Tarihte Bugün      Alternatif Tarih
   Günün Bilgisi      Günün Komiği
Başarısızlık ecel değil, öğretmendir.
Yenilgi değil, gecikmedir.
Çıkmaz sokak değil, virajdır.

William Word
Yorumlar
 
Gülistan Arslan

Yazara ait tüm yazılar için tıklayın>

Yazılar da Kaybolurmuş
Hep yokluk görmüş gözlerim... Kalemim yokluktan tükenmiş, kağıdım hiçlikten solmuş. Devamı>




Suçluluk Duymak Yeter mi?
Alsam Başımı Gitsem
Bütün Olabilmek
Editörden
Yazarlar
Konuk Yazarlar
Genç Kalemler
Haberler
Röportajlar
Basından
Duyurular
Çekim Yasası
Paylaşımlar
Farkındalıklar
Başarı Öyküleri
Yardım Hattı
Arşiv
Eğitimlerimiz
Eğitmenlerimiz
Katılımcı Görüşü
Eğitim Takvimi
Yayınlarımız
 

Giriş İçin Tıklayın


Favorilerime Ekle
Anasayfam Yap
Anasayfa
Yazılar da Kaybolurmuş Karakter Boyu:

 
Gülistan Arslan
13 Mayıs 2008

Hep yokluk görmüş gözlerim... Kalemim yokluktan tükenmiş, kağıdım hiçlikten solmuş.

 






Ama bu bir kaybedişin değil bir buluşun hikayesi.

Hayat akıp giderken ruhumun karanlığında, bugün bir şeyi fark ettim. Kalemimi, kağıdımı da kaybetmişim. O kadar dalmışım ki umutsuzluklara, yalnızlıklara ve çaresizliklere, en yakın dostlarım çantamın en sessiz köşelerinde bekler olmuş hatırlanmayı.

Bugün buldum onları. Başka iki dost hatırlattı sağ olsunlar. Aldım elime, kokladım kağıdı, sarıldım kaleme. Düşündüm nereden başlasam tekrar.” Düşünme” dedi kalemim: “Düşünmezdin eskiden.” Doğru, dedim, bir ırmağın akışı gibiydi yazım varacağı yeri bilirdi yüreğim.

Düşündüm olmadı, düşünmedim olmadı…

Güzel şeyler yaz dedi kağıdım. İlk günleri gibi olsun sevgililerin, umutla dolu, mutluluk kokulu bir şeyler olsun. Okyanus gibi olamasa da bir su damlası gibi olsun. Işık gibi olsun karanlığa, aşık gibi olsun sırılsıklam. Kucaklasın herkesi.

Ama olmadı. Yapamadım, yine hüzün bastı sözcüklerimi. Tükendim yine yaratmak yerine.

Nerede kalmışım bir bakayım dedim. Nerede kaybetmişim dostları, aydınlığımı nerede bırakmışım. Ben mi terk etmişim onları, onlar mı terk etmiş beni?  Onlar gittiği için mi kararmış dünyam, yoksa onlar mı korkup kaçmış karanlığımdan.

Eski notları karıştırdığımda gördüm ki, kalemim hep yolculuk yazmış. Kağıtlarım yolculuklarla şehirden şehre savrulmuş. Hep yokluk görmüş gözlerim gittiğim şehirlerde. Kalemim yokluktan tükenmiş, kağıdım hiçlikten solmuş.

Aşk yok, güven yok, para yok, insan yok, tren yok, istasyon yok, deniz yok, güneş yok…

Yağmuru görememişim güneş yoksa, dereyi görememişim deniz yoksa, otobüsü görememişim tren yoksa ve kendimi görememişim kimse yoksa.

Umudun içinde mut, mutun içinde umut vardır” der Cemal Süreyya. Mut eski Türkçe’de “mutlu”dur. Umut mutluluktan, mutluluk umuttan gelir. Bu yokluk içinde ne mut gelir bana ne umut.

Şimdi tüm içtenliğimle varlığa bakıyorum, var olanı görmeye çabalıyorum. Yokluğu görmeyi ne zaman ve nasıl seçtim bilemiyorum ama bugün var olmayı seçiyorum. Tüm dünyayı sevmek istiyorum ilk günkü gibi sevmek, hatta daha da çok belki daha bilerek sevmek…

 


Yorum Yaz Arkadaşına Gönder Çıktı Al

Olmuş !!! dostum galiba bu sefer başka bir şey yazamayacağım....
Kalemine, yüreğine sağlık...
TÖA 26 Haziran 2008 Saat:14:40:56

Bukadar icten ve anlamlı yazılmış bir yazının yanında soyleyecegim her kelime cok zayıf kalır.

Okadar derin ve anlamlı bir yazı ki, sindirmek için tekrar tekrar okumak gerektiğini düşünüyorum.

Yazıyı okuduktan sonra gözlerim doldu.

Kocaman Yüreğinden gelen güzellikleri bizimle paylaştığın için tesekkur ederim.

Tüm güzelliklerin seninle olması dileğiyle...
GUNES MERİC 15 Mayıs 2008 Saat:11:34:10

Yüreğine sağlık diyeceğim, çünkü yürekten gelen bir yazı bu...İçten yazılmış satırların bana çekim yasasını çağrıştırdı arkadaşım. Çekim yasasını doğru kullanmak için, duygu katmak gerektiği söyleniyordu ve neticeyi görerek hayal etmek gerektiği söyleniyordu. Ancak o zaman düşünceler gerçek olabiliyordu...Bunun üzerine epey bir zaman düşündüm, işin püf noktası buradaydı... ve sonra bir şeyi fark ettim... korkularımızı ve endişelerimizi hayata geçirmek, iyi şeyleri hayata geçirmemizden daha kolay oluyordu, anladım ki, bunun sebebi, korkularımızı düşünürken, gerçekten korku hissediyoruz ve gerçekten olası neticeler gözümüzde canlanıyor. Yani çekim yasasının tüm kurallarını yerine getiriyoruz.
İşte o günden sonra, önce güzelliklere odaklanmayı seçtim, çirkinliklerin varlığını da red etmeden.
Bence kendimizi yeniden bulma ve keşfetme yolculuğunda, atmamız gereken ilk adım bu.
Gözlerimiz elbette kötü şartları görmeye devam edecek, etmeli de... görmezsek hiç bir şeyi değiştiremeyiz. Ama öncelikle güzellikleri, perde arkasında bırakmadan, görmeyi başarabilirsek, istemediklerimizi değiştirme gücümüzü tam kapasite kullanma şansımız artar.
dilek taşçılar 13 Mayıs 2008 Saat:13:48:52

 Toplam 5 yorum var. 1 2  


Sev Çünkü Hayat Çok Kısa
Babam gibi yapmayın. Çocuklarınıza sevginizi, beğeninizi ve ilginizi göstermekten çekinmeyin.
Beni Dinler misin Anne?
Özledim Anne
Yaşayan Bilir
Pişmanlıklarından Kurtul

  Editörden | Yazarlar | Konuk Yazarlar | Genç Kalemler | Haberler | Röportajlar | Basından | Duyurular | Çekim Yasası | Paylaşımlar | Farkındalıklar | Başarı Öyküleri | Yardım Hattı | Arşiv
Bu site obichim tarafından hazırlanmıştır.