BEBEK DİLİ: BEŞ FARKLI AĞLAMA TÜRÜ

Nil Gün

BEBEK DİLİ:  BEŞ FARKLI AĞLAMA TÜRÜ

Bir okur, bebeğinin çok ağlamasından dolayı kendini çaresiz hissettiğini yazmış. Bebeği kolik değilmiş. Peki, bebeği niye çok ağlıyor? Dünyaya gelmesini sabırsızlıkla beklediğiniz bebeğinizi nihayet kucağınıza aldınız. Ama daha ilk günen uyku size haram olmaya başladı bile. Onu daha yeni beslemiş olmanıza rağmen bebeğiniz avazı çıktığı kadar ağlıyor. Altına bakıyorsunuz, temiz. Ne yapacağınızı bilemez halde susması için bebeğinizin ağzına memenizi ya da biberonu dayıyorsunuz. Bir iki yudum emdikten sonra yine yaygarayı basıyor. Niye huysuzluk yapıyor bu çocuk diye söyleniyorsunuz belki. ne istiyor bu çocuk? Acaba gazı mı var? Acaba rahatsız mı? Acaba yorgun mu? Acaba….

Yıllar önce Oprah show’da ilginç bir program izlemiştim. Avusturalyalı bir anne olan Priscilla Dunstan, bebeklerin beş farklı ağlama dili olduğunu, her birinin farklı bir anlam taşıdığını anlatıyordu. Dunstan ses konusunda fotoğrafik hafızaya  sahip olduğunu söylüyordu. Oğlu doğduğunda bu yeteneğini kullanarak bebeğinin ağlamalarının kalıplarını görmeye başlamıştı. Bu keşfinin doğruluğunu, binden fazla bebeğin ağlama sesleri üzerinde yaptığı araştırmayla test etti. Dünyanın dört bir yanında yaşayan farklı ırklara, kültürlere, coğrafyaya mensup bebeklerin ortak noktaları aynı beş tür ağlamalarının olmasıydı. Çünkü tüm bebekler aynı reflekslere sahipti. Bu refleks türleri ağlama sesi ile karıştığında, ortaya beş ayrı ağlama türü çıkıyordu. Bu ağlama türlerini dikkatle dinlerseniz arada bariz farkların olduğunu görürsünüz. Bu yazıyı okuduktan sonra siz de kendi bebeğinizin dilini anlamaya meraklı olacaksınız. Bebeğinizin tam tamına sizden ne istediğini bilmek harika bir şey değil mi? Bebeğinizin ihtiyaçlarını hemen karşılarsanız siz de rahat edersiniz o da.

BEBEĞİNİZ SİZE NE SÖYLÜYOR?

Bebekler konuşamaz ama bu, “dilleri” yok anlamına gelmiyor. Dünyadaki tüm bebeklerin ihtiyaçları aynı. Dolayısıyla bu ihtiyaçlarını ağlama yoluyla dile getirişleri de aynı. Çünkü doğumdan sonra ilk üç ayda bebek ağlaması bir reflekstir. Bebek vokal refleksleri bebeklerin ihtiyaç sinyalleridir. bebek ağlamasının desibeli çok yüksektir. Bebeğin ağlama sesine kimse kayıtsız kalamaz. Bu yüksek desibel yetişkinlerin onu korumasını ve ihtiyaçlarını gidermesini, hatta bazı durumlarda hayatta kalmasını sağlar.

1. “Neh” “Açım”

Bu ses emme refleksinden kaynaklanıyor. Emme refleksinde dil, damak tavanına dayanır. Yenidoğanın emme refleksi ağlama ile karışınca ortaya “neh” sesi çıkıyor. Ritmik ama güçlü bir ağlamadır. Bebeğinizi hemen besleyin.

2. “Auh” “Uykum var”

Bebek yorgun olduğunda esneme refleksiyle birleşen ağlamada özellikle ilk “Auh” sesi uzun oluyor. Bu tür ağlamayı duyduğunuzda bebeğinizin uyumasını sağlayın. Bebeklerin yorgunlukları arttıkça uykuya dalmaları zorlaşır.

3. “Heh” “Rahatsızım”

“Heh” ağlaması  “karnım aç”  ağlamasından farklıdır. Çünkü ağlamanın başlangıcında “n” değil “h” sesi güçlüdür.  Bebeğiniz “heh” nidasıyla başlayarak ağladığında bir şekilde kendisini rahatsız hissetmektedir. Üşümüştür, terlemiştir, kaşınıyordur, altı ıslaktır, kıyafeti onu sıkıştırmıştır, durduğu pozisyon ona rahatsızlık vermektedir vb.

4: “Eair” “Bağırsaklarımda gaz sancısı var”

Bebeklerin alt karın bölgelerinde gaz olduğunda genellikle bacaklarını göğüslerine doğru çeker ya da bacaklarını aşağıya doğru iter. Ağlaması yırtınırcasınadır. Bebeğin sadece yüzü değil, bedeni de rahatsızlığını yansıtır. Bebeğin karnına yavaş dairesel hareketlerle masaj yapmak onu rahatlatır. Gazını çıkarmasına yardımcı olur. Bir avucumuzu karnına hafif bastırarak onu sırtından ovmak da rahatlatıcıdır.

5: “Eh” “Gazım var”

Bebeğiniz beslenmeden hemen sonra üst karın bölgesindeki gazının çıkarılmasına ihtiyaç duyuyorsa, “eh” nidasıyla başlayan ağlaması kesik kesik ve tekrarlardan oluşur. “Eh, eh, ehhh.” Bebeğinizin gazını çıkarmak için, onu göğsünüze dayayın, başını omzunuzun üstüne koyun ve hafifçe sırtına vurun.

Dikkat edeceğiniz noktalar:

  1. Bebeğinizin ağlama türünü, ağlamaya ilk başladığında yakalamak daha kolaydır. İhtiyaçları karşılanmazsa, avazı çıktığı kadar ağlamaya başladığında ayrım yapmak güçleşir.
  2. Ağlamasının hangi tür olduğunu hemen anlayamadıysanız, ağırlıklı olan sese dikkat edin. “m” mi? “h” mi? “e” mi? “a” mı? “earr” mi? Başlangıç sesine odaklanın, sonundakine değil.
  3. Eğer ağlamayı ayırt etmekte zorlanıyorsanız, bu seslerin ayrımını öğrenme pratiği için youtube adresinde “Bebek dili” videosunu izleyebilirsiniz. (https://www.youtube.com/watch?v=cvG8cKQpxzk)

Bebeğiniz sizin dilinizi öğrenmeden önce siz bebeğinizin dilini öğrenirseniz, ikinizin de hayatı daha keyifli hale gelecektir.

Sevgiyle hoşça olun.

Nil Gün

nilgun@kuraldisi.com

 

nilgun

1952 yılında doğdu. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Basın Yayın Yüksek Okulu’nda okudu.
1972 yılında gittiği Amerika’nın Kaliforniya eyaletinde on dört yıl sürekli, on iki yıl da aralıklarla yaşadı. Kaliforniya’da alternatif sağlık, alternatif eğitim, insan potansiyeli ve hümanistik psikoloji alanlarında eğitim gördü.
Zihin Bilimi, Hipnoterapi, Reiki, Rebirthing, NLP ve kinesiyoloji eğitimleri aldı. California Jaycee’s organizasyonunda uzun yıllar bireysel gelişim alanında hizmet verdi. Sorunlu çocukların gittiği okullarda gönüllü çalıştı.
International Council for Self-Esteem Türkiye temsilcisidir.
Türkiye’de ilk kez 1993 yılında hipnoterapi yöntemiyle ağrısız ve ilaçsız, suda doğum yaptırdı.
Basın dünyasında birçok dergide ve Güneş gazetesinde araştırmacı gazeteci ve köşe yazarı olarak çalıştı. Dört yıl Bilar ve Bilsak’ta haftalık konferanslar verdi. Değişik radyolarda (Enerji FM, Show Radyo, Best FM ve Radyo TRT1) Kuraldışı ve Ötesi adlı psikoloji ve bireysel gelişim eksenli programlar hazırlayıp sundu. TGRT’de hafta içi her gün, Nil Gün ile Yeni Bir Gün adıyla bir sohbet programı yaptı. Radikal gazetesinde psikoloji ağırlıklı dizi yazıları yayımlandı.
Cine-5 kanalında Çekim Yasası programını hazırlayıp sundu. (2007)
Amerika’da 1981, Türkiye’de 1989 yılından beri, bireysel ve kurumsal workshop çalışmaları yapıyor.
Bireysel gelişim kavramının Türkiye’ye girmesinde ve birçok yayınevine yaptığı danışmanlıkla bu alandaki yayınların tanınmasında öncü oldu. Ayrıca uzun yıllardır ideali olan, okullara Özsaygı (Self-Esteem) derslerinin girmesi için ilk adımı attı ve özel bir okulda Özsaygı dersleri vermeye başladı.
Çok sayıda kitabı, çevirisi; hipnomeditasyon, zihin programlaması, motivasyon ve çocuk eğitimi CD’si vardır. Ayrıca Bütünsel Kinesiyoloji alanında yaptığı çalışmaları içeren, Bedenin Bilgeliği adında kapsamlı bir DVD çıkarttı.
Öncelikli hedefi, Bütünsel Kinesiyoloji (PiKi) eğitmenleri ve danışmanlar yetiştirerek eğitim, sağlık ve iş hayatı alanlarında topluma yararlı olmaktır.

Yorum Yap