Tarihte Bugün      Alternatif Tarih
   Günün Bilgisi      Günün Komiği
Başarısızlık ecel değil, öğretmendir.
Yenilgi değil, gecikmedir.
Çıkmaz sokak değil, virajdır.

William Word
Yorumlar
 
Onur Sargın

Yazara ait tüm yazılar için tıklayın>

Yeni Nesil Doktorluk
Sana çok kızgınım Ayşe! İçinden geldiği gibi bir sürü şey söylüyorsun bana, sonra da çocuğu kucağına alıp kaçıyorsun... Devamı>




Vicdanlar
Deney Sonucu
Dünyanın En Alışılmadık Terapisti
Zayıf(t)ım, çünkü…
Ya Sen?
O Soru!
Haydi Deneye!
Editörden
Yazarlar
Konuk Yazarlar
Genç Kalemler
Haberler
Röportajlar
Basından
Duyurular
Çekim Yasası
Paylaşımlar
Farkındalıklar
Başarı Öyküleri
Yardım Hattı
Arşiv
Eğitimlerimiz
Eğitmenlerimiz
Katılımcı Görüşü
Eğitim Takvimi
Yayınlarımız
 

Giriş İçin Tıklayın


Favorilerime Ekle
Anasayfam Yap
Anasayfa
Sezgilerle İyileşmek Karakter Boyu:

 
Onur Sargın
12 Mart 2008

Beden her durumun daima en doğrusunu bilir. Çünkü ruhumuz bedenimiz yoluyla konuşur.

Günlük kuraldışı ziyaretlerim sırasında gördüm Sezgisel İyileşme’yi. Beden-zihin-ruh bağlantısını anlatan kitaplar her daim en önce dikkatimi çeken kitaplar olmuşlardır. Bu kitap da aynen böyle oldu ve hemen alayım, okuyayım diye düşünüp durdum.

Kitabı bugün aldım. İlk dikkatimi çeken şey kitabın kapağındaki pembe çiçekti. Su, eller, çiçek ve yansımaları… Güzel bir dörtlü olmuşlardı. Yazarın adının da nasıl söylendiğini bilmiyordum ama kendimce lora alden kam, lora alden kam deyip duruyordum.Yabancı dilde konuşmak ne de havalıydı. Yazarın adının sanki kendi içinde bir melodisi vardı.

Önce, Nil Gün’ün yazmasını beklediğim bir önsözle karşılaşacağım umuduyla önsöze baktım. Hayal Mühendisliği ve Reiki, Ellerinizin Iyileştirici Gücü’nde Nil’in yazdığı önsözlerden en az kitaplar kadar etkilenmiştim. Beden-zihin-ruh bütünlüğü konusunda aklımdaki sorulara birkaç sayfa içinde doyurucu cevaplar almıştım. Bu kitapta Nil’in yazdığı bir önsöz yoktu. Laura’nın yazdığı önsözü okudum ve kitabın teşekür kısmına geçtim. Daha ilk iki sayfada kitap beni içine almıştı. Genelde kitaplar böyle oluyor, kendini baştan belli ediyor. Bu arada kitabı çevirenin Zerrin Koltukçuoğlu olduğunu da buraya yazayım. Çünkü bir yazıdan zevk almak konusunda yazar kadar, hatta belki de daha fazla çevirmenin rolü var. Özellikle psiko-ruhsal konulu kitaplar işin içinde olduğunda. Birkaç kuraldışı kitapta da karşılaştım Zerrin’in ismiyle ama hangi kitaplar olduklarını şu an hatırlamıyorum.

Teşekür kısmından sonra, yazarın hayatındaki dönüm noktasını ayrıntılarıyla anlattığı bir giriş kısmı var. Kitabı Kurtuluş Parkı’nın piknik masalarından birine oturmuş, saat öğleden sonra üç buçuk civarında, güneşli ve hafif serin bir günde, dingin bir halde okuduğumdan dolayı Laura’yla beraber ben de o deneyimi yaşadım sanki. Kısa bir süre için kendi gerçekliğimden çıkmış, yazarın anlattıklarını yaşamıştım onunla beraber.

Şimdilik otuz dokuzuncu sayfaya geldim. Yine bir sürü yerin altı çizik. Bu çizik yerlerden paylaşmak istediğim birkaç cümle var. Sayfa on birde, giriş kısmının ilk dört cümlesi. Kitabı çok güzel özetliyor. Işte o cümleler:

"Beden asla yalan söylemez. Her durumun daima doğrusunu bilir. Çünkü ruhumuz bizimle bedenimiz yoluyla konuşur. Beden ruhun tapınağıdır."

Pi-Ki temel eğitiminde kas testini kullanarak yapmaya çalıştığımız buydu...

Bedenin bilgeliğiyle bağlantıya geçiyorduk. 

Yirmi gündür dinlediğim Sağlığınız İçin İçinizdeki İyileştirici Gücü Harekete Geçirin cd’sinde sahnedeki fiziksel bedenime “Bana vermek istediğin mesaj nedir?”, “Hangi yiyeceklerle beslenmek istiyorsun?”, “Hangi duygularımı sımsıkı tutuyor ve bırakmak istemiyorum?” gibi sorular yöneltmemin sebebi de buydu.

Beden biliyordu. Bize bir tek fark etmek kalmıştı.

Hayatın her alanının olduğu gibi beden de bilinçaltımızın birebir maddeleşmiş haliydi. Bedenimiz, bilinçaltımızdı.

Gördüğünüz gibi, iki yüz sayfalık bu kitap daha şimdiden beni içine aldı. Sıcak, anlaşılır ve deneyim kokuyor. Yaşanmış öykülerden de bahsedildiği için okuması çok zevkli.

Beden-zihin-ruh bağlantısını anlatan her şeyi şıp diye emdiğim için, bu kitabı bitirmek konusunda da sabırsızlanıyorum. Nil’den de hastalıklar ve şifa konusunda bol öykülü bir kitap yazmasını dört gözle bekliyorum. Belki de çoktan başlamıştır, kim bilir?


Yorum Yaz Arkadaşına Gönder Çıktı Al

Sevgili Onur merhaba
Bizi kitapla tanıştırdığın için teşekkürler.Bedenin bilgeliği ile ilgili tüm görüşlere katılıyorum.Pi-ki ileri ve Master'ı almış biri olarak sana da tavsiye ediyorum.Tek kelimeyle müthiş bir deneyimdi diyebilirim.Ben neymişim dedirtiyor insana:)Nil'in yoğun emek sarfederek hazırladığı bu eğitimlerden geçmek bir ayrıcalıktır diye düşünüyorum.Sevgiler.Kalemine sağlık
Çiğdem Çubuk 12 Mart 2008 Saat:16:21:30

evet bedenin dili var ama decoderı bulmak öyle kolay olmuyor,bedeni farketmek izlemekle baslıyor,ben bunu aylardır yapıyorum.ve oshonun söyledigi gibi merkezleniyorum,içimde bi his var ama ne oldugunu bılmıyorum sadece bi güç oldugunu hissedebiliyorum.yazın cok hos olmus tesekkürler.
ayse 12 Mart 2008 Saat:12:57:18

Geçmişimizi Silen İlaçlar
Roller dağıtılmış, biri de bizim payımıza düşmüş başlamışız oynamaya.
Hoş Geldin 14 Mart
Kadınım Ben
Yolu Yarılayan Kadın
Çekenin Elinde Kalıyor

  Editörden | Yazarlar | Konuk Yazarlar | Genç Kalemler | Haberler | Röportajlar | Basından | Duyurular | Çekim Yasası | Paylaşımlar | Farkındalıklar | Başarı Öyküleri | Yardım Hattı | Arşiv
Bu site obichim tarafından hazırlanmıştır.