Tarihte Bugün      Alternatif Tarih
   Günün Bilgisi      Günün Komiği
Başarısızlık ecel değil, öğretmendir.
Yenilgi değil, gecikmedir.
Çıkmaz sokak değil, virajdır.

William Word
Yorumlar
 
Berna Esin

Yazara ait tüm yazılar için tıklayın>

Ben olmasaydım?...
Varlığım evrenin bana armağanıdır ve varoluşum, ilk anımdan bu ana, kendime ve tüm evrene armağanımdır. Devamı>




Neden Ben?...
Reddedilenler Vadisi
Kartal Gençken Yeniden Doğsa
Sistemden Beslenenler
Biraz Dedikodu Yapalım!
Kahramanlığın Şartı
Evren Şaka Yapar
Editörden
Yazarlar
Konuk Yazarlar
Genç Kalemler
Haberler
Röportajlar
Basından
Duyurular
Çekim Yasası
Paylaşımlar
Farkındalıklar
Başarı Öyküleri
Yardım Hattı
Arşiv
Eğitimlerimiz
Eğitmenlerimiz
Katılımcı Görüşü
Eğitim Takvimi
Yayınlarımız
 

Giriş İçin Tıklayın


Favorilerime Ekle
Anasayfam Yap
Anasayfa
Zordur Empati... Karakter Boyu:

 
Berna Esin
29 Eylül 2007

Tok, empati yaparsa açın halinden anlar mı? Kolay mıdır sadece düşünerek karşımızdakinin halini anlamak?


Geçen gün bir dostumla sohbet ediyorduk. Lisenin son iki senesini aynı sınıfta okumuştuk. Bana göre o iki sene harika geçmişti, çok eğlenmiştik. Üniversite için çok çalışmış, bir o kadar da gezip eğlenmiştik. Keyfimiz yerindeydi. Hep beraber geçirdiğimiz o seneler için onun da aynı şekilde hissettiğini düşünüyordum. Başka türlü olamazdı, her şeyi aynı yaşamıştık.

Ama öyle değilmiş. O seneler aslında hiç de aynı yaşanmamış...

Bizimle olduğu ilk sene başka bir şehirden gelmenin sıkıntısını yaşamış; ikinci sene ise üniversite sınavının.

Bunları konuşunca fark ettim ki aynı olayın içinde olmak, aynı şekilde yaşamak bile o olaydan aynı şekilde etkilenmeyi gerektirmiyor. Çünkü bakış açılarımız farklı. Karakterlerimiz, kişiliklerimiz farklı.

Hepimiz kendi bakış açımızla kendi dünyamızı yaratıyoruz. Sonra bu farklı dünyalarla bir araya gelip evleniyoruz; tartışma programlarında, panellerde saatlerce birbirimize kendi bakış açılarımızı benimsetmeye çabalıyoruz; spor programlarında hakemin, futbolcunun ve teknik direktörün bir pozisyonla ilgili aynı sonuca varmasını bekliyoruz; töre ya da namus cinayetini işleyenlerin insan haklarını anlamasını ümit ediyoruz...

Hani güzel ve anlamlı bir sözümüz vardır, “Tok açın halinden anlamaz!” diye. Ne kadar empati yaparsa yapsın tok insan açlık çeken insanın durumunu algılayabilir mi? Ne kadar sempati uzmanı olsa da mide kramplarını hissedebilir mi? Düşünerek, açlığı yaşayabilir mi?

“Ancak yaşayan bilir” den yola çıkarsak bu pek mümkün değil gibi. Yaşamayanların da bilebilmesi için iletişimde empati, sempati, etkin dinleme gibi kavramları kullanabiliriz. Bunlar gerçekten etkili ve faydalıdır, işe yarar.

Ancak temelde çok önemli bir şeye ihtiyacımız var; ''iyi niyet'' e...

İyi niyete sahip değilsek empati, sempati ve etkin dinlemenin de yararı olmaz. İyi niyetli olmak, bir Kızılderili sözündeki gibi, karşımızdakinin ayakkabıları içinde dolaşmaya istekli olmaktır. Huzurla evimizde otururken, her dışarı çıkışında başının üstünde kurşunlar vızıldayan bir insanı anlamaya istekli olmaktır.

İyi niyet başka dünyaları açan bir anahtardır. Açılan her dünya kendi dünyamızı zenginleştirir. Ve dünyalar karşılıklı gelişir.  

İletişimde amacımız sadece iletişir görünmekse, karşımızdakini önemsemeden sadece kendimizi ortaya koymaksa ya da kimseyi önemsemeden sadece kendimizi yaşamaksa diğer dünyalar yanımızdan akıp geçer; ne bizim onlara ne de onların bize bir yaşam hediyesi olur.

Bu sadece bir seçim. Amaç, yaşamın lezzetli üzümlerini beraber yemek değil de bağcıyı dövmekse söyleyecek sözüm yok. Ama amaç, bağcıyı dövmek değil gerçekten üzüm yemekse birbirimizin ayakkabılarını giyip dolaşabiliriz; ayakkabı numaralarımız farklı olsa bile...

 


Yorum Yaz Arkadaşına Gönder Çıktı Al

Berna çok önemli bir konuya değinmişsin. Süper. Birbirimizin ayakkabılarını giyebiliriz zaman zaman, evet katılıyorum. Ama birbirimizi anlamak için, onun gibi hissedip onun gibi yaşamak için değil. Aslında, birbirimizin ne hissettiğini, nasıl bir ruh hali içerisinde olduğumuzu anlamaya ihtiyaç var mı bilebiyorum. Eğer iletişim varsa ve samimiyetle işliyorsa karşımızdaki zaten hangi durumda olduğunu ve neler hissetiğini anlatır diye düşünüyorum. Ve biz onun ifadesine güvenir ve bunun gereğini yapması konsunda ona destek olabilirsek zaten aynı sonuca ulaşırız. Adam işim yok ve eve ekmek götüremiyorum diyor. Bu konuda ona yardımcı olmak için onun ayakkabısını giyip dolaşmaya gerek varmı sence? Bunu herkes yaparsa ayakkabılar karışmaz mı sonuçta? Teşekkürler.
Hakan Ayvaz 29 Eylül 2007 Saat:14:38:34

ne güzel yazmışsın, eline sağlık. örnek verdiğin şu 2 "eğlenceli" yıl çok şık durmuş, güzel özetlemiş. düşünceler ne kadar da önemli.
onur sargın 29 Eylül 2007 Saat:12:27:03

Başkadır Hayat
Çocukların dünyasında başkadır hayat. Onların dünyasında ''yapamam'' yoktur.
İlk Çöküşüm
Yaşam Ağacı
Nasıl Olur da?!...
Hayat Güzeldir

  Editörden | Yazarlar | Konuk Yazarlar | Genç Kalemler | Haberler | Röportajlar | Basından | Duyurular | Çekim Yasası | Paylaşımlar | Farkındalıklar | Başarı Öyküleri | Yardım Hattı | Arşiv
Bu site obichim tarafından hazırlanmıştır.