Rüzgâr Mira Okan
03 Ekim 2008
Ve sonunda gerçekle yüzleşir aşık, haykırır bir deli gibi:Aşk böyle olmaz!
Aşk…
Zamanı seyretmek iç çekerek
Ve akıp gitmesine izin vermek
Nasıl bir ızdırap susmak, ummak, beklemek…
Dile gelmemişlik…
Sessizlik…
İşte yüreğe en çok o koyar!
Çok erken eskimek,
Çok erken bitmek,
Çok erken solmak gibi
Dinlenmemiş bir yüreği terk ediş belki, dinlenmemiş bir şarkı gibi
Bu yürek karalarda değil ateş kırmızılarda olmak isterdi
Çarpmak isterdi aşk ile
Aşk için
Aşka deli deli
Aşkın kendisi gibi…
Ve sonunda gerçekle yüzleşir aşık, haykırır bir deli gibi:
Aşk böyle olmaz!
Değil bunun adı aşk…
“Ben” mucizeye inanıyorum
Ve aşk eşittir mucizenin ta kendisi
O yüzden;
Gideceksen hiç gelme!
Yarım bırakacaksan hiç başlama şiirime, baştan karaladığın resmime!
Aşık olan savrulmak, tutku ile esmek ister
Güneşle boyanmak, yağmurlarla yıkanmak ister
Çünkü bilir; durursa tükenir, tüketir kendini tıpkı bir rüzgâr gibi
Yani duran rüzgâr hava değildir söylendiği gibi…
Aslında aşık olan aşkı arar gözlerde
Bilir çünkü gözlerde yoksa aranmaz yürekte;
Ve yürekte yoksa da değmez o birine…