Tarihte Bugün      Alternatif Tarih
   Günün Bilgisi      Günün Komiği
Ateşi daima su ile korkuturlar fakat
suyu hiç ateşle korkutabilirler mi?

Mevlana
Yorumlar
 
Özden Horan
ozdenhoran@gmail.com
Yazara ait tüm yazılar için tıklayın>

Ruhunla Sev
İnsan denilen muhteşem varlık, sadece bedenden ve bilinçten ibaret değildir. Onu görkemli kılan ruhunun güzelliğidir. Devamı>




Anlatın Onlara
Yitirilen Renkler
Annem Derdi ki…
Uzun Zaman Oldu
Tuhaf Bir Birliktelik
Sandım ki...
Küçüğüm
Editörden
Yazarlar
Konuk Yazarlar
Genç Kalemler
Haberler
Röportajlar
Basından
Duyurular
Çekim Yasası
İtiraf Ediyorum
Farkındalıklar
Başarı Öyküleri
Yardım Hattı
Arşiv
Eğitimlerimiz
Eğitmenlerimiz
Katılımcı Görüşü
Eğitim Takvimi
Yayınlarımız
 

Giriş İçin Tıklayın


Favorilerime Ekle
Anasayfam Yap
Anasayfa
Sandım ki... Karakter Boyu:

 
Özden Horan
12 Nisan 2008

Kalpteki perde kalkmadan, zihnimizdeki önyargılar kırılmadan gözler de gerçeği göremiyor.

 

 


Hayatımızda ne çok şeyin senaryosunu oluşturuyoruz kafamızda.

Kuruntularımız, kurguladıklarımız ne de çok...

Haklısınız.

Bu konuda genelleme yapmam doğru değil. Senaryo üretmeksizin olanı biteni olduğu gibi yaşayanlar da var mutlaka.

Ne mutlu onlara...

Kalpteki perde kalkmadan, zihnimizdeki önyargılar kırılmadan gözler de gerçeği göremiyor.

Zannetmeler başlıyor...

Hayatı zorlaştıran, küsmelere yol açan, kavgalara sebep olan, kırgınlıkları  arttıran, arkadaşlıklara nokta koyan, bizleri boşu boşuna yoran zannedişler.

“Sandığım gibi biri değilmiş….”
“Aa , demek onun için böyle davrandı.Ben de zannetmiştim ki….”
“Tahminimde yanılmışım, olay hiç de benim düşündüğüm gibi değilmiş…”

Bu örnekleri çoğaltmak mümkün. Tıpkı bir çığ gibi. Bir kere başlayınca  arkası da geliyor. Büyüyor, büyükten de büyük oluyor.  Bildiklerimizle peşin hüküm vermek, bilmediklerimizi yok saymak anlamına geliyor.

Ne büyük bir yanılgı!..

Gerçekler ortaya çıkınca, kurguladıklarımız yanımıza arkadaş oluyor. Haklı olmadığımızı anlayınca karşı tarafa da haksızlık etmiş oluyoruz. Özür dilemeyi becerebiliyorsak telafi şansımız oluyor elbette. Ama  özür dilemek, yaptığımız davranışın yanlış olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Affedilsek bile kırılan bir kalbi onarabilme şansımız her zaman olmuyor.

Önyargılarla  örülen duvarlar öyle katı ki kırıldığı zaman ya enkazın altında kalıyoruz ya da duvarın gerisinde kalıp bir adım ilerleyemiyoruz.

Önyargılarımızdan, zannedişlerimizden kurtulmanın ilk yolu, bunlardan arınmayı yürekten istemekten geçiyor. Sonrası zaman içinde gelişiyor.

Ben öncelikle kendimden özür diliyorum.

Kendime değer vermeyip sanmalara kaptırdığım için.
Onları yanımda taşıyarak ruhuma yük ettiğim için.
Sezgilerime doğru anlamlar yükleyemeyip yolumu şaşırdığım için. 

Aynı zamanda kendime teşekkür de ediyorum. Bu yanlışımı fark ettirip, önyargısız bir hayatın kapılarını aralattığı için.             

Duyduklarım yeter sandım, görmenin gücünü yok sayarak.
Bildiklerim yeter sandım , bilmediklerime fırsat tanımayarak.
İnsanım, hata yaptım, affedilişin arkasına sığınarak.
Öyleyse artık sanmamalıyım, bu farkındalığa kucak açarak.

 

 


Yorum Yaz Arkadaşına Gönder Çıktı Al

Özden gerçekten çok öz'den olmuş..Hayatımızda yarattığımız sanmalar ve zannetmelerle o kadar çok dolduruyoruz ki "gerçeğe" yer kalmıyor.Herkes kafasında yarattığı dünyaya o kadar boğulmuş ki kafasını çıkarıp akıp giden zamana bakmaya bile akıl edemiyor.Zihnine sapladığı düşüncelerden sıyrılamıyor ve kendi farkındalığını fark edemiyor..farklı kal..
ayça 15 Mayıs 2008 Saat:12:48:09

Önyargı deyince aklıma nedense hep Einstein gelir. "Bir önyargıyı yoketmek, atomu parçalamaktan daha zordur." Ne zaman kendimle ya da karşımdaki insanlar hakkında bir düşünceye dalsam ne kadar önyargısız bakabiliyorum diye sorarım. Ama bazen en yakınımıza bile "sandım" diyebiliyoruz. Bunu bize tekrar hatırlattığın için teşekkürler Özden. Kalemine sağlık, sevgiler...
güneş 14 Nisan 2008 Saat:23:57:40

Sayın Özden Hanım yazınızın son paragrafı çok anlamlıydı ve düşünmeye iten bir cümleydi.Bizimle de paylaştığınız için ve bizide farkındalığa ittiğiniz için kaleminize ve yüreğinize sağlık...
gülşah 12 Nisan 2008 Saat:15:15:22

O'nun Yolu
Yıllar sonra ise inancımı tazelemeye ve O’nu tekrar görmeye ihtiyacım vardı.
Tanrı Dedi ki:
Suçluluk Duymak Yeter mi?
Zaman Akıyor
Çukurova’da Zaman

  Editörden | Yazarlar | Konuk Yazarlar | Genç Kalemler | Haberler | Röportajlar | Basından | Duyurular | Çekim Yasası | İtiraf Ediyorum | Farkındalıklar | Başarı Öyküleri | Yardım Hattı | Arşiv
Bu site obichim tarafından hazırlanmıştır.