Tarihte Bugün      Alternatif Tarih
   Günün Bilgisi      Günün Komiği
Hazine,
tökezlediğin yerde saklıdır.

Joseph Campbell
Yorumlar
 
Cemil Melik

Yazara ait tüm yazılar için tıklayın>

Maziye Yolculuk
Memleketimin dağlarını, ovalarını ve yaylalarını dikkatle takip ettiğimde hatıralar film şeridi gibi akıyordu. Devamı>




Gül Kurusu Akşamlar
Ne Senle Ne de Sensiz
İlk Veda
Silistre Yahut Almanya
Vazgeçilmezdin...
Özledim Anne
Siyah Beyaz Aşklar
Editörden
Yazarlar
Konuk Yazarlar
Genç Kalemler
Haberler
Röportajlar
Basından
Duyurular
Çekim Yasası
İtiraf Ediyorum
Farkındalıklar
Başarı Öyküleri
Yardım Hattı
Arşiv
Eğitimlerimiz
Eğitmenlerimiz
Katılımcı Görüşü
Eğitim Takvimi
Yayınlarımız
 

Giriş İçin Tıklayın


Favorilerime Ekle
Anasayfam Yap
Anasayfa
Siyah Beyaz Aşklar Karakter Boyu:

 
Cemil Melik
25 Nisan 2008

Onlar, kalbin duracağını, aklın unutacağını ama ruhun asla durmayacağını ve unutmayacağını bilirlerdi.

 

 

 

Geçmiş zamanlarda aşklar bir başka yaşanırdı....

Sevgili Kayahan’ın deyişi ile siyah beyazdı aşklar, film gibi, masal gibiydi yani. Sevgililer arasında yaşananlar ya ak ya da kara idi. Gri ve tonları olmaz, hiçbir zaman ortası bulunmazdı.

Her mahallenin bir Fahriye Abla’sı olur, erkekler ilgi, kızlar hayranlık duyardı. Oğlanlar yakışıklı, kızlar güzel olurdu. Aşklar, Leyla ile Mecnun, Şirin ile Ferhat, Aslı ile Kerem’inkilere benzetilirdi.

Onlar gibi çöllere düşülmez, dağları delinmezdi ama ağa, bey, kız babası ve araya girmeye çalışan zalim gibi engellerle karşılaşılırdı.

Sevgililer için en güzel buluşma mekanı pınar başları idi. Salkım söğütlerin altında oturulur, aşklar, uzun sürsün diye çınar ağaçlarına kazınırdı. Kızlar bir araya gelince erkekleri çekiştirir, “seviyor mu, sevmiyor mu” diye papatya falları bakılırdı. Sevgiliye hediye olarak araba, ev değil, güzelliğini muhafaza etmesi için ayna, tarak ve allık alınırdı.

Parlement mavisi gaybana gecelerde, aşıklar “Yıldızların altında senin ile buluşmak ahh ne hoştu” şarkısını mırıldanırken gök kubbe;  yorgan, ay; gaz lambası, yıldızlar ise mum olur, yürekleri aydınlatırdı.

Müneccimler ile muvakkitlerin* bile bilmediği uzun geceleri aşk acısı çekenler iyi bilir, sevgililer “hastanın sabahı, taze ölünün mezarı, şeytanın günahı” beklediği gibi beklenirdi.

Yağmurun yürekleri beslediği düşünülür, çiseleyen yağmurda şemsiyesiz gezilir, tost değil kağıt helva yenirdi. Geceleri yakamozlar izlenir, körfezdeki dalgın sulara mehtap ile sevgilinin aksi birlikte düşerdi. Gündüzleri, kumsala vuran dalgalar, martılar seyredilir, camii avlularında güvercinlere yem atılırdı.

Aşk gözlerde başlar, çoğunlukla evlilikle, bazen de acı sonla biterdi.

Günübirlik değildi, ezelde başlar ebede giderdi.

Aşıklar, sevdiklerini akıl ve kalp ile değil ruhları ile severlerdi.

Kalbin duracağını, aklın unutacağını ama ruhun asla durmayacağını ve unutmayacağını bilirlerdi. Tüm benlikleri ile sevgilinin olurlardı. Sevgiliyi beklemeyi de, hüznün buruk tadını da severlerdi. Asla ama asla umutsuzluğa kapılmazlardı. Umut, fakirin ekmeği gibi katığı idi aşklarının.

Kırgınlıklarda, göz pınarlarından dökülen yaşlar inci olur düşer toprağa, başka sevgilerde teselli aranmazdı.

Gizli kaçamak ve buluşmalarda sevgilinin kokusu sinerdi üzerlerine.

Aşk nefes almak gibi, hava gibi, su gibi ihtiyaçtı.

Eski radyolar gibi çatıya kaldırılmamıştı aşklar. Çok geç kalınmış olmazdı. Aşk şarabından en son içen şanslı aranmazdı. Kalplere mühür vurulmazdı. Her aşkın bir hikayesi vardı. Film gibi, masal gibiydi yani.

Vadide zambaklar açardı, sevgili açmış zambağa benzetilirdi. Koparmaya kıyılmaz, dalında kalsın istenirdi.

Sonra, aşklar ölmeye, yerini tutkular almaya başladı. Zambaklar da mezarlık çiçeği olmaya.....

*Muvakkit:  Güneşe bakarak namaz vakitlerini bildiren kimse.


Yorum Yaz Arkadaşına Gönder Çıktı Al

Ah o eski aşklar...
YUSUF 9 13 Mayıs 2008 Saat:11:38:19

şimdiki aşklar günübirlik ve çok sığ, sanki yalan, hiç his yok, adeta ruhsuz, kişiliksiz, donuk ve menfaat ilişkisi. ona aşk bile denemez. gönül hep eski aşkların varolmasından yana. keşke eski zamanlardaki gibi duygu dolu olabilse günümüz insanı. ama maalesef.....
NUR K. 03 Mayıs 2008 Saat:22:16:35

Ben hala bahsettiğiniz sevgilerin yaşanacağına inanıyorum,bilmiyorum ki fazla mı hayalperestim?!Ama yok yaa değil!Herşey bizim içimizde ,duygu da bizim,sevgi de bizim, yürekte bizim sadece biraz daha inanç ve sabıra,özveriye ihtiyacımız var.Herkesin güzel yüreğine layık güzel başka bir yüreğe hakkı var ve hepimize nasip olsun diyorum:))
Nihal 28 Nisan 2008 Saat:15:08:39

 Toplam 9 yorum var. 1 2 3  


Oğluma Cevap
Bana sorarlarsa mutluluğun tarifini, ‘’Seçimlerini yaşayan insanların gözlerindeki ışıltıdır’’ diyebilirim.
Günümüz Sevgileri
Barış Gelini PIPPA’ya
Zincir
Gözler

  Editörden | Yazarlar | Konuk Yazarlar | Genç Kalemler | Haberler | Röportajlar | Basından | Duyurular | Çekim Yasası | İtiraf Ediyorum | Farkındalıklar | Başarı Öyküleri | Yardım Hattı | Arşiv
Bu site obichim tarafından hazırlanmıştır.