%50
Sünnet

Sünnet! Sünnetle İlgili Yalanlar ve Gerçekler

18.00 TL 9.00 TL

Yazar: Nil Gün
Yayınevi: Kuraldışı
Sayfa: 272
ISBN: 975-275-027-2

Kategoriler:

SÜNNET SADECE DOĞAYA DEĞİL TIP ETİĞİNE DE AYKIRIDIR

Sevgili okurum,
Binlerce yıllık sessizliğin içinden taze nefesiyle çığlık çığlığa doğan bu kitabın sizi çok şaşırtacağını biliyorum. Ama “bilgi borçlandırır” yasasını da biliyorum; toplumumuzu bu denli derinden ilgilendiren bir konuya el atışımın sebebi de bu işte. Bir zamanlar sahip olmadığım ama şimdi bana “Ah keşke daha önce bilseydim!” dedirten, uzun araştırmalar sonucunda kazandığım yeni bilgilerimin sorumluluğunu üstleniyor ve borcumu ödüyorum.

Bu kitapta, sünnet savunucusu tıp uzmanlarının, din adamlarının sünnet konusunda bize (ve aslında kendilerine) neden yalan söylediklerini göreceksiniz; asıl büyük hatanın, doğanın ya da Tanrı’nın “hatasını” düzeltmeye kalkışmak olduğunu kanıtlayan bilimsel araştırma sonuçlarını öğrenecek ve kendinizi bir dönüm noktasında bulacaksınız.

Bu kez, seçim sizin demeyeceğim; çünkü seçim oğullarımızın! (Tabii ki karar verecek yaşa geldiklerinde.) Yetişkinler olarak bizim seçimimiz, gelenekleri, sağlıkla ilgili yalanları ve cehaleti sorgulama ve değiştirme cesaretini gösterip gösteremeyeceğimize karar vermektir.

Gerçek üç basamakta ortaya çıkar: Önce yok varsayılır, sonra şiddetle karşı gelinir, nihayet kendini kabul ettirir.

Gerçekleri görün! Sağduyunuzu dinleyin! Çocuklarınız için neyin “en iyi” olduğunu yüreğinizde hissedin! Gelenekleri sorgulamak ve gerçeğin peşinden gitmek, bizim gelecek nesle olan borcumuzdur!

Ek Bilgi

Ağırlık publish kg

Yorumlar

  1. :

    doğrusu bu kitabı size yakıştıramadım.nedense bu ülkede çağdaşlıktan ışıktan aydınlanmadan bahseden insanlar dönüp dolaşıp sonunda islamın gereklerine saldırıyorlar yok zararlıymış vahşetmiş yok ben çocuğumu asla sünnet ettirmeyeceğim nedir bu ya onca tıp uzmanı yanıldıda birtek nil hanımmı doğru söylüyor lütfen siz doktorluğa özenmeyinde kendi işinizi yapın ayıptır bu yaptığınız yıllarını insanlığa adamış tıp camiasına saygısızlık etmeyin

  2. :

    Kitabı 2 günde hayret, dehşet, ve üzüntü içinde gözyaşlarıma engel olamadan,bebeğin yaşadığı derin şokun fotoğraflarında nefesimin daraldığını hissederek okudum.Kalbim ağrıdı, beynim uyuştu.Kardeşimin sünnetinde yaşadığı korkuyu, şoku hatırlayarak nasıl bu kadar kör bu kadar cahil olabildiğimizi(ki babam doktor annem mikrobiyolog ve öğretmendir)anlayamıyorum.Hiç aklıma gelmeyen sünnet konusunda böylesi bir araştırma yapan,böylesi tabu bir konuda cesaret göstererek her türlü eleştiri,haksız hakaretleri göze alan Nil Gün’e minnet duyuyorum.Eğer bir oğlum olursa KESİNLİKLE sünnet ettirmeyeceğimi biliyorum artık.Maneviyata çok önem veren biri olarak, bizleri yaradanın, mükemmel doğada,mükemmel bedenler sunan yüce rabbimin bizi eksik veya fazla yaratmış olma düşüncesi,yine O’nun bana verdiği aklımla,mantığımla ve muhakeme gücümle düşündüğümde bana imkansız geliyor.Doktorların Allah’ın yarattğı canda kusur bulup onu kesmelerinin ne tür bir amaca hizmet ettiğini bilemiyorum.Yaradana oğullarımızın hayati bir et parçasıyla,veya acemi kasaplara verdiğimiz kurbalarla rüşvet vermekten daha büyük bir günah düşünemiyorum.Kutsal kitabımızda yazmayan bir fiilin nasıl olup da müslümanlığın gereği olarak kabul edildiğini anlayamıyorum.Yüce Allah’ın, cehaleti ve boş inançları sapkınlığı yok etmek için gönderdiği son kutsal kitap Kur’an’da İslamın şartı olarak bahsedilmeyen sünnet, Müslüman adetiyse neden Amerikalılar ve tüm Museviler sünnet oluyor?Sünnet derilerinden para kazanmak fikri midemi bulandırıyor.Kitapta birçok açıdan sünnetin neden hayatı, sağlığı, insan haklarını, ve çocuklarımızın psikolojisini tehdit eden bir vahşet olduğunu,bebeklerin ne denli acıya maruz kaldığını yüzlerce kaynaktan araştırma yaparak kanıtlayan Nil Gün’e böylesi bir karanlıkta yaktığı mum için derin minnet duyuyorum.

  3. :

    Ben bu kitabı okumadım ama daha önce edindiğim bilgilerle çocuklarımı sünnet ettirmemeye zaten kararlıydım. Böyle bir kitap olduğunu görünce ve yorumları okuyunca çok da yalnız kalmadığımı, bir çok kişinin de benzer karar aldıklarını görerek hepimizin çocukları adına sevindim.
    Kısaca söylemek gerekirse “sünnet şöleni” diye ifade edilen geriliğe gözlerimle şahit oldukça tüylerim diken diken oluyor.
    Bu aydınlığa erişen herkesin, bu bilgiyi çevresiyle paylaşmakta sabırsızca davranmasını rica ediyorum.

    Engin Dumanlı

    Not: Kitabı okumadım. Ama böyle önemli bir konuya parmak bastığı için tam puan veriyorum.

  4. :

    yazarı tebrik ediyorum..ülkemizde çığır açması geeken bir kitap..tabi ki okursa,kitap okumayan ülkemin insanları.. ancak bir sorun sünnet etmediğimiz çocuklarımızı kimlerle evlendireceğiz?..birbirimizle irtibata geçelim

  5. :

    Beş yaşında bir oğlum olduğu için bir arkadaşımın önerisiyle kitabı okudum. Hem de baştan sona iki kez. Bir mühendis olarak kitaptaki bilgilerle yetinmedim. İngilizce sitelerde uzun zaman araştırma yaptım. Çünkü çocuğumun sağlığı söz konusuydu.
    Kitapta yazdıklarınız ve araştırarak öğrendiklerim beni derinden etkiledi.
    Kadın sünnetinin de bazı ülkelerde din ve sağlık adına yapıldığını hiç sorgulamayan Müslüman toplumumuz erkek çocuklarına yapılan vahşetin aynı olduğunun farkında değil. Gelenek, örf, adet hatta sağlık adına yapılan bu ilkel geleneğe dur demek sadece doktorların değil, ebeveynlerin görevi.

    Toplumun bilinçlenmesi için biz anne babalarımızdan daha bilinçli olmak durumundayız.
    Eşim de ben de çocuğunu topluma kurban vermeyecek kadar seven ve onun birey olma hakkına saygı duyan anne baba olarak oğlumuzu sünnet ettirmemeye karar verdik. Bir baba olarak çocuğumun tam ve eksiksiz dünyaya gelmiş bedenini adet adına kesip biçtirmemeyi sorumluluğum olarak görüyorum. O yetişkin olduğunda zaten toplumun sünnetle ilgili cehaleti geniş ölçüde sona ermiş olacaktır.
    Dünya ve inançlar çok hızla değişiyor artık. Çocuğumuz ileride bize teşekkür edecektir. Çünkü seçim kendisinin. Beden onun bedeni.
    Çevremdeki insanlarla bildiklerimi paylaşmak ve kitabı okumalarını sağlamak da insan olarak görevim olacaktır.

  6. :

    Kitabı okudum, gerçekten harika bir şey. Bu kitabı herkese okutacağım, zorla da olsa. Zaten Tanrının vücutta bir fazlalık yaratmış olduğu teorisi dahi komik. Bu Tanrının becerisizliği veya Tanrının aslında olmadığı anlamına gelir. Müslümanlar daha neye inandıklarının bile farkında değiller. Sünnet Kuran’da geçmiyor olabilir ama tüm hadis kitaplarında var. Hadisler akabul edilmezse de (Edip Yüksel bunlardan biridir) aslında Kuran (namazın nasıl kılınacağı falan) yetersiz kalır. Amerika’ada bile artık sünnet oranı sünnetin sağlık dışı bir operasyon olması nedeniyle düşmeye başladığına göre aahadislerin tavsiye ettiği sünnet aslında Muhammed’in de peygamber olmadığını kesin olarak kanıtlamaktadır. Ama Müslümanlar kendilerini değişen koşullara göre sürekli olarak revize etme hastalığında olduğundan tahminimce hadisleri de inkar edebilir. Biraz kendine karşı saygısı olan ve dürüst olan kişi Kuran’ı tümden reddetme cesaretini göstermelidir.

  7. :

    Merhaba
    Bu kitabı okumadım. Yorumlar ilgimi çekti. Ve gittiğim bir eğitimde araştırma sonuçlarını açıklayan öğretmenin dedikleri kulaklarımda çınladı.

    Kadın ve erkek dünyaya geldiğinde kadını kadın olarak kabul eden birçok toplum ve din, malesef erkeği kabul etmiyor. Erkeğin, erkek olabilmesi için ya dini bir törenden geçiyorlar yada bir sınavdan. Sünnette bir tören olarak kabul ediliyor.

    Bu konuda çok yorum yapılır. Sanırım bu kitabı okuduğumda bu yorumlara rastlayacağım. Farklı yorumlara açık olabilmek dileğiyle…

  8. :

    insanların önyargılı olduğu konularda beyinin ve mantığın devre dışı olduğunu biliyorum artık bu çağda gereken şeyleri sorgulamamız gerektiğine inanıyorum hele bu konu sağlığımız dahada önemlisi çocuğumuzun sağlığı olunca ona iyilik yaptığımızı düşünerek kötülük yapmak çok kötü birşey yaptığımız bu kötülüğü görememek dahada kö

  9. :

    kitabınızı aldım okudum.böyle önemli bir konuda çok cesur adım atmanızı yürekten kutlarım.gelecek nesillerin size çok şeyler borçlu olduğunu tarih mutlaka yazacaktır.Allah nisa suresi 118 119 . ayetlerde çok açık bir ifadeyle sapasağlam bir canlıyı değiştirenin ancak şeytana kulluk ettiği yazmaktadır.şöyle demektedir biz insanı mükemmel yarattık.mükemmel yaratılan insanın yada hayvanın sırf kuruntularımzdan kaynaklı olarak değiştirilmesinin çok fena bir iş olduğu ap açık bir ifadeyle anlatılmış.okuduğunu anlayan biraz kafası çalışan herkes bu ayetten sünnetin çok yanlış bir iş olduğunu anlayacağı muhakkaktır.bu ayeti aşağıya yazmak istiyorum okuyun ve yorumlayın lütfen. 118 Allah o şeytana lânet etti ve o da, “Andolsun ki senin kullarından elbette belirli bir pay alacağım” dedi.

    119. “Onları mutlaka saptıracağım, mutlaka onları kuruntulara sokacağım ve onlara emredeceğim de (putlara adak için) hayvanların kulaklarını yaracaklar. Yine onlara emredeceğim de Allah’ın yarattığını değiştirecekler.” Kim Allah’ı bırakıp da şeytanı dost edinirse şüphesiz o, apaçık bir hüsrana düşmüştür.

    120. Şeytan onlara (birçok) va’dde bulunur ve onları kuruntulara sürükler. Oysa şeytan, ancak aldatmak için onlara vaadde bulunuyor.

    121. İşte onların barınağı cehennemdir. Ondan bir kaçış yolu bulamazlar.

  10. :

    ben 17 yaşındayım ve herkes gibi kendimi tatmin ediyorum ama aklımda bir yerlerde sürekli o soru vardı.eğer sünnetsiz olsaydım aldığım haz nasıl olurdu diye!!!babamdan nefret ediyorum, hayatta bir kere bana sünnetsiz orgazm olmama hiç sormadan engel oldu diye.bence doğru veya yanlış yok bu işte, bu kadar karmaşa ,kafa karışıklığına gerek yok.bana göre sorun tek bir yerde!!!
    neden büyükler herşeyi kendi üstlenir, buna benim penisim de dahil olmak üzere.yani o benim, hayatım boyunca da çok az kişi ona tanıklık edecek.
    ben eğer oğlum olursa gelecekte,seçenekleri ona bırakacağım,elbet bir gün ergenlikle birlikte cinsel yaşamı olcak,ve ben oğlumun herşeyiyle ilgilenen bir baba olacağım.ayıp yoktur bence doğruya ulaşmak için,bir sürü arkadaşımı tanıyorum,cinsellikten bihaberler ve babalarıyla bu konuda tek bir diyalogları yok.ben oğluma bir gün dönüp,bu kitabı önüne atacağım ve birkaç gün sonra,memnun olup olmadığını soracağım.eğer karamsar ise ona kendi penisimi gösterip kendisinden farkını göstereceğim ve bana babamın bu olanakları sunmadığını söyleyeceğim.ve kesinlikle o ne isterse o olacak.çünkü oğlum da olsa,bu onun bedeni:)

Yorum Yap