26 Temmuz 2007
Hayatınızda bir şeyler yanlış mı gidiyor? Kariyeriniz planladığınız gibi ilerlemiyor mu?
Dostlarınızla, ailenizle konuşsanız dahi çıkış noktası bulamıyor musunuz? Daha kaliteli bir yaşam arzusunda mısınız? Artık yalnız değilsiniz. Türkiye’de sayıları gittikçe artan yaşam koçları ve danışmanları Marie Claire’e bu mucizevi uzmanlık dalını anlattı…
Bir dönem terapiste gitmek utanç vericiydi… Ama zaman değişti. Belki yıllardır seyrettiğimiz Woody Allen filmleri, belki de hayat koşuşturması içinde insanların dertleşmeye ayıracak vaktinin azalması sonucu artık utanılacak bir durum değil bir terapistinizin olması. Hatta insanlar birbirlerine terapist hikayelerini anlatıyor, terapistlerini tavsiye ediyor, öyle ki nasıl kendileriyle, ruhlarıyla barışık olduklarını dünyaya duyuruyor şimdi.
Medya, yine kulağa çok Amerikan gelen yeni bir kavramı tartışıyor bugünlerde. Önce estetik cerrahların karanlık dünyasını röntgenlediğimiz Nip/Tuck dizisinde tanışıyorum yaşam koçu ile. Sonra daha alaycı bir dille Avrupa Yakası’nda. Ardından kulağımıza gelmeye başlıyor koçları olan arkadaşlarımızın gizemli buluşmaları. Anlatılanlara göre koçlarıyla yemeklerde buluşuyor, hem hesabı üstleniyor hem de yemek esnasında hayatlarına dair yaptıkları sohbet için koçlarına yüklü miktarda ödeme yapıyorlar. Üstelik ne giyeceklerinden, sevgililerine kadar konuşuyorlar koçlarıyla….
İşte bu noktada merak ediyoruz nedir yaşam koçluğu diye. Türkiye’de henüz yeni olan bu mesleği icra edenleri araştırıp, onlarla tanıştığımızda ise şimdiye kadar duyduklarımızın birer şehir efsanesi olduğunu fark ediyoruz.
Evet; Türkiye’de de yaşam koçları var. Ancak onlar daha çok yaşamı kullanma kılavuzu sunan kişiler. Haftada bir seanslarda ister kafede, ister yaşam koçunuzun ofisinde bir araya gelip konuşuyorsunuz. Bir hedefinizin olması gerekiyor. Hayatınızda ulaşmak istediğiniz noktaları koçunuza aktarıyor sonra onun soruları, size sunduğu alternatiflerle seansları sürdürüyorsunuz. Ortalama üç aylık bir sürecin yettiğinden bahsediyor yaşam koçları. Bu süre altı aya da uzayabiliyor zaman zaman. Karşılığında 150 ila 450 YTL arası bir ücret ödüyorsunuz bu hizmet için seans başına. Sonuç? Danışanlara göre hayatları değişiyor, yaşam kaliteleri yükseliyor, hatta bazen yeniden doğmuş gibi oluyorlar. Ve yaşam koçları ısrarla hatırlatıyor: Herkesin bir yaşam koçuna ihtiyacı var!
SAİM KOÇ – YAŞAM KOÇU
“Ege Üniversitesi İktisat Fakültesi mezunuyum. Gazetecilik geçmişim var. Nil Gün benim öğretmenim; o zaten Amerika’da bu tür eğitimler almıştı. 1989 yılından beri de Türkiye’de NLP uzmanı… Ben de onun yanında eğitim aldım, yurtdışında da yaşadım. Şimdi Kuraldışı Eğitim & Danışmanlık’ta yaşam koçluğu ve eğitmenlik yapıyorum.”
“Kişisel gelişim yavaş yavaş yayılmaya başladı. Ama her alanda olduğu gibi çağımız uzmanlaşma çağı. Dolayısıyla burada da bir anlamda uzmanlaşma gerçekleşti. Yaşam koçluğu elli yıllık bir geçmişe dayanıyor.”
“Psikoloji geçmişle ilgilenir; yaşam koçluğu ise insanın geleceğiyle. Kişisel gelişim için herhangi bir sorunu olması gerekmez insanın. Sadece hayatını daha kaliteli hale getirebilmek, hissettiği potansiyelini açığa çıkartmak için profesyonel bir desteğe ihtiyaç duyar.”
Bilimsel yanı var, çünkü insanlar kendi potansiyellerinin farkına varamıyor olabilirler. Eğitim sistemini geliştirsek, kalıplaşmış şeyleri öğrenmek yerine yaratıcılığı ön plana çekersek bu dal bitebilir.”
“Şu anda 14-15 danışanım var. Genellikle spesifik sorunlar olabilir ama daha çok atılım yapmak isteyenler, iş alanında tıkandığını düşünenler, işinden yeteri kadar keyif alamayanlar, içindeki potansiyeli değerlendiremeyenler danışıyor.”
“Buraya gelen kişinin herhangi bir şekilde herhangi bir sorunu olması gerekmiyor. Hayatını bambaşka hale getirebiliyor; anlamlı, başarılı, mutlu bir hale. Bu nasıl gerçekleşiyorsa, benim yaptığımda bu. Göremediği kör noktalarla onları yüzleştirmek.”
“En uzun ömürlü çalışmam üç aydır. Üç ay içinde bir sonuç alamıyorsam kendimi başarısız hissederim.”
Herkes yaşam koçu olabilir. Kurs şeklinde eğitimler veriliyor. Yurtdışında eğitim alıyorlar. İnsanın yeteneği önemli Sadece eğitim işi değil o yüzden.”
SUAT BAŞTÜRK – DANIŞAN
“Çok uluslu bir şirketin Türkiye temsilciliğinde müşteri temsilcisiyim. Şirketin öngürmüş olduğu bir eğitim zinciri sebebiyle tanıştık.”
“Başından beri amacım yaşamdan aldığım kaliteyle ilgili. Örneğin andan hiçbir zaman kopmamak gerekiyor. Ben andan çok sık koptuğumu fark ettim. Ya geçmişin hesaplarını ya da geleceğin planlarını yapıyordum. Bunları eğitimler sırasında keşfediyorum. Kendimi yargılamıyorum ama değerlendiriyorum.”
“Yaşam tarzım değişti. Dinlediğim müzik bile değişti. Bir şarkının içerisinde yaşamın, sevginin, aşkın kötü gittiğinden bahseden şarkıları dinlerdim eskiden. Şimdi umut veren müzikleri dinliyorum. Filmlerin cinsleri bile değişti.”
“2003’ten önceki yaşantım güzel bir deneyimler toplamı. Yaşam koçluğunun bana verdiği en güzel hediye bu. Artık kızma noktasında bile kendinizi değişik bir noktada görüyorsunuz. Bunun da bir hayrı var diyorsunuz. Seçimlerinizi üçe dörde çıkartmayı başarabiliyorsunuz.!
“Amacım kendi yaşam kalitemi artırmaktı. Bunu artırdım ve artırmaya devam ediyorum. Artık klasik kalıplarla ne kendimi ne de başkasını yargılıyorum. Arkadaş çevrem değişti. Olması gerekmeyen benden enerji çalan insanlar düştü, olması gereken insanlar var.”
(Yaşam Koçu Saim Koç’un ve Danışanı Suat Baştürk’ün Eda Göklü ile MARIE CLAIRE dergisinde Mart 2006 tarihinde çıkan röportajı. )