Tarihte Bugün      Alternatif Tarih
   Günün Bilgisi      Günün Komiği
Yapamayacağın şeylerin,
yapabileceklerini
engellemesine izin verme.

John Wooden
Yorumlar
 
Nihal Güneş

Yazara ait tüm yazılar için tıklayın>

Zaman Akıyor
Eskiden zaman gerçekten yavaş mı ilerliyordu, yoksa zaman diye bir kavram mı yoktu? Şimdi niye bu kadar hızla akıp gidiyor? Devamı>




Bahar Gelince
Hangi Kadınların Günü?
Sadece Bir Adım
Hayat Bir Lunapark
KIZIM
Editörden
Yazarlar
Konuk Yazarlar
Genç Kalemler
Haberler
Röportajlar
Basından
Duyurular
Çekim Yasası
İtiraf Ediyorum
Farkındalıklar
Başarı Öyküleri
Yardım Hattı
Arşiv
Eğitimlerimiz
Eğitmenlerimiz
Katılımcı Görüşü
Eğitim Takvimi
Yayınlarımız
 

Giriş İçin Tıklayın


Favorilerime Ekle
Anasayfam Yap
Anasayfa
Sadece Bir Adım Karakter Boyu:

 
Nihal Güneş
29 Şubat 2008

Artık hiçbir çıkışın olmadığı bir yerdeyim ve içimdeki tüm Ben’lerle hesaplaşmak zorundayım.

Ne olduğunu bilmesem de derinlerde bir yerde bir şey var.

Ya gerçekten ne olduğunu bilmiyorum ya da bilmek istemiyorum.

Her nasıl hissedersem hissedeyim...

Derinlerde bir yerde bir şey var!

Amacım ona ulaşmaksa en başından başlamalıyım. Tüm kuşandığım zırhlarımı bir kenara koymalıyım, tüm çıplaklığıyla sunmalıyım ruhumu ortaya.

Buna kim cesaret edebilir?

Ben mi?

Yoo hayır, cesaretim falan yok; aksine iliklerime kadar korkuyorum.

Bu hem bir SON, hem bir BAŞLANGIÇ olacak çünkü.

Ne alışılmışa son vermeye cesaretim var ne de yeniye alışmaya.

Ama kaçış yok!

Artık hiçbir çıkışın olmadığı bir yerdeyim ve içimdeki tüm Ben’lerle hesaplaşmak zorundayım.

Korkak ben, cesaretsiz ben, riyakar ben, öfkeli ben, takıntılı ben, defolu ben, öznesiz ben...

Bunların hangisiyle tek tek başa çıkacağım?!

Tam biriyle yüzleşmeye kalkmışken nasıl birden bu kadar çok Ben oldular?

Sıramı savma şansım da yok, dedim ya “kaçışsız çıkıştayım”.

Riyakar ben’i seçiyorum hak ettiğine inanarak ilk sırada yer almayı. Ne de olsa hayatta en büyük riyakarlığı kendimize karşı yapıyoruz. Ne çok yalanlar söyledim kendi kendime, bilmeden ne büyük yaralara gebe olduğunu.

Görmek mi ağır geldi, kabullenmek mi gerçekleri?!

Belki de hiç biri; sadece bir kaçıştı benimki!

Belki defolu ben’in üzerini örtbas etmek için. Kim göğsünü gere gere iğdiş edilmiş bedenini sunar ki? Kim gerçekten defosunu bilir ki ve kim gerçekten onunla sadece bir randevuya bile evet diyebilir ki?

Demedim ben de!

Daha önemli işlerim vardı; yoksa nasıl tanışırdım takıntılarımla. Onlar ki nicedir görünmeden dolaşırlardı ortalıkta. Bilirler ne zaman kaleyi fethedeceklerini, nöbet değişimindeki bir anlık boşluğu yakalayıp geçiverirler surların diğer tarafına. Hissetmeden hissettirmeden gölgelerini, senin gölgeni de alıp katarak kendilerininkilere.

Uzun sürmez korkak ben’le tanışman. İlk önce yadırgarsın, korkarsın korkunun kendisinden bile. Sonra teslim olursun karanlığın en puslu haline.

Vardır elbet aydınlık yüzü gecenin de lakin ne ben onu bilirim ne de o gösterir kendini yüreğime.

Ve kala kalırsın öznesiz ben’le bir vahanın orta yerinde.

Öz yok!

Öz-ne bilmiyorum?

Siz var!

Bir sabun köpüğündeyim artık.

Öyle şeffaf, öyle kırılgan, öyle ürkek….

Sözlerim uçuyor havaya ama düşüncem yerde, öz olmayınca söz yükselmiyor göklere.

Ve nasıl oldu bilemeden girdim bir fanusa

Kim soktu beni buraya?

Heey! Size sesleniyorum!

Nefes alamıyorum!

Ö-lü-yo-rum!

İşte tam o an, tam da ölümle burun buruna geldiğim an olmasını herkesin olağan saydığı bir şey oluyor.

Bir adım atıyorum. Sadece bir adım!

İlk adımını atan minik bir çocuğun adımı bu.

Dünyayı keşfetmeye hazır, attığı adımlarla kendine bir yer edinmeye çalışan “Ben de buradayım, bak tek başıma ayakta durabiliyorum,” diyen küçük çocuğun adımı.

Sendeleyerek, düşerek ama yeniden dimdik ayağa kalkarak…


Yorum Yaz Arkadaşına Gönder Çıktı Al

Sevgili A.... Nihal seni yakindan taniyan biri olarak ne anlatmak istedigini cok iyi anliyorum tüm yazilarini takip ediyorum ve cok basarili buluyorum yazilarinin devamini istiyor ve temenni ediyorum.
Ender 11 Mart 2008 Saat:13:28:31

Sn.Nihal Güneş bu yazınızda'da diğerlerinde olduğu gibi çok başarılı mükemmel yazılmış, yazılarınızı büyük keyif:-) alarak okudum.bu işin size çoook yakıştığını ve üstesinden'de hakkıyla geldiğinize inanıyoruz.yüreğinize sağlık.yazılarınızın devamını bekliyoruz....
sevgiler............
HÜLYA 06 Mart 2008 Saat:22:23:35

Harika yazılmış ,çok içten, farkındalığı olan her insan okuyunca kendini bulur diye düşünüyorum.içimizdeki öze ulaştıkça mutluyuz hepimiz ama neden bu kadar zordur ki ona ulaşmak ama yaşam bizi sevdiği için acılar yaşatır içimizdeki öze ulaşalım ve mutlu olalım diye...
refika 02 Mart 2008 Saat:22:18:15

 Toplam 4 yorum var. 1 2  


Bakış, Gönle İnce İnce Nakış
Beyhudedir bakış, özden geçmezse akış. İçinden ayrıysa gözlerin, olur bu kendinden kaçış.
Kim O?
Hazır mısınız?
Gölge Gibi Yaşamak
Oyun Bahçemiz

  Editörden | Yazarlar | Konuk Yazarlar | Genç Kalemler | Haberler | Röportajlar | Basından | Duyurular | Çekim Yasası | İtiraf Ediyorum | Farkındalıklar | Başarı Öyküleri | Yardım Hattı | Arşiv
Bu site obichim tarafından hazırlanmıştır.