Tarihte Bugün      Alternatif Tarih
   Günün Bilgisi      Günün Komiği
Ateşi daima su ile korkuturlar fakat
suyu hiç ateşle korkutabilirler mi?

Mevlana
Yorumlar
 
Aydan Sümercan
sumercan@superonline.com
Yazara ait tüm yazılar için tıklayın>

Bronzlaşırken...
Eğer sık sık denize girip çıkanlardansanız, her sudan çıkışınızda duş altına koşmayın! Devamı>




Güneşlenmenin geçmişi...
Koklayarak Yaşıyoruz…
Söz Erkeklerin Olsaydı
Güzelliğin 7 Koşulu
Aşkın Kimyası
Parfümün Öyküsü
Göksel Fahişe…
Editörden
Yazarlar
Konuk Yazarlar
Genç Kalemler
Haberler
Röportajlar
Basından
Duyurular
Çekim Yasası
İtiraf Ediyorum
Farkındalıklar
Başarı Öyküleri
Yardım Hattı
Arşiv
Eğitimlerimiz
Eğitmenlerimiz
Katılımcı Görüşü
Eğitim Takvimi
Yayınlarımız
 

Giriş İçin Tıklayın


Favorilerime Ekle
Anasayfam Yap
Anasayfa
Söz Erkeklerin Olsaydı Karakter Boyu:

 
Aydan Sümercan
11 Mayıs 2008

Biçimsel olarak söz erkeklerin olsaydı, güzel kadın, moda dergilerinde gördüklerimiz olmazdı.

 

 

 

Dünya Mayıs ayında Anneler Gününü kutluyor...  Erkeklerin en sevdiği kadın tiplemesi, ama yine de ben kadınları irdeliyorum…

.’”Bugün yolda yapayalnız yürürken, güneşin battığı sıra, karşıma bir yaşlı kadın çıktı da, şöyle dedi gönlüme: ‘Biz kadınlara dahi çok şey söyledi Zerdüşt, ama kadınlar üstüne hiçbir şey söylemedi,.” Ben de ona cevap verdim ”Kadınlar üstüne ancak erkeklerle konuşulur.”

Doğru söze ne demeli?

Çağlardan beri, daha doğrusu “anaerkil” düzenden “ataerkil” düzene geçildiğinden beri, kadınlar üzerine yürütülen fikirler, gerçekten de hep erkeklerden çıkmıştır. Bu nedenle de Alman düşünür Nietzsche’nin 1882’de Zerdüşt’ e söylettiği bu sözler bir gerçeği yansıtmakta.

İşte bir başka gerçek daha;

“Erkek nasıl isterse, öyle yapar kadını; kadın da kabul eder!”

19. yüzyıl yazarlarından Henry de Montherlant  “Kadınlara Acıyın” başlıklı romanında, kadın kahraman Solange’ı böyle konuşturmuş, yani aslında konuşan yine bir erkek; hem de “Biz sizleri biçimlendiriyoruz” diye itiraf edercesine.

Sonra ne oluyor?

Erkek kendi eserinden ürküyor ve basıyor yaygarayı:

“Fakat mağrur olmayınız hemşirelerim. Sizler bu dünyaya kusursuz gelmediniz. Bize şimdi yapabildiklerinizi, mamutlar devrindeki cetleriniz, mağaralarda yaşayan avcılara yapamazlardı. O zamanlar yararlıydınız, gerekliydiniz, yenilmez değildiniz. Doğrusunu söylemek gerekirse, o eski çağlarda cazibeli bile değildiniz. O zamanlar erkeklere benziyordunuz, erkeklerse hayvanlara…”

Anatole France, “Epikür’ün Bahçesinde” adlı yapıtında, biraz haksızlık ediyor. Çünkü ilk çağlardan günümüze ulaşan, erkeğe benzettiği ilk kadını anlatan resim ve heykelciklerin yaratıcıları, yine erkekler değil mi?

Tıpkı günümüzde moda akımlarını yönlendirerek güzel kadın görünümünü empoze eden modacılar gibi… Onların da çoğu erkek değil mi?

Oysa Anatole France”ın beğenmediği ilk kadına, ilk çağların erkekleri bitiyorlardı. Bunu günümüze kadar ulaşan ve hiç kuşkusuz erkekler tarafından yapılmış olan heykelciklerle desenlerden anlıyoruz.

İlk çağların kadın heykelleri 19.y.y.da Fransa’nın güneyinde bulundu. Heykeltraş, el büyüklüğünde bir alana kocaman sarkık memeli geniş kalçalı, kocaman göbekli, yüzü belirsiz ama cinsel organları alabildiğine belirgin kadın vücudunu sığdırmış. Fransız bilimcileri ince bir alayla bu heykelciklere Venüs adını verdiler:  Brassempouy Venüsü…

Tuna ırmağının yukarı taraflarında bulunan ve 20 bin yıl öncesine ait olduğu tahmin edilen Willendorf Venüsü de şişman, göbekli, kocaman kalçalı, sarkık memeli, onun da yüzü hiç işlenmemiş ama cinsel organları abartılmış.

Isturitz mağarasında (Fransa) bulunan kemik üzerine kazılmış bir resim ise, Taş Devri’ndeki sevişmenin saygıdeğer bir sevişme olduğunu gösteriyor: Erkek, yalvarırcasına üzgün gözlerle hiç de güzel olmayan bir kadına doğru kollarını uzatmıştır.

Kadının çıplak vücudu kendisine tapan erkekten çok daha iri. Kadın muzaffer, erkek ise kaygılı, tutkun, adeta karşısındaki dilbere bitmiş... Afrodit gibi…

İlk çağların bu güzelleri, daha sonra doğulu erkeğin beğenisi olan, etine dolgun üzün salkımı gibi iri göğüslü, göbekli ve geniş kalçalı kadın tipine uyuyordu.

Ama Yunan erkeklerinin düşlerindeki ideal güzellik, Nil ırmağının yetiştirdiği ince kadın tipiydi: Geniş omuzlu, gonca göğüslü, fidan boylu… Tıpkı aşk ve güzellik tanrıçası Afrodit gibi…

Afrodit en güzel kadındı ama, yine de ideal değildi. Yunan düşünür Aristo, “Kadın yaradılışta yarım kalmış bir erkektir” derken Hermafrodit’i düşlüyordu kuşkusuz.

Afrodit, Tanrıların habercisi Hermes ile sevişerek Hermafrodit’i dünyaya getirmişti. Hermafrodit yumuşacık teni, yuvarlak ufacık göğüsleri ile kız gibi güzeldi ama erkeklik organları taşıyordu. Her türlü cinsel ilişkiye açık ve “Kadın vücudunda, elini üzerine koyabileceğin hiçbir şey yok” diyen Yunan erkekleri için, erkekleri de kadınları da cinsel açıdan tatmin edebilen Hermafrodit mükemmelliğin simgesiydi.

Aslında her çağ kadını kendi güzellik anlayışına göre biçimlendirmiştir. Bunun açık örneklerini bize “Adem ile Havva” tabloları veriyor. Henüz Roma’nın ideal güzelliğinin etkisi altında olan Orta Çağ başlarında Havva, toplucadır. Gotik dönemin Havva’sı sahnedeymiş gibi çalımlı, ahu gözlü, ince bir dilberdir. Rönesans’ta kilo alır yine: Enine boyuna, koca göğüslü bir kadındır ama cinsel görevini neredeyse yerine getiremeyecek kadar soylu, ulaşılmazdır…

Güzellik serüveni bizi nereye getirdi derseniz, şöyle bir etrafımıza bakmamız yeter! Eskilerin sıska diyerek eleştirdiği  kadınlar bu günlerin seks sembolü oldular. Ya da fit oldular, kadınsı yuvarlak çizgilerini sildiler.

Ama bana sorarsanız, fit ya da sıska kadınlar birbirlerini beğenedursunlar, erkeklerin, mağara devri erkeği gibi hayran hayran baktıkları kadınlar hep aynı; yuvarlak kadınsı çizgileriyle anaç kadınlar onlar!

Biçimsel olarak söz erkeklerin olsaydı, güzel kadın, moda dergilerinde gördüklerimiz olmazdı.

Özgürlük derseniz… Gerçi kadınlar çoktan bayrak açtılar ama hala sözü erkeklere bırakan kadınlarımız sayesinde halimize baktığımızda çok fazla değişen bir şey de yok gibi görünüyor!

 


Yorum Yaz Arkadaşına Gönder Çıktı Al
  Editörden | Yazarlar | Konuk Yazarlar | Genç Kalemler | Haberler | Röportajlar | Basından | Duyurular | Çekim Yasası | İtiraf Ediyorum | Farkındalıklar | Başarı Öyküleri | Yardım Hattı | Arşiv
Bu site obichim tarafından hazırlanmıştır.