Tarihte Bugün      Alternatif Tarih
   Günün Bilgisi      Günün Komiği
Başarısızlık ecel değil, öğretmendir.
Yenilgi değil, gecikmedir.
Çıkmaz sokak değil, virajdır.

William Word
Yorumlar
 
Uğur Koşar
ugur@ugurkosar.com
Yazara ait tüm yazılar için tıklayın>

Kabulleniş
 Yaşam sanattır ve sen bu sanatı bildiğinde yaşamındaki gerçek sanatçı olacaksın. O zaman usta olacaksın. Devamı>




Sevgi Çiçekleri
Depresyon İyidir!
Çık şu Mezarından
Sen Yaşamsın!
Mükemmel Maskeler
Sorunsuz Bir Yaşam
İçindeki Cenneti Keşfet
Editörden
Yazarlar
Konuk Yazarlar
Genç Kalemler
Haberler
Röportajlar
Basından
Duyurular
Çekim Yasası
Paylaşımlar
Farkındalıklar
Başarı Öyküleri
Yardım Hattı
Arşiv
Eğitimlerimiz
Eğitmenlerimiz
Katılımcı Görüşü
Eğitim Takvimi
Yayınlarımız
 

Giriş İçin Tıklayın


Favorilerime Ekle
Anasayfam Yap
Anasayfa
Tanrıyla Dans Et Karakter Boyu:

 
Uğur Koşar
27 Haziran 2008

Tanrının yarattığı bir evrendesin ve sen, onun yaratmış olduğu evreni çoğu zaman kabullenmiyorsun.









Yaşamı reddediyorsun ve yaşamın, seni reddettiğini düşünüyorsun. Asıl sorun burada, tam burada. Aldığın nefesi hissetmiyorsun. Doğayla bir uyum içindesin, ama bunun farkında bile değilsin.

Ona sürekli nefesini üflüyorsun ve senin nefesin ona bir müzik gibi geliyor. Senin eşsiz nefesin onun için bir müzik ritmi oluyor ve o Tanrıyla dans ediyor!

Yaşam Tanrıyla bütünleşiyor, Evren de… Ya sen?

Sonra onun vermiş olduğu havayı soluyorsun, ama o soluğun anlamını bilmiyorsun. Ne acı değil mi? İçindeki hücrelerin o ritim ile dans edememesi…

Ağaçları dinledin mi hiç? Sana bir şeyler anlatıyorlar sürekli… Onlar sana evrenden haberler veriyorlar, onlar sürekli şarkı söylüyorlar, onlar sürekli dans ediyorlar; çünkü onlar yaşamı reddetmiyorlar!

Birkaç saniye kendine izin ver ve sadece dinle. Varlığını hisset. Sonra yine dinle! Konuşmadan dakikalarca dinlemeye çalış, gerekirse saatlerce…

Yaşamak bir sanattır aslında ve sen kendi yaşam sanatını işleyecek gerçek bir ustasın. İşlediğin sanatı düşün, içine gir dünyanın ve gözetle orayı. Sonra dışarı çık ve dinlemeye devam et.

Dışarı çıktığında Tanrı'nın dans etmek için uzun yıllardır seni beklediğini duyumsayacaksın. Onunla dans et. Hemen şimdi dans et. Gözlerini kapatmaktan korkma; çünkü gözlerini kapattığında kendi iç dünyana ineceksin.

Bunu arada bir yapmalısın, dokunmalısın iç dünyana, onu okşamalısın. Harika bir deneyim olacak senin için, sen harikaları yaşamak için geldin, ama yaşamıyorsun!

Bunun için sakın kimseyi suçlama!

Bırak suçlamak sıradan insanlara kalsın, sen sıradan insan değilsin, sen affeden bir yaratıcının ürünüsün. Bunu kabul ediyorsan zaten sıradan bir insan olamazsın.

Tanrı her an senin yanında, sen üzüldüğünde o da üzülüyor. Senin için endişeleniyor, sana yardım etmek istiyor, ama sen sadece zor durumlarda onu hissettiğin için o sana biraz kırgın.

Sen onunla dans etmediğin için onu çok beklettin, ama o affedicidir ve seni affetti bile.

Sana vermiş olduğu evreni ve dünyayı en güzel şekilde kullanmanı bu kadar çok istemesi ve seninle dans etmek için yıllarca beklemesi sana ne kadar çok değer verdiğini gösteriyor mu zaten? 

Hücrelerinde bir kıpırdama oldu şu an, ayağa kalktılar, koşuyorlar.

Hadi durma onlara istediklerini ver ve şimdi git Tanrıyla Dans Et!
Yorum Yaz Arkadaşına Gönder Çıktı Al

İşte! Eş zamanlılık bu olsa gerek! Dün akşam ve de bugün üst üste tam iki kez okuduğum (Sevgili Nil Gün iyi ki bu kitabı da bize kazandırdın) ''Harley'le Gelen Tanrı'' adlı kitapta da bu konu işleniyordu. Kitabın kahramanı, uzun yıllar Tanrı'yı reddetmesine ve O'ndan kaçmasına rağmen nihayet aslında Tanrı'nın her zaman kendisinin yanında olduğunun ve O'na yardım etmek istediğinin farkına varıyor. Böylece gerçek benliğini aramaya koyuluyor ve nihayet buluyor. Kendisinin Tanrı, Tanrı'nın da kendisi olduğunun bilincine vardığında da yaşamının anlamını, gerçek huzuru ve sevgiyi buluyor... Eveeet! Şimdi yapmamız gereken şey biraz yavaşlamak... Her daim bizim için çalan o güzel melodiyi artık farkedip, kendimizi müziğin ritmine ve Tanrı'nın şefkatli kollarına bırakmak...
Arzu K. 27 Haziran 2008 Saat:21:57:35

Yazının içinde şu ifadeye takıldım kaldım: ''Bırak suçlamak sıradan insanlara kalsın, sen sıradan insan değilsin, sen affeden bir yaratıcının ürünüsün. Bunu kabul ediyorsan zaten sıradan bir insan olamazsın.''
Ne kadar da güzel ifade edilmiş...
Derinlemesine baktığımızda, bu ifade herşeyi özetliyor...
Affedici olduğumuzda, kışkançlık, kırgınlık, kızgınlık, öfke, bunların hiç biri barınamaz.
Affedici olduğumuzda sevgi doluyuz demektir.
İşte o zaman, Tanrı ile dansa başladık diyebiliriz zaten...
dilek taşçılar 27 Haziran 2008 Saat:10:43:27

Onun Hakkındaki Düşüncelerin
Üzdü.Kırdı.Canını acıttı. Kalbimini paramparça etti. Utandırdı. Korkuttu.
Sihirli Sözler
İyi misin?
Üzgünüm Öğretmenim
Başkaları İçin Yaşamak

  Editörden | Yazarlar | Konuk Yazarlar | Genç Kalemler | Haberler | Röportajlar | Basından | Duyurular | Çekim Yasası | Paylaşımlar | Farkındalıklar | Başarı Öyküleri | Yardım Hattı | Arşiv
Bu site obichim tarafından hazırlanmıştır.