Rüzgâr Mira Okan
16 Eylül 2008
Beklerken tükenmek, belki de tüketmek hızla bir girdabın içinde sessizlikte, paylaşılmayan yalnız saatlerde, bir türlü akmayan gecenin içinde…
Bir bakarsın aşk tek taraflı
Alevler bir anda çoğaldı
İşte o an; gökten düşen kar tanesinin zamansız erime anı…
Aşk…
Beklerken tükenmek belki de
Tüketmek hızla bir girdabın içinde sessizlikte
Paylaşılmayan yalnız saatlerde
Bir türlü akmayan gecenin içinde…
“Ah yüreğim !” der kör aşık
Nasıl kapatırdın kendini?
Bilmez misin yok eder seni, tüketir, yıpratır bu delilik belli ki
Tek taraflı olmaz aşk, yakar hızla yüreğini
Aşk hiçbir zaman aynı olmaz ki, birisi hep daha çok hisseder, arzular deli
Ve bazen de sadece birisi…
Diğeri aşık bile değil ki!
…aşık devam eder konuşmaya kendiyle alevlerin içinde:
— Hey, beni dinle!
İşte bak! Bıraktı en başında seni senle
Vurulduğun yerden yara almazdın hani sen
Niye kanıyorsun o zaman hadi söyle!
Yalnız boşlukta uğuldamak mı istediğin
Kendine çarpa çarpa tükenmek mi ya da dilediğin
— Değil, değil bu duymak istediğim
Değil, hiç değil bu yaşamak istediğim
Değil umutla inanmak istediğim; bekle yüreğim bekle, gelir belki
Gün gelir sever belki
Özler seni, senin onu özlediğin gibi diye…
Ve yokluğu ile konuşur sevdiğinin:
—Biliyor musun delilik dediler güldüler, aşk böyle olmaz diye
İlk görüşte vurulamazmışsın tanımadığın birine, hele karşındaki tutkuya esense
Dalga geçtiler gerçekleri görmüyorum, körüm diye
Kim demiş?!
Ben gördüm, ben “görmek istediğimi” gördüm
Aşık oldum deli
Gerisi önemli mi!
…Ama döner sonunda yine kendine:
—Geçer mi bu?
Ne geçti ki!
—Unutulur mu?
Neyi unuttum ki!
—Kanatır mı beni?
… (Belli değil mi?)
—Kapanır mı yaraladığında?
Hangi yaram kapandı ki!
—Anlar mı seni? Anlatabilir misin kendini?
Görmüyor musun gerçeği?! Dinlemiyor, hissetmiyor ki!