Tarihte Bugün      Alternatif Tarih
   Günün Bilgisi      Günün Komiği
Başarısızlık ecel değil, öğretmendir.
Yenilgi değil, gecikmedir.
Çıkmaz sokak değil, virajdır.

William Word
Yorumlar
 
Onur Sargın

Yazara ait tüm yazılar için tıklayın>

Yeni Nesil Doktorluk
Sana çok kızgınım Ayşe! İçinden geldiği gibi bir sürü şey söylüyorsun bana, sonra da çocuğu kucağına alıp kaçıyorsun... Devamı>




Vicdanlar
Deney Sonucu
Dünyanın En Alışılmadık Terapisti
Zayıf(t)ım, çünkü…
Ya Sen?
O Soru!
Haydi Deneye!
Editörden
Yazarlar
Konuk Yazarlar
Genç Kalemler
Haberler
Röportajlar
Basından
Duyurular
Çekim Yasası
Paylaşımlar
Farkındalıklar
Başarı Öyküleri
Yardım Hattı
Arşiv
Eğitimlerimiz
Eğitmenlerimiz
Katılımcı Görüşü
Eğitim Takvimi
Yayınlarımız
 

Giriş İçin Tıklayın


Favorilerime Ekle
Anasayfam Yap
Anasayfa
O Soru! Karakter Boyu:

 
Onur Sargın
03 Eylül 2008

Hayır kesinlikle hayır! O her an yanımda ve beni korkutuyor. Rahat ettirmiyor... Sandığım kadar kötü olmama ihtimali var mı acaba?

 






Şükredebileceğim ne var?
 
1) Etrafı görebiliyorum.
2) Parmaklarım var ve gayet güzel, zarif bir şekilde klavyedeki tuşlara basıyor :).
3) Kendimi motive edebiliyorum. Olumsuz bir duyguyu tek gerçek olarak kabul etmiyorum. Onu dönüştürebiliyorum.
4) Kendimi gittikçe daha enerjik ve dinamik hissediyorum. Kendi üzerimde yaptığım çalışmalar meyvesini veriyor. Hissetme alışkanlıklarımda belirgin ve derin değişimler oldu.
5) Bilgisayar ve internet diye bir şey var. Hayatımı daha zevkli, keyifli ve kolay hale getiriyorlar.
6) Babam bana para gönderiyor.
7) Kitaplardan çok güzel bilgiler öğreniyorum.
8) Tenimin hissetme duyusu var, hissedebiliyorum. Yaşasın! Esen bir rüzgârı, sıcaklığı, bir dokunuşu hissedebiliyorum. Bunun için yürekten şükrediyorum.
9) Bir burnum var, genel olarak sağlıklı bir bedenim var. Gözlerim şifalanmaya doğru gidiyor.
10) Hislerime ve düşüncelerime saygı gösteriyorum. Onların varlıklarının farkında oluyorum. Onlara kabul veriyorum. Bu durumdan onlar da çok hoşlanıyorlar.
11) Ağaçlar var. Onları izlemek çok keyifli. Görüntüleri bana haz veriyor.

...

Annemle ilgili olarak şükredebileceğim ne var?
 
1) Bana hiç bir şey sormadı. Her şeyi kendi bildiği gibi yaptı. Şükür filan yok!
2) Yine de bakıma muhtaç olduğum zamanlarda bakımımı sağladı.
3) Zor zamanlarımda iyi-kötü yine de bana destek oldu.
4) Çok iyi hatırlıyorum, bana pencereden aşağıya attığı para o kadar azdı ki, o kadar parayı insan çocuğuna vermez ya!
5) Çok leziz yemekler yapar sağ olsun.
6) Yine de dünyaya gelmeme yardımcı oldu :).
7) Bazı konularda bana destek verdi, benim yanımda oldu, beni cesaretlendirdi. Teşekkür ediyorum.

...

Ölümle ilgili olarak şükredebileceğim ne var?
 
1) Hayır kesinlikle hayır! O her an yanımda ve beni korkutuyor. Rahat ettirmiyor. Şükür filan etmiyorum!
2) Hayııııııııııııııır, o çok yakında ve çok tehlikeli. Hayır! Hayır! Hayır!
3) Sandığım kadar kötü olmama ihtimali var mı acaba? Şefkatli olma ihtimali?
4) Geçen gün aslında şunu fark etmiştim: Ölümün zıddı yaşam değil, doğummuş. Ölümün içinde de yaşam var gibi gelmişti bir an. Hmm, çok bilgece mi oldu acaba? Kendimi mi kandırıyorum?
5) Ufff, onun ne olduğunu tam olarak bilmiyorum. Pek onun içine girmesem daha iyi olacak gibi. Şükür mükür bi kenarda kalsın.
6) Belki de hiç sandığım gibi bir şey değildir.
7) Ufff ya insanı çok korkutan bir şey. Tabutlar, mezarlar, uffff…
8) Ayyy, hayır ya hiç ona doğru bakmak istemiyorum.


Yorum Yaz Arkadaşına Gönder Çıktı Al

Şükretmek olgusunu bu kadar sık ve derin sorguluyor olman çok hoşuma gidiyor. Bana da farkındalık jimnastiği yaptırıyorsun :-)

Çünkü okuduklarım bana bir şeyler kattığı gibi, sana yorum yazarken de kendime bir şeyler kattığımı fark ettim. Nasıl mı ? Senin yazını okuyorum ve okuduklarım bana bir şeyler düşündürtüyor, düşüncelerimi ve bana hissettirdiklerini 'yorum' adı altında yazının altına yazıyorum. Sonradan fark ediyorum ki...

Bazen evvelce kendime bile henüz söylemediğim bir şey yazmışım sana, yani o anda doğaçlama olan bir yorumu kasdediyorum ve o anda ben de bir farkındalık daha kazanıyorum. Belki hep bildiğim, ama evvelce ifade etmediğim bir farkındalığımı, sana yazarken kendime de yeniden hatırlatmış oluyorum. Aynen şimdi sana aşağıda yazdığım yorumu yazarken olduğu gibi :-)

Bazen, ne olduğumuza ya da ne olabileceğimize şükran duymak için, ne olmadığımızı kendimize hatırlatmamız gerekir.

Mesela hasta değil de sağlıklıysan, 1 hafta sonrasını göremeyecek bir çok hasta insana göre daha çok şeye sahipsin demektir.

Ya da bir harp veya işkence tehlikesi ile yaşamak zorunda kalacağın bir ülkede yaşamıyorsan, milyonlarca insandan daha çok şeye sahipsin demektir.

Hayatında, sayısı 1 bile olsa, 1 gerçek dosta sahipsen, dünyanın çoğunluğundan daha çok şeye sahipsin demektir.
Bu listeyi istediğin kadar uzatabilirsin, çünkü işin aslına bakarsan, şükredecek o kadar çok şeyimiz var ki... Kimine sahip olduğumuz için şükretmeliyiz, kimine de sahip olmadığımız için...

Ve Ölüm sevgili Onur, artık korkmamaya karar verdiğim bir olay !

Nil'in de sık sık dediği gibi, ölümden korkuyorsak, aslında yaşamaktan korkuyoruz demektir. Onun adı ölüm korkusu değil, yaşam korkusudur aslında.

Sana bunları yazarken, kendime şu soruyu sordum: Ölüm benim için ne ifade ediyor ?

Ve cevapladım: Ölüm sadece fiziksel değildir. Öldüklerinden haberi bile olmayan çok insan yaşıyor bu dünyada. Hepimiz de onlarından arasından çıkıp gelmedik mi ?

Ve yeni yeni 'yaşayan insan' a dönüşüyoruz. Yani yenileniyoruz ! İşte bu da bir ölümdür, eski düşünce kalıbını bıraktığın anda, o kalıp ölmüştür artık ve yerine koyacağın yeni düşünce kalıbı da senin o konudaki yeniden doğuşundur.

Ne kadar çok yenilenecek düşünce kalıbımız olduğunu düşünürsek, daha çok ölüm-doğum göreceğiz yani :-)
O yüzden senin saptaman da çok doğru, ölümün zıddı hayat değil gerçekten de, ölümün zıddı doğum !

İyi ki varsın onur ve iyi ki tüm bunları bana düşündürttün :-)
dilek taşçılar 03 Eylül 2008 Saat:12:26:10

Her gecenin bir sabahı, her kaybın bir kazancı olduğu gibi ölümün de yeni bir doğum, yeni bir başlangıç olduğunu düşünüyorum. Şükran duymak nasıl da besliyor ruhu ve dinginleştiriyor bedeni. yüreğine sağlık bilge çocuk!
Çiğdem Çubuk 03 Eylül 2008 Saat:10:58:49

Ben her zaman ölüm için şükrederim şükür çocuk :)
Neden mi? Evet , ölüm aslında bir doğuştur. Ruhun doğuşu! Gerçek benliğin ortaya çıkışı!

Ölüm, egonun kalın perdesinden ruhun yukarı yükselmesidir.
Ölüm, eskiyi bırakıp yeniye yer açmaktır.
Ölüm, bir son değil bir başlangıçtır.
Ölüm, geçmişin yanan ateşinden geçip geleceğe adım atmaktır.
Ölüm, karanlıktan aydınlığa çıkmaktır.
Ölüm, değişim dönüşümdür.
Ölüm, yaşama sahip çıkmaktır.
Ölüm, çırılçıplak kalmaktır.
Ölüm, yenilenmektir.
Ölüm, bir arınmadır.
Ölüm, yaşamda büyümektir, gelişmektir.

Ölüm, iyi ki varsın çünkü sen olmasaydın aynı yerde kalırdım.
Yani ben hep ölüm için şükrederim, peki ya sen hala korkuyor musun?
güneş 03 Eylül 2008 Saat:01:14:44

Kangren
Cesur olmak, yaşama sarılmak, bir “an”da acı çekip, bir “an”da geçmişin bağlarından kurtulmakla başlar.
Benimle Oynar Mısın?
Günün Yorumu
Nazar Etme Ne Olur
Çingene Pembesi

  Editörden | Yazarlar | Konuk Yazarlar | Genç Kalemler | Haberler | Röportajlar | Basından | Duyurular | Çekim Yasası | Paylaşımlar | Farkındalıklar | Başarı Öyküleri | Yardım Hattı | Arşiv
Bu site obichim tarafından hazırlanmıştır.