Tarihte Bugün      Alternatif Tarih
   Günün Bilgisi      Günün Komiği
Ateşi daima su ile korkuturlar fakat
suyu hiç ateşle korkutabilirler mi?

Mevlana
Yorumlar
 
Saim Koç
saim@kuraldisi.com
Yazara ait tüm yazılar için tıklayın>

Duyarlı Olmak Yorucu mudur?
Sizin duyarlılık olarak algıladığınızı başkaları paspaslık olarak algılıyorsa sorun sizde. Bunu değiştirecek olan da sizsiniz. Devamı>




Sağlıklı Yasaklar!
Neden Topraksız?
Aidiyet Bir İhtiyaç mı?
İnsanoğlu/Kızı Bir Tuhaf
Kadınlar!..
Olanı Görmeden Olması Gerekeni Bilemeyiz
Bu Yazı Hayatınızı Kurtaracak
Editörden
Yazarlar
Konuk Yazarlar
Genç Kalemler
Haberler
Röportajlar
Basından
Duyurular
Çekim Yasası
İtiraf Ediyorum
Farkındalıklar
Başarı Öyküleri
Yardım Hattı
Arşiv
Eğitimlerimiz
Eğitmenlerimiz
Katılımcı Görüşü
Eğitim Takvimi
Yayınlarımız
 

Giriş İçin Tıklayın


Favorilerime Ekle
Anasayfam Yap
Anasayfa
Olanı Görmeden Olması Gerekeni Bilemeyiz Karakter Boyu:

 
Saim Koç
01 Şubat 2008

Nil’in, Kendini Arayan İnsan, yazısına gelen yorum dikkatimi çekti.

“Nil Hanım” diyordu yorumu yazan arkadaş, “siz çekim yasası ile sözlerin ne kadar önemli olduğunu anlattınız bugüne kadar.” Ve şöyle devam ediyordu: “Ancak yazılarınızda olumsuz cümleler o kadar çok ki. Lütfen bu yazınızı insanların şu an ki durumlarını yansıtacak şekilde değil de olması gerektiği şekliyle yazar mısınız –ki çekim yasası yazılarınızla devreye girsin. Teşekkürler.”

Bu yorum üzerine yazıyı tekrar okudum.

Nil, modern insanın mutsuz, doyumsuz, kendine yabancılaşmış, yalnız, endişe ve korku dolu olduğunun altını çiziyor yani bir durum değerlendirmesi yapıyordu, yani olanı söylüyordu.

Olanı söylemek yanlış değildir çünkü:

Olanı görmeden olması gerekeni bilemeyiz.

Tablo olumsuzsa değerlendirmenin de olumsuz olması doğaldır. Eğer gerçeklere gözümüzü kapamıyorsak ya da görmezden gelmiyorsak bu başka nasıl olabilir ki?

Biz nasıl algılarsak algılayalım, gerçek bizden bağımsız bir nesnelliğe sahiptir. Biz farklı algıladığımız için de değişmez. Onu değiştirmek için harekete geçmemiz, bir şeyler yapmamız gerekir.

Olumlu düşünerek her şeyin değişeceğini sanıyoruz. Olumlu düşünmek tabii ki önemli ama yeterli değil.

Yorumu yazan arkadaşımızı endişelendiren şey, olumsuz şeyleri dile getirmenin olumsuzlukları artıracağı, düşüncesidir. Ama bu doğru değil. Hastalığı kabul etmenin kendisi sorun yaratmaz, sorun yaratan dile getirdiğimiz şeye odaklanmaktır.

Bir örnekle ne demek istediğimi biraz açayım.

Bir hastalık geçirdiğimizi düşünelim. Yeniden sağlığımızı kazanmanın ilk adımı bu gerçeği kabul etmektir. Eğer sağlığımızın bozulduğunu görmezden gelirsek tedavi olma şansını da reddetmiş oluruz.
Eğitimlerimizde sıkça altını çizdiğimiz gibi, sorunumuzla yüzleşir ve “kucaklaşırsak” ondan özgürleşmenin önünü açabiliriz. Sorunu yadsımamız, sadece onun büyümesine hizmet eder. Elimizdeki küçük bir kesiği yok saydığımızda gerekli önlemleri alamaz belki de mikrop kapmasına ve başımıza daha büyük bir dert açmasına neden olabiliriz.

Doktor hastasına ameliyat risklerini anlatırken yüzde üç başarısız olma ihtimalini belirtmişse, kişinin (eğer bilinçli değilse) bu yüzde üçe odaklanması yüksek bir ihtimaldir. İşte bu noktada zayıf olan olasılık güçlenmeye başlayacaktır.

Hem doktor hem de hasta için sağlıklı yaklaşım, yüzde doksan yedi olan olumlu olasılığa odaklanmaktır.

Kanser hastalığı geçiren biri kanser olduğunu yadsıyarak iyileşemez. Öncelikle böyle bir hastalık geçirdiğini kabul etmeli, sonrasında ise sağlığına, iyileşeceğine odaklanmalıdır.

Toplumca olumsuza öylesine odaklanmışız ki, sütten dili yananın yoğurdu üfleyerek yemesi gibi, olumsuz şeyler duyduğumuzda endişeleniyoruz.

Gerçeğin olumsuz yüzü içimizi karartıyor olsa da onu değiştirmenin yolu öncelikle bunu görmekten geçiyor.

Gerçeği objektif olarak görmek, neyi nasıl değiştireceğimizin bilgisini sunar bize.

Özetle, gördüğümüzü değil, odaklandığımızı güçlendiririz.


   


Yorum Yaz Arkadaşına Gönder Çıktı Al

Ne güzel izah etmişsin... Her zamanki gibi, yanlış anlamalara yer bırakmamışsın.
Zaten çekim yasasını kullanmak da, önce var olanı görmekten geçmiyor mu ? Bir şeyin yanlışlığını göreceğiz ki, doğrusunu yaratmak için çekim yasasından yardım alalım :-) Bir şeyin yanlışlığını fark ettiğimizde, bunu önce kendimize ifade ederiz, başkaları ile paylaştığımızda da başkalarının da fark etmesine ışık tutarız.
Bu da var olanı olduğu gibi görmekten geçiyor, başka yolu yok ki.
dilek taşçılar 27 Haziran 2008 Saat:16:19:35

Merhaba, Yaziniz ilac gibi geldi, cunku ben de bir suredir, olumsuz birsey duydugumda, ya da kendimi tutamayip olumsuz bir olayi birine aktardigimda, cok fazla endise duyuyordum. Simdi rahatladim, tesekkurler. :)
Burcu 22 Şubat 2008 Saat:17:17:36

Sevgili Saim Bey, bu yazınızı çok beğendim. Olayları ve çekim yasasını algılamak konusunda çok önemli olan o ince noktayı çok güzel anlatmışsınız. Nil'in yazısına yorum yazan o arkadaş da aslında bu ince noktayı göremediği için ve olumsuzlukların hiç olmamasını istediği için aslında iyi niyetle ama doğruyu kaçırarak öyle bir yorum yazmış olmalı. Sizin bu yazınızdan sonra onun da içine su serpildiğine eminim. Evet gerçeği yadsıyarak veya yok sayarak onunla başedemeyiz. Önce sorunu kabullenip sonra olumlu gelişmelere odaklanmak hayatımızı güzelleştirir.
Yaa bu arada, siz ne güzel bir çiftsiniz Nil'le. İyi ki varsınız. Sizin yazılarınızı her okuduğumda içim aydınlanıyor, umutlu ve mutlu bir insan oluyorum her seferinde. Teşekkürler...
pınar 19 Şubat 2008 Saat:10:18:11

 Toplam 5 yorum var. 1 2  


  Editörden | Yazarlar | Konuk Yazarlar | Genç Kalemler | Haberler | Röportajlar | Basından | Duyurular | Çekim Yasası | İtiraf Ediyorum | Farkındalıklar | Başarı Öyküleri | Yardım Hattı | Arşiv
Bu site obichim tarafından hazırlanmıştır.