Tarihte Bugün      Alternatif Tarih
   Günün Bilgisi      Günün Komiği
Başarısızlık ecel değil, öğretmendir.
Yenilgi değil, gecikmedir.
Çıkmaz sokak değil, virajdır.

William Word
Yorumlar
 
Alper Rozanes
ben@rpmix.com
Yazara ait tüm yazılar için tıklayın>

Kabullenmek ve Şükran
Hayatın kendisi kadar esnek olacaksın. Hayatı sırtlanmak ve altında ezilmek yerine tümüyle yaşayacaksın. Devamı>




Şimdi Harekete Geç
Korsan'dan Kurtulmak
Pişmanlıklarından Kurtul
Dünyanın Sekizinci Harikası
Tanrı Dedi ki:
Tanrı Dedi ki...
Mutlu. Şimdi!
Editörden
Yazarlar
Konuk Yazarlar
Genç Kalemler
Haberler
Röportajlar
Basından
Duyurular
Çekim Yasası
Paylaşımlar
Farkındalıklar
Başarı Öyküleri
Yardım Hattı
Arşiv
Eğitimlerimiz
Eğitmenlerimiz
Katılımcı Görüşü
Eğitim Takvimi
Yayınlarımız
 

Giriş İçin Tıklayın


Favorilerime Ekle
Anasayfam Yap
Anasayfa
Şimdi Harekete Geç Karakter Boyu:

 
Alper Rozanes
24 Temmuz 2008

Harekete geçmeden önce, dağılmış parçalarını bir araya getirmeyi beklemek zorunda değilsin.

 







Şimdiki yaşamında tam olarak neyin eksik olduğunu düşünüyorsun?
  
Neye ihtiyacın olduğunu zannediyorsun?

Karşında ne tür engeller varmış gibi hissediyorsun?


Sırtlandığın bütün yüklerine rağmen, işte sana yapman gereken basit birşey: Eksik olduğunu düşündüğün şeyin hayatında varolduğunu hayal et. Bu eksik olduğunu düşündüğün her ne ise ona tümüyle sahip olduğunu farzet. Hayata dair önünde hangi engeller varsa, onların arkanda kaldığını düşün.

Şimdi sanki tüm dertlerinden arınmışçasına harekete geç. Evet, sanki hepsi birden yok olmuş gibi...

Sana soruyorum, aklına gelen daha iyi bir fikir var mı?

Korkmak ve durumu daha da kötüleştirmek tabii ki mantıklı değil. Mantıklı olan, bir engel ile karşılaştığında onun üzerinden atlamaktır. Şimdi zihninde engellerinin üzerinden atla.

Belirli bir kişiyle bir türlü yapıcı iletişim kuramıyorsan, her seferinde kaldığın yerden devam etme. Olumlu bir biçimde yeniden başla.

Harekete geçmeden önce, onunla her konuda uzlaşmaya varılması gerektiğini mi düşünüyorsun? Sen kendinin daha iyi bir versiyonu olarak harekete geçmek için herkesle ve her konuda uzlaşmak zorunda değilsin.

Burada demek istediğim kendini veya başkalarını aldatman değil, hiçbirşeyin seni harekete geçmen konusunda engellemesine izin vermemen gerektiğidir. Israrla zorluk olarak gördüğün şeye odaklanman, seni sadece daha da geriye itecektir. Ben ise artık ileriye doğru hareket etme zamanının geldiğini söylüyorum.

Sana kendinin veya başkalarının hakkını yemen veya saygısızca olayları görmezden gelmen gerektiğini de söylemiyorum. Sadece mevcut durumun varlığını kabul et ve sonra harekete geç.

Harekete geçmeden önce, dağılmış onlarca parçanı tekrar bir araya getirmeyi beklemek zorunda değilsin.

Ayak parmaklarından biri incinse yavaş yavaş da olsa yürüyebilirsin, değil mi? Karanlıkta bile en azından gözlerini açabilirsin.

Bulunduğun şartlar ne olursa olsun, kendini onlardan sıyırabilirsin.

Zaten kendini onlardan sıyırmalısın, aksi halde onlar seni olduğun yere bağlayacaklardır.

Etrafını sardığını düşündüğün herhangi bir şeyden bağımsız olarak, aslında istediğin halin olabilirsin. Çevrenden birisi kaba veya nezaket dışı davranıyor olsa bile, bu senin aynı şeyleri yapmanı gerektirmez.

Kimsenin, senin içinde parlayan ışığı ortaya çıkarmanı engellemesine izin vermek zorunda değilsin.

Yoksa sana miras bıraktığım o altın gibi parlayan ışığı çoktan unuttun mu?

Ben parıltıyı kendi kalbimden alıp senin yüreğine yerleştirmiştim. Senin, benim parlayan yansımam olmanı amaçlıyordum. Niyetim, diğer insanların, benim ışığımı senin gözkamaştırıcı parlaklığın aracılığıyla görmeleriydi. Bunu yapmak için oturduğun yerde daha iyi koşulları beklemen amaçlarımdan biri değildi.

Eğer hastaysan, yatağa mahkum ve hareketsizsen, yine de zihninde hasta yatağından kalkabilirsin. Zaten bu şekilde kalkmalısın da. Yoksa kendini o yatağa çivi ve çekiçle sabitlemiş olursun.

Hasta olsan dahi, kendini yetersiz veya beceriksiz görmek zorunda değilsin...

Burada ne demek istediğimi anladığına eminim.

Bu söylediklerimi biraz incelediğinde, göreceksin ki sen ne dünya kavramlarının ne de teşhislerin sınırlandırmalarına tabisin. Sen dünya üzerinde bir canlısın, ancak bedeninle kısıtlı değilsin. Sen zaten her zaman bedenden daha üstündün.

Söylediklerimi biraz daha incelediğinde, göreceksin ki bir kez daha sana geçmişinden kurtulmanı ifade ediyorum.

Dün kıran kırana bir mücadelenin bir parçası mı oldun?

Olsun, o dündü ve geçmişte kaldı. Neden incinmişlikleri ve rahatsızlık verici duyguları beraberinde bugüne taşıyasın ki?

Bugün, bu dünya için "başka" bir gün. Bugün kesinlikle dün değil. Dün bitti. Bugün yeni başladı.

Bugün senin yepyeni bir başlangıç yapman için iyi bir fırsat.

Haydi harekete geç!

 


(Kaynak: http://www.heavenletters.org/move-on-now-beloveds-move-on.html)


Yorum Yaz Arkadaşına Gönder Çıktı Al

Alpercim, yazını şimdi tekrardan okudum (daha bir çok kez de okuyacağım, aynı diğer 'Tanrı Dedi ki' yazılarını okuduğum gibi).
Diğer arkadaşlar benimle hemfikir mi bilemiyorum ama, bu yazıların bana, her okuduğumda farklı bir şekilde iyi geliyor. Bana güç veriyor, harekete geçmemi hızlandırıyor. Hayatımızın sorumluluğunu aldığımız zaman, başkalarını suçlamaktan ve bahane üretmekten vazgeçtiğimiz zaman, olduğumuz yerde duraklamaktan vaz geçtiğimiz zaman, aynen yazında da izah edildiği gibi, dün dünde kalıyor ve bugün yeni bir gün oluyor.
Sevdiğim biri, gerçek sevginin çok güzel bir tanımını yapmıştı, bunu sık sık hatırlıyorum. Demişti ki, gerçek sevgi karşındaki insana her gün yeni bir şans vermektir, kişiyi dünü ile yargılamamaktır.
Ne kadar güzel değil mi, içinde affetme özgürlüğünü, anlayışı, AN'ı, şefkati, sevgiyi, ve daha bir çok şeyi barındırıyor.
dilek taşçılar 24 Temmuz 2008 Saat:22:14:25

Tanrı dedi ki yazı serisinden bir bölüm daha... muhteşem... lütfen bu seriye devam et, hem kendine hem de bizlere verdiğin çok güzel hatırlatmalar bunlar.
müptelası olduk diyebilirim. çok teşekkürler.
ellerine sağlık.
dilek taşçılar 24 Temmuz 2008 Saat:18:06:29

Alper, bu muhteşem yazıyı bizlerle paylaştığın için teşekkür ederim. Dün akşam yayınlanır yayınlanmaz okudum.Çok uzun süredir karmakarışık duygular içerisindeydim.Kendimi aydınlığa çıkarmak için boşa kürek çekip duruyordum ve tahmin edebilirsiniz ki daha da batıyordum.Hep birşeylerin eksik olduğunu hissederek,sorunla yüzleşmeyi erteliyordum ve omuzlarımdaki yük de gittikçe artıyordu.Dün akşam nedenini bilmediğim bir şekilde geç saatte sayfaya girdim.evrenin bana bir mesaj vereceğini hissetmiş gibiydim ve o mesaj bu yazı ile geldi.Kaldığım yerden devam etmek yerine yeniden başka bir pencereden ve hemen harekete geçtim.
Beni kendime getiren bu yazı için çoook çook teşekkürler sana Alper. Sevgiyle kal.. :)
Ayşe Seyer 24 Temmuz 2008 Saat:16:00:45

 Toplam 6 yorum var. 1 2  


Beyaz Önlüklü Prensim
Onlar ki hayatımıza dokunurlar, bizi en güzel renklere boyarlar ve koşulsuz severler...
Hayatımızın Amacını Bulmak
Seviyor ve Seviliyorsun!
Günün Yorumu
Peki ya davranışlar?

  Editörden | Yazarlar | Konuk Yazarlar | Genç Kalemler | Haberler | Röportajlar | Basından | Duyurular | Çekim Yasası | Paylaşımlar | Farkındalıklar | Başarı Öyküleri | Yardım Hattı | Arşiv
Bu site obichim tarafından hazırlanmıştır.