Selen Servi
29 Kasım 2008
Hayat tahterevalli oyununun heyecanı ile aksın elbet. Ama hatırlayın arada tam ortada durup soluklanırdık.
Çok severim Turgut Uyar’ın Denge şiirini.
“…Sizin alınız al inandım
Morunuz mor inandım.
Ben tam kendime göre,
Ben tam dünyaya göre.
Ama sizin adınız ne?
Benim dengemi bozmayınız”
Dengenin kaçtığı anlarımız vardır.
Aslında gerginliğin başladığı anlar diye tanımlıyorum ben onları.
Geriliriz sebepli sebepsiz.
Belki görülen bir rüyadan, belki geçmişten gelip takılan bir kareden…
Belki açılmayan bir telefondan…
Belki bir haklılık savaşından…
Kendi dengemi korumak için özen gösteririm.
Başkalarının gerilen ilişkileri arasında denge olmaya da.
Birileri vardır hayatınızda, onlar yanınızdayken kendinize geldiğinizi, esnediğinizi görürsünüz. Yaşarsınız. Su gibi akar sözler.
Kimileri vardır tıkanırsınız. İyi, kötü yok. Tıkanırsınız işte.
Tam o noktada ya akışı değiştiririz ya ortamı.
Birileri için akışı değiştirmek de çok değerli dostlar.
Farkında olarak, bilerek isteyerek, olumsuz giden bir ilişkide denge olmak…
Ama
Karışmamak!
Zor değil mi?
Hem alana müdahale etmemek, had bilmek hem akışı olumluya çevirmek...
Belki sadece orada olduğunuz için akışın değişmesi.
Yaşamışsınızdır.
Ya siz olduğunuz için sakinleşmiştir ortalık
Ya siz bir söz etmişsinizdir, durulmuştur ortam.
Yıkmak ne kolay, yapmak ne emek…
Olarak yapmaktan yanayım ben.
Olarak…
Gerilelim, çözülelim, ağlayalım, kızalım, coşalım, durulalım.
Ama dengeyi çabuk bulalım.
Hayat tahterevalli oyununun heyecanı ile aksın elbet.
Ama hatırlayın arada tam ortada durup soluklanırdık.