Tarihte Bugün      Alternatif Tarih
   Günün Bilgisi      Günün Komiği
Kuru pantolon ile balık tutulmaz.
Cervantes
Yorumlar
 
Dilek Taşçılar

Yazara ait tüm yazılar için tıklayın>

Rezalet!
Bugün sizlerle tıp dünyasına ait bir ayıbı paylaşmak istiyorum. Bayram günü Central Hospital'de yaşadığımız rezaleti... Devamı>




Babama Mektup
Ah Bu Ayrı’lık Duygusu!..
Hayal Kırıklığındaki Mucize
Yüzleş, Kucaklaş ve Özgürleş!
Her Gün 40 Bin Düşünce
Basit Farkındalıkların Gücü
Kader Mirası
Editörden
Yazarlar
Seçme Yazılar
Genç Kalemler
ŞİİRLERİNİZ
Haberler
Basından
Çekim Yasası
Paylaşımlar
Farkındalıklar
Röportajlar
Duyurular
Başarı Öyküleri
Yardım Hattı
Arşiv
Eğitimlerimiz
Eğitmenlerimiz
Katılımcı Görüşü
Eğitim Takvimi
Yayınlarımız
 

Giriş İçin Tıklayın


Favorilerime Ekle
Anasayfam Yap
Anasayfa
Sınır Nerede? Karakter Boyu:

 
Dilek Taşçılar
20 Eylül 2008

Hepimiz kendi tekamül yolculuğumuzdayız ve aynı zamanda birbirimizi tamamlamak ve desteklemek için buradayız.

 

 

 

 

Asırlardır gizli kalmış öğretiler ve evrensel yasalar, enerjilerin her geçen gün daha da hızlı aktığı bu yeni çağ döneminde, dünyanın dört bir köşesinde bir bir açıklanıyor. Bilgi ve haberleşme ağı o kadar hızlı ki ona doğru çekilmemek mümkün değil.

Yaşanan uzun bir durgunluk döneminden sonra, karşımıza öyle bir deneyim çıkıyor ki kendini ve O’na (Tanrı'ya) dair her şeyi sorgulamaya başlıyoruz.

Ve böylece gelişim yolculuğunun ilk adımını da atmış oluyoruz..

İnsan kapılarını bir kere gelişime açtığında, yıllardır bizi yavaş yavaş öldüren o durağanlık bir anda kendini harekete teslim ediyor.

Önce karanlık artıyor gibi gözükse de, aslında aydınlığı haber veriyor. Karanlığın en yoğun olduğu yer, ışığa en yakın olan yerdir çünkü. Okunan her kitapla, gidilen her seminerle gelişim de hızlanıyor.

Enerjinin gerçekte ne olduğunu ve onunla birlikte akarsan neleri başarabileceğini görünce bu bilgilerden herkesin faydalanması için engellenemez bir dürtü hissetmeye başlıyorsun. Kendin için faydalı bir şey yaptığının bilinci ile aynı faydayı etrafına da yansıtmaya çalışıyorsun. 

Tam da bu noktada bazen önemli yanlışlar yapıyoruz.

Öncelik sıralamamızı şaşırıyoruz...

Her derde çare olmak istercesine, kendimizi parçalara bölüyoruz....

Peki kendinden başkasına çare olmak gerçekten doğru mudur?

Onların problemlerini çözmek üzere üstlenmek, onların yükünü gerçekten de hafifletiyor mu ?

Verilen destek onların gelişimine katkı mı yoksa engel mi?

Sınır nerede?

Hepimiz kendi tekamül yolculuğumuzdayız ve aynı zamanda birbirimizi tamamlamak ve desteklemek için buradayız.

Peki etrafımızdaki insanlara yardım etmek nereye kadar doğrudur?

Nereden sonrası, o insanların tekamülüne müdahale etmektir?

Bu ''çok'' hassas sınırı çok iyi bilmemiz gerekiyor.

Çünkü herkes kendi içsel yolculuğunda ve herkes kendine ait dibe vuruşlarını yaşamak zorunda, aksi halde çaba göstermeyi ve kendini kurtarmayı öğrenemez.

İnsanların dibe vurmasına engel olursak, yeniden yukarı çıkmasına da engel oluruz.

Herkes kendi yaşadığı olaylardan derslerini çıkarmalı.

Bizim yapmamız gereken, onlara destek olmaktır, zorlu deneyimlerinde onlara güç vermektir.

Aynı şey kendi deneyimlerimiz için de geçerli.

Bazen birilerinden yardım isterken, aslında yaşamakta olduğumuz deneyimden bizi kurtarsın isteriz. 

Oysa aldığımız yardım ile o deneyimi daha az zorlanarak yaşamaktır asıl olan.

Birbirimize yol gösterebiliriz ama birbirimizin derslerini üstlenmemeliyiz.

Bu hassas sınırı, her yardım eli uzattığımızda ya da her yardım talep ettiğimizde, hatırlamamızda fayda var.

Çünkü bu, herkesin kendi yükseliş serüvenidir ve herkes kendi serüveninden sorumludur.

Kimse kimsenin yerine ölemeyeceği gibi, kimse kimsenin yerine yaşayamaz da.

Birbirimizin deneyimlerine müdahale edersek, birbirimizin yükselişini de geciktirmiş oluruz.

Yapılan ‘iyilik’ bir anda kötülüğe dönüşür. 

Biz sadece kendi deneyimlerimizden ve bilgi birikimimizden yola çıkarak karşımızdakine çeşitli yollar sunabiliriz.

Hangi yöne gideceği ise kişinin kendi kararı olmalıdır.

Özgür irade, tekamülün en önemli yapı taşlarındandır.

Ben bu günlerde kendime soruyorum, hayatımda yer alan hangi insanların sorumluluklarını, 'yardım' adı altında, kendi üzerime alıp, onların tekamülüne engel oldum, diye.

Ya da, bana ait hangi sorumluluğu bir başkasına devrederek, kendi takmülüme engel oldum, diye.

Dünya bir deneyim alanı ve karşımıza her zaman mutlu edici deneyimler çıkmıyor. Ama her deneyimin içinde, 'bize özel' bir armağan saklı.

O armağanı görebilme şansı, deneyimi yaşamaktan geçiyor. Başka yolu yok !

İşte bu yüzden hepimiz kendi sorumluluğumuzu alıp, evrenin bize özel hazırladığı deneyimleri bizzat yaşamalıyız.

Alacağımız yardım da, vereceğimiz yardım da, bu farkındalık sınırını aşmamalıdır.

 


Yorum Yaz Arkadaşına Gönder Çıktı Al

Ruhsal kibirlerden arınma zamanı da geldi sanırım. Bu yazıda bunun işareti. Bana yapılanı asla başkalarına yapmamaya özen gösterdim hep. Bu yazının ihtiyacı olanlara ulaşmasını dilerim. Güzel bir hatırlatmaydı yine. Teşekkürler.
TE5İR 22 Eylül 2008 Saat:10:30:24

Müthiş bir yazı!

Ben şahsım adına bu "Ben piştim, şimdi etrafımdaki insanların altlarındaki ateşi açma zamanı" hatasından geçtiğimi söyleyebilirim. Kaldı ki, iyilik yapacağım diye altlarını açtığım bu insanlardan bazıları meğer çoktan sütlaç olmuş ve etraflarına tat vermeye başlamışlar, ben ise hala sıcak sütü yeni deneyimleyen sert pirinç konumundaymışım.

Ailem ve ilişkim dahil yakın çevremin büyük bir kısmına bu hata ışığında 'sahte aydınlatmalar' girişimlerinde bulunmamı sorguladığım bir dönemde, konuyu netleştiren ve zihnime kazınmasını sağlayan bu değerli yazı için sana teşekkür ediyor, seni hayatıma kattığı için yaşama şükran duyuyorum.

Söylemeden geçemeyeceğm...
"Bazen birilerinden yardım isterken, aslında yaşamakta olduğumuz deneyimden bizi kurtarsın isteriz." Dilek'cim senin gönül gözün açıldı ve yemek yerken yanında oturan insanların artık zihinlerini de mi okuyabiliyorsun? (Bkz dün akşam??) Tamamen üzerime aldığım bu cümle nedeniyle diken diken olan tüylerim birazdan yerlerine oturacaklardır diye umuyorum.
Alper Rozanes 21 Eylül 2008 Saat:23:22:23

Evet Dilekcim farkında olmadan yapılan yardımda,alınan yardımda yaşama karşı direnmekten başka birşey değilmiş meğer.Kalemine sağlık arkadaşım paylaştığın ve tekrar hatırlattığın için..
emel öztürk 21 Eylül 2008 Saat:22:38:55

 Toplam 10 yorum var. 1 2 3 4  


  Editörden | Yazarlar | Seçme Yazılar | Genç Kalemler | ŞİİRLERİNİZ | Haberler | Basından | Çekim Yasası | Paylaşımlar | Farkındalıklar | Röportajlar | Duyurular | Başarı Öyküleri | Yardım Hattı | Arşiv
Bu site obichim tarafından hazırlanmıştır.