Cesaret ve özgürlük seni ifade eden kelimeler olarak kalmış hafızamda.
Ala turnan gitmiş..söyleyecek bişiy yok...Ama bunlar sana ondan miras kalmış anlaşıldı.
lale knb özg 28 Kasım 2007 Saat:00:10:14

Sevgili Badegül,hayatın kargaşası içinde unuttuğumuz o kadar çok şey ki varki...Bu güzel yazını okuduğumda bunları düşündüm hep. Ala Hediyenin o sade ama net bir şekilde anlatan "İçinde ışık gibi tut kuzum, ne yaşadığın değil nasıl yaşadığındır aslolan ve özüne, içine sorarsın nasıl yaşayacağını birgün yolunu kaybedersen" sözü beni çok etkiledi. İçimde bir şeyler burkuldu bir an. Aslında her şey içimizde özümüzde saklı ama biz özümüze hep uzak kalıyoruz. .Bunları bize bir kere daha hatırlattığın ve Ala Hediyenin bilgeliğini bizlerle paylaştığın için sonsuz teşekkürler.Sevgilerimle
Emel 17 Ekim 2007 Saat:00:35:47

 Toplam 6 yorum var. 1 2  


Babama Mektup
 “Yanımda olsa yeterdi” duygusunu yaşama ihtimali beni çok korkutuyor.
İstanbul
Sarı Çiçek
Korkuya Kodlanmak
Bilmek ya da Bilmemek

  Editörden | Yazarlar | Konuk Yazarlar | Genç Kalemler | Haberler | Röportajlar | Basından | Duyurular | Çekim Yasası | Paylaşımlar | Farkındalıklar | Başarı Öyküleri | Yardım Hattı | Arşiv
Bu site obichim tarafından hazırlanmıştır.