Tarihte Bugün      Alternatif Tarih
   Günün Bilgisi      Günün Komiği
Başarısızlık ecel değil, öğretmendir.
Yenilgi değil, gecikmedir.
Çıkmaz sokak değil, virajdır.

William Word
Yorumlar
 
Onur Sargın

Yazara ait tüm yazılar için tıklayın>

Yeni Nesil Doktorluk
Sana çok kızgınım Ayşe! İçinden geldiği gibi bir sürü şey söylüyorsun bana, sonra da çocuğu kucağına alıp kaçıyorsun... Devamı>




Vicdanlar
Deney Sonucu
Dünyanın En Alışılmadık Terapisti
Zayıf(t)ım, çünkü…
Ya Sen?
O Soru!
Haydi Deneye!
Editörden
Yazarlar
Konuk Yazarlar
Genç Kalemler
Haberler
Röportajlar
Basından
Duyurular
Çekim Yasası
Paylaşımlar
Farkındalıklar
Başarı Öyküleri
Yardım Hattı
Arşiv
Eğitimlerimiz
Eğitmenlerimiz
Katılımcı Görüşü
Eğitim Takvimi
Yayınlarımız
 

Giriş İçin Tıklayın


Favorilerime Ekle
Anasayfam Yap
Anasayfa
Zayıf(t)ım, çünkü… Karakter Boyu:

 
Onur Sargın
25 Eylül 2008

Yıllardır ne çok duyuyorum şu sözleri. Annemden, anneannemden, komşulardan, arkadaşlardan...

 



 




"Çok zayıfsın."
"Kaşektik gibisin."
"Kemiklerin sayılıyo."
"Düşündüğümden de zayıfmışsın."
"Sana bi acılı adana söyliyim en iyisi."
"Hiç yemek yemiyosun."
"Azıcık bi şey yiyosun."
"Gençler şimdi böyle, zayıf kalmaya çalışıyolar."
"Hiç bi şey yemedi."
"Bi ara kilo almıştın, iyi gibiydin."
"Annen baban yemek yedirmiyo mu sana?"
"Kuru gamit."
"Bileklerin kopacak."
"Sen aslında baya kilolu doğmuştun. Diş çıkarırken bi ateşlendin, kilo verdin. Sonra da alamadın."
 
Yıllardır ne çok duyuyorum şu sözleri.
Annemden, anneannemden, komşulardan, arkadaşlardan, tanıdıklardan...
Son zamanlarda yine bu sözleri duyma sıklığım artmış durumda.
Bir tanıdığın facebook.com'da fotoğrafıma bakıp "Düşündüğümden de zayıfmışsın. Adana'ya gel de sana bi acılı adana söyliyim." demesi zayıflığımla ilgili duyduğum sözlerin en sonuncusuydu.
 
Eleştiren çok.
Yol gösteren yok.
 
Neden zayıfım?
Yemek yememe rağmen neden kilo alamıyorum?
Günlük ihtiyacımdan daha az mı yiyorum?
Kurt mu var yoksa?
Peki ya bilinçaltım?
 
Geçen günlerde yaptığım bir çalışmada;
Bir anda, oturduğum minderin üzerinde bedenimi sıkmaya başladım.
(Ikınmaya benzer bir hareket.)
Daracık bir yerde hareket etmeye çalışıyor gibiydim.
Sanki etrafımda esnek bir duvar vardı da benim hareket etmemi kısıtlıyordu.
Biraz olsun kendimi rahat hissedebilmek için de,
Ellerimle, etrafımdaki o duvarı itmeye çalışıyormuş gibi hareketler yaptım.
Tam bu sırada, "Ihhhh... Hareket edemiyorum. Çok rahatsızım burada.
Ne yapacağımı bilmiyorum. Nefes almakta bile zorlanıyorum." dedim.
 
Bu hareketlerimi ve sözlerimi şu şekilde yorumladım:
(Doğduğumda normal bir bebekten çok daha fazla kiloluymuşum.
Haliyle anne rahmindeki yaşamımı da normalin üstünde bir kiloda geçirmiş olmalıyım.)
Rahimde kilomdan dolayı rahat hareket edememişim.
Bu bana sıkıntı vermiş. Bundan çok rahatsızlık duymuşum.
Hareketsiz kalmak, rahat hareket edememek hiç hoşuma gitmemiş.
Kilo ile rahatsızlığı bağdaştırmışım.
Kilolu olmak=Rahatsızlık, sıkıntı, acı
 
Bilinçaltımda yer alan böyle bir kodlamadan dolayı,
Belki ihtiyacımdan daha az yiyorum kilo almıyorum.
(Bilinçaltım bana ihtiyacımdan daha az yediriyor.)
Belki yediklerimi yakacak yollar buluyorum kilo almıyorum.
(Bilinçaltım yediklerimi yakacak yollar bulduruyor bana.)
Belki barsağımda kurt var.
(Bilinçaltım kurdun barsağıma yerleşmesi için uygun ortamı yaratmış.)
Bilmiyorum.
Ama bir şekilde kilo almıyorum.
Ne yaparsam yapayım, ne kadar ne yersem yiyeyim kilo almıyorum.
Bilinçaltım beni bir şekilde kilodan;
Ya da diğer bir deyişle rahatsızlıktan, acıdan ve sıkıntıdan koruyor.
 
Kilo problemi olanlar şimdi belki de,
Kendi bilinçaltlarında niçin böyle bir kodlamanın olmadığı konusunda hayıflanıyorlar.
:)
 
Son olarak,
Beni eleştirmekten yorulmamış kişiler,
Size mutlu bir haber.
Sanırım bu kodlamayı kırdım.
Çünkü çalışmanın devamında,
"Artık fit bir bedene sahip olabilirim, gayet güvenli." şeklinde bir cümleyi sarf ettim.


Yorum Yaz Arkadaşına Gönder Çıktı Al

Onur yine süpersin, kendinle yüzleşmelerinde kullandığın yöntemler ne kadar pratik ve sade. Seni kutluyorum, çok zeki ve cesursun . Yaşayacaklarının ve bizlerle paylaşacaklarının devamını merakla bekliyorum. Sevgiler...
Nejla Başbağ 26 Eylül 2008 Saat:19:28:43

Bilinçaltı çalışmalarını bizimle paylaşman beni çok mutlu ediyor. Bizi de bu yönde teşvik etmiş oluyorsun çaktırmadan :-)
Ama şunu da unutmayalım, herşey kendini sevmekle başlıyor. Ve sevmekten kasıt, sadece soyut özelliklerin değil, bedenin de bunun içinde. Kimimiz var olan göbeğimizi yeniden sevmek zorundayız, kimimiz de var olmayan göbeğimizi :-)
Bedenimiz öylesine muhteşem işleyen bir mekanizma ki, ister zayıf olsun ister kilolu, biz uyurken bile o bize hizmet etmeye devam ediyor ve biz onu sevdiğimiz sürece, bu kadar yoğun çalışmaktan şikayet de etmiyor :-)
dilek taşçılar 26 Eylül 2008 Saat:11:08:23

Başkalarının ne gördüğü değil, senin ne hissettiğindir bence aslolan. Bu halinden sen mutluysan başkalarına ne? Paylaşımın için teşekkürler. Çözümlemelerinden ötürü seni kutluyorum.
Çiğdem Çubuk 25 Eylül 2008 Saat:19:09:57

 Toplam 5 yorum var. 1 2  


Ve Uzattı Elini…
Seyre daldı kadın kendi evrenini / İçten içe yürüyen  bahçesinde./ Gördü ki semalarında yüreğinin / Ne gölgesi ne kendisi var sevgilinin.
Sonra…
Ya Sen?
Her Şey Benim Yüzümden
İçindeki Cenneti Keşfet

  Editörden | Yazarlar | Konuk Yazarlar | Genç Kalemler | Haberler | Röportajlar | Basından | Duyurular | Çekim Yasası | Paylaşımlar | Farkındalıklar | Başarı Öyküleri | Yardım Hattı | Arşiv
Bu site obichim tarafından hazırlanmıştır.