10 Numara Kirlilik

Dr. Volkan Demir

Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde ne yazık ki çevre kirliliği ile ilgili gündem faciaların yaşanması ile ön plana çıkıyor. Ülkemizin gündemini siyaset ve uluslar arası ilişkiler konularının belirlediği şu günlerde, daha önce de yaşadığımız ama bundan ders çıkarmadığımız için önlem de almadığımız ve yine vatandaşlarımızın canına mal olan 10 numara yağ skandalı ile karşı karşıya kaldık. 2008 yılından beri neredeyse her yıl, özellikle yoğun trafiğin yaşandığı tatil dönemlerinde, 10 numara yağın sebep olduğundan şüphelenilen kazalarda artış gözleniyor; önlemler alınsa da bu soruna çözüm bulunamıyor. Bu ayki yazımda ne yazık ki sıradan bir vatandaşın bilmesine bile gerek olmayan 10 numara yağ ve etkilerinden bahsedeceğim.
10 numara yağ adı aslında bir genelleme. Yüksek akışkanlık değeri olan baz yağlar, white sprit benzeri çözücüler kullanılarak inceltilmiş baz yağlar, atık yağlar ve benzerleri ile karıştırılmış çeşitli maddelere, kaçak motorine ve diğer karışımlara 10 numara yağ deniliyor. Numara, yağın inceliğini belirtmek için kullanılıyor; numara küçüldükçe yağın inceliği artıyor. Bizim bildiğimiz 10 numara yağ, evdeki dikiş makinelerini yağlamak ve kapıların gıcırtılarını gidermek için nalburdan aldığımız yağın benzeridir. Sanayide, özellikle tekstil ve makine endüstrisinde yoğun olarak kullanılır. Asıl amacı, hassas makinelerin yağlanması, aksamın aşınmasının engellenmesidir. 10 numara yağ parlayıcı ve özellikle yandığında çevre kirliliği oluşturan bir maddedir. Uzun dönemde hepimizi etkileyecek bir çevre felaketine yol açmasının yanı sıra toplu taşıma araçlarında gittikçe daha sık görülen yangınların sorumlusu olduğundan şüphelenilmesi de önümüzdeki tehlikenin ne kadar büyük olduğunun bir göstergesi değil midir?
Ülkemiz sanayisinde yoğun olarak kullanılması bu yağın özel tüketim vergisinin (ÖTV) düşük tutulmasının ana sebebidir. Kullanımının bu kadar artmasının nedeni de vergiler yüzünden mazottan çok daha ucuz olmasıdır. Büyükşehirlerde çalışan her otobüs 10 numara yağ kullanarak ayda yaklaşık 3000 dolar kâr ediyor. Petro Sanayi Derneği’nin yaptığı araştırmaya göre günde 10 bin teneke civarı satış yapan yerler mevcut. Meclise verilen araştırma önergesine göre 10 numara yağ kullanan bin otobüs, her gün 40 bin yolcu ile nerede patlayacağı belli olmayan birer tekerlekli bomba misali yollara çıkıyor. Parlama yapmayan mazotun tersine yanıcı ve parlayıcı 10 numara yağ karışımları halen yoğun bir şekilde kullanılıyor; öyle ki yük taşıyan, yolcu başına bilet kesen firmalar, gelir giderlerini motorine göre değil bu yakıt türüne göre hesaplıyor.
10 numara yağ bileşiklerinin çevreye çok zararlı olduğu tespit edilmiştir. Araçların egzozundan çıkan siyah dumandaki parçacıklar insanların akciğerlerine yapışarak özellikle kanser tehlikesini gün yüzüne çıkarıyor, pek çok solunum yolu ve deri hastalıklarına yol açıyor. Özellikle büyükşehirlerde yaşayan insanlarda bu oran daha da fazla. Erzurum Atatürk Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi’nin yaptığı bir araştırmada, 10 numara motor yağına maruz kalan sudaki balık embriyolarının yüzde 80’inin öldüğü belirlenmiştir. Canlı embriyoların temiz suya nakledilmesine rağmen, yine de hayatlarını kaybettikleri gözlemlenmiştir. Sucul ekosisteme son derece zararlı olan bu yağ tüm çevreye olumsuz etkileri ile orta ve uzun vadede insan hayatı için ciddi riskler taşımaktadır.
Ülkemizde toplam 15 milyon ton motorin pazarı mevcut; bununla birlikte 10 numara yağ pazarı yaklaşık 1,5 milyon ton yani oran %10, haliyle çok ciddi bir vergi kaybı ve haksız rekabet mevcut. Ne yazık ki kaçak 10 numara yağ kullanımı yıllık 2 milyar dolara yakın vergi kaybı ve çevre boyutunu düşünecek olursak durum hiç iç açıcı değil. Bununla birlikte devlet kurumları gerek vergi oranı değişiklikleri gerekse gümrükleme ve depolama mevzuatlarındaki düzenlemeler ile 10 numara yağ sorunu ile mücadele etmeye çalışıyor ancak görünen o ki yeterli olmuyor; daha sıkı denetim, yeşil alanların arttırılması ve daha bilinçlendirici çalışmalar ile kullanımın azaltılması gerektiği görülüyor.
Bireysel olarak bizim yapmamız gereken 10 numara yağ kullanmadığını beyan eden firmalar ile seyahat etmek; 10 numara yağ satış yerlerini şikâyet etmek ve bu yağı kullandığından şüphe duyulan araç ve firmaları özellikle takip ve şikâyet etmektir. Emin olun ki bu tür yasadışı faaliyetler ile en büyük mücadele farkındalık ile olmaktadır. Mutlaka şikâyet ediniz ve peşini bırakmayınız. Sağlığımız ve hayatımız ile oynayanlara artık izin vermememiz gerek. On numara kirliliğe artık dur deme vakti…

Ankara doğumlu, İlköğrenimini Ankara, ortaöğrenimini Balıkesir’de tamamlayarak İstanbul Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi’nden mezun oldu. Aynı üniversitenin Deniz Bilimleri ve İşletmeciliği Enstitüsü’nde yüksek lisans ve doktora eğitimini tamamladı. Deniz koruma, Denizel ekosistem, Deniz kirliliği, Özel Çevre Koruma Bölgeleri konularında çalışmalar ve araştırmalar yaptı. Türkiye’nin tüm denizlerinde ulusal ve uluslararası bilimsel çalışmalara katıldı. Halen aynı kurumda çalışmaya devam etmektedir. Bilimsel ve sportif çalışmalarının yanı sıra Çevre Koruma, Deniz Kazaları, Denizde Arama Kurtarma ve Deniz temalı sosyal çalışmalar gerçekleştiren kurumlara danışmanlık yapmakta, yine bu kurumlar için çeşitli seminer ve sunumlar gerçekleştirmektedir.

Yorum Yap