Tarihte Bugün      Alternatif Tarih
   Günün Bilgisi      Günün Komiği
Yapamayacağın şeylerin,
yapabileceklerini
engellemesine izin verme.

John Wooden
Yorumlar
 
Berna Esin
www.iluga.com
Yazara ait tüm yazılar için tıklayın>

Biraz Dedikodu Yapalım!
Başka hayatları izlerken ve konuşurken rahatlayan nevrotik egolar kanayan yaraları ile ilgili frikik veriyorlar. Devamı>




Kahramanlığın Şartı
Evren Şaka Yapar
Paylaşmak ya da Paylaşmamak
Ayder’de İçimize Yolculuk
Hayaller ve Hedefler
Yolculuk Bir Serüvendir
Oyun Bahçemiz
Editörden
Yazarlar
Konuk Yazarlar
Genç Kalemler
Haberler
Röportajlar
Basından
Duyurular
Çekim Yasası
İtiraf Ediyorum
Farkındalıklar
Başarı Öyküleri
Yardım Hattı
Arşiv
Eğitimlerimiz
Eğitmenlerimiz
Katılımcı Görüşü
Eğitim Takvimi
Yayınlarımız
 

Giriş İçin Tıklayın


Favorilerime Ekle
Anasayfam Yap
Anasayfa
O Tercih Edilmeyendi Karakter Boyu:

 
Berna Esin
14 Aralık 2007

Duygu aleminde acılar cirit atarken özün huzur icinde olması bir mit değilmiş.

Daha anne karnındayken tercih edilmedi o. Doğmadan önce ailedeki herkes annesinin karnının şekline bakıp erkek bebek olacağını söylüyordu. Bahisler erkek bebek üzerine oynanıyordu, kız bebeğe şans tanıyan pek yoktu. Babasının beklentisi de bu yöndeydi. Kucağına erkek bebeğini alacağı günü bekliyordu. Sadece annesi, kayınpederinin erkek bebeğine koymak için hazırladığı isim listesinden hiç hazzetmediğinden kız bebek olsun diye dua ediyordu.

Tercih edilmediğini anlamış olacak ki dünyaya pek gelmek istemedi zaten. Doğum zamanı anne karnında ters dönerek doğumu protesto etti. Babası o anda bir kez daha tercih etmedi onu. Eşinin sezaryen dikiş izini taşımak istemeyeceğini düşünerek ya da neden her ne ise “Normal doğum olsun, eşimi kurtarın, biz yine bebek yaparız, bu bebek ölebilir,” dedi.

Dünyaya geldiği babasına haber verildiğinde kız bebek sahibi olmak babasını öylesine hayal kırıklığına uğrattı ki adamcağız asansörde bayıldı.

Bir kaç saatlik yaşamında bundan sonraki şokunu annesi yaşattı ona. Zor doğum nedeni ile yüz kemikleri yer yer göçtüğünden annesi onu gördüğünde fenalık geçirdi. Bir kız çocuğunun böyle hilkat garibesi şeklinde yaşamaması gerektiğini söyleyerek bebeğini emzirmeyi reddetti.

Annesinin de kendi ailesinde tercih edilmeyen evlat olmasının yan etkileri ile büyüdü. Karadeniz kökenli bir aile olarak annesinden önce doğan üç ağabeyin ailedeki yeri çok önemliydi. Annesi tek kız çocuktu ve değeri yoktu. Annesinin babası olan dedesinin kendinden onbir ay sonra doğan erkek kuzenini yere göğe sığdıramaması da bu atmosfer içinde çok normaldi.

Bu tercih edilmeme ortamında içindeki gücü büyüten babaannesi oldu. Babaannesi onu çok sevdi, o da babaannesini. Mavi gözleri, sarışınlığı ve kıvırcık saçları ile sevilen, ilgi gören bir çocuk oldu. Hiç kimse ona özellikle kötü davranmadı. Ama o yine de bilinçaltına “tercih edilmeyen kız bebek” kodunu yazmıştı bir kere.

Babası onunla parkta onun istediği oyunları oynamayı hiç tercih etmedi. Kızını alıp iş yerine veya Cüneyt Arkın filmlerine götürdü. Babası tarafından tercih edilmek için babasıyla futbol maçları seyretti. Sabah 5’lerde kalkıp Muhammed Ali’nin naklen yayınlanan boks maçlarında hep koltukta babasının yanında yer aldı. Babasıyla evin badana-boyasını yaptı. Gücünü aşan yükleri taşıdı. Bir erkek çocuktan ne yapması beklenirse yaptı. İlginçtir bunlardan gerçekten keyif de aldı. Güçlendi, tek başına yaşamın içinde olabilmeyi öğrendi.
 
Oniki yaşından, yani genç kızlığa adım atmasından itibaren, babasının tercihi kızı yerine toplum ve namus oldu. Annesi açısından da aynı durum söz konusuydu. Başarılı ve onların kurallarına uygun yaşadığı sürece tercih ediliyordu ama kendi olduğu durumlarda, başarı grafiğinde düşüş olması durumunda farklı bir anne-baba ile karşılaşıyordu. Bu nedenlerle, oniki yaşından itibaren kendi yaşam dengesini oluşturdu. Başarılı ama kendi kuralları ile kendi dünyasını yaratan, diğer bir deyişle başarılı ama asi bir genç kadın ortaya çıktı.

Sonrası su gibi akıp gitti. Tercih edilmek ya da edilmemek hiçbir zaman üzerinde durduğu bir konu olmadı. Çünkü yaşadıklarını bu bilinçle yaşamadı. Sadece son bir haftadır bilinçaltındaki bu tercih edilmeme motifinin farkındalığını yaşıyor. Bu motifin yaşamındaki bazı olaylarda çok belirgin olması ve bunu ancak şimdi farkedebiliyor olması onu çok şaşırtıyor. Yalnız ne gariptir ki, duygusal dünyasında bunları yaşarken benliği derin bir huzur içinde. Duygu aleminde acılar cirit atarken özün huzur icinde olması bir mit değilmiş, bunu deneyimliyor.

Yaşamında onu tercih eden etmeyen herkesle barış çubuğunu tüttürüyor.

Kimse onu tercih etmese de o kendini tercih ediyor, kız bebek olarak, bir hilkat garibesi olarak...

 

   


Yorum Yaz Arkadaşına Gönder Çıktı Al

kalemine sağlık bernacım,seni hayranlıkla seyrediyorum burdan...zekan, deneyimlerin yaptıkların senin hayat hikayeni okuduğumda bir kez daha etkiledi beni. böylesine kendinle barışık olman ne güzel...keşke seninle tanışma veya bu tür eğitimlere katılma şansım olabilse...ama ben ankaradayım:(sizleri bu siteden her gün takip ediyorum, sizlere ,fikirlerinize çok ihtiyacım var.evrene sağlıklı harika bir gelecek, sonsuz mutluluklarla dolu bir yuva,muhteşem bir eş ve çocuklarıma sahip olmak için buradan çığlıklarımı gönderiyorum...hep böyle mutlu kal, sevgiyle...
themoonlight 15 Aralık 2007 Saat:20:20:14

Babam da beni istememis, kucagina almamis, kiz cocugunu yetistirmek cok zor olur diye(gerekcesi bu:-). Aklim yetipte, babamin yetistirme yurtlarinda buyudugunu annem soylediginde, ona ilk adimi ben attim. Beni belki nasil sevecegini bilmiyordur diye... Yanilmamistim...
Dicle Su 15 Aralık 2007 Saat:12:10:57

Bazı insanlar, insanlığa ibret için gönderiliyor bence. Savaşcıları görebilsinler, hangi şartlarda yaşam mücadelesi verebiliyorlar diye...
Dışlanmış bir bebek, dışlanmaya devam eden bir genç ya da yetişkin. Dışlanma bir yerde büyük bir kamçı. İnsanın diğerlerinden farklılığını bilerek yola devam etme cesaretini ortaya çıkarıyor.Kayıplar bu kişinin her zaman kazancı olacak.Ne mutlu ona.Varolma hakkını kullanıyor. Herşeye rağmen.Bu büyük bir Güç.Ve sen bu cesaretinden dolayı bu cesur insanı bize anlattın. Kalemine sağlık.Sevgiler
güneş 14 Aralık 2007 Saat:19:43:21

 Toplam 7 yorum var. 1 2 3  


Gül Kokulu Sevgili
Yine dokunabilseydim sana, bir kez daha ''Seni Seviyorum'' diyebilseydim. Seni geç tanıdım...
Yolculuk
Ben Öyle Yaptım
Her Şey Senin Elinde
Yüreğini Farket

  Editörden | Yazarlar | Konuk Yazarlar | Genç Kalemler | Haberler | Röportajlar | Basından | Duyurular | Çekim Yasası | İtiraf Ediyorum | Farkındalıklar | Başarı Öyküleri | Yardım Hattı | Arşiv
Bu site obichim tarafından hazırlanmıştır.