Doğanın Çocukları

Dr. Volkan Demir

Doğaya dokunmak, toprağın kokusunu, ağaçların huzurunu, akarsuların sesini, bitmek tükenmek bilmeyen doğa işçilerinin çabalarını gözlemlemek bizi ve çocukları rahatlatır, yaşama daha güzel ve paylaşımcı bakmamızı sağlar. Küçük yaşta edinilen doğa sevgisi, çocukların farkındalığını arttırarak günümüz şehir yaşantısında doğa ile sınırlı olanaklarda iletişime geçebilen çocukların gelişimi için çok önemli.

Doğayı televizyon ve bilgisayar ekranından öğrenen, okul veya evde neredeyse tamamen doğal yaşamdan uzak büyüyen günümüz çocukları doğanın bize verdiği değerler konusunda yeterli bilgiye sahip değil. Portakalın manavda, çileğin markette, karpuzun kamyonet kasasında yetişmediğini bilmeleri, toprak ananın tüm güzelliklerini bizimle karşılıksız paylaştığını öğrenmeleri için toprakla daha haşır neşir olmaları, elmayı dalından koparmaları, çiçek ekmeleri gerekiyor. “Bu çocuk asosyal, işi gücü bilgisayar” derken, aslında onları doğa ile iletişime geçirmeyen bizde değil mi suç?

Çocukların doğayla ilgili bilgilerinin en önemli kaynağı ebeveynleridir. İlköğretim çağında fen bilgisi derslerinde uygulama eksikliğiyle verilen derslerden önce ailelerin çocuklarını daha küçük yaşlarda doğayla buluşturması gerekir. Yapılması gerekenler aslında oldukça basittir; çocukların öğrenme merakını keyifli oyunlarla birleştirerek hem doğadan keyif almalarını hem de doğa hakkında değerli bilgiler edinmelerini sağlayabiliriz. Bırakalım bu küçük kâşifler ağaç dallarında sarkan turuncu topların portakal olduğunu kendileri keşfetsin, karadutun ellerini boyadığını toplarken öğrensinler. Onlara bu yolda arkadaşlık ederek hem sizinle hem de doğayla ilişkilerini kuvvetlendirmek aslında birbirimizle olan bağlarımızı sıkılaştırmanın en güzel yolu değil mi?

Erken yaşlarda çocukların dünyası basittir, yaşama somut bakarlar ve dünya kendi çevrelerinde dönüyormuşçasına hareket ederler. Doğa ile ilgili anlatımlarınızı somut olaylar ve ilgilerini çekebilecek oyunlar aracılığıyla yapabilirsiniz. Bir ördek kuklası ile anlatacağınız çimen, ağaç, bulut ve meyve gibi somut öğeler barındıran hikâyeler, çocukların hem hikâyeyi hem de başkalarının ne düşündüğünü ve kendilerinden farklı düşünebileceğini daha rahat kavrayabilmesini sağlar.

SAYFA-BOLUMU

Çocuklarınızı önce ufak bir parka daha sonra da yavaş yavaş evinizden daha uzak ve büyük parklara, ormanlara götürün;  doğal alanlarda sizin gözetiminiz altında keşifler yapmalarına izin verin. Sizin ilginiz ve istekliliğiniz onun da ilgisini çekecektir. Kuşları gözlemlemeye, ağaçlara dokunmaya, meyveleri tanımaya teşvik edin onları. Küçük yaşlarda somut algıları ön planda olduğu için yaşadıklarını sadece gerçek deneyimler yoluyla algılayabilirler. Çizgi film veya belgesel izletmek yerine doğaya çıkarıp, yaşayarak deneyimleyerek öğrenmelerini sağlamaya çalışın. Kuş seslerini ayırt etmeyi, duydukları kokuları tanımlamayı bizzat siz öğretin onlara. Duyularının tamamını kullanmayı yaşayarak öğrenmenin faydasını hayat boyu göreceklerinden emin olabilirsiniz.

Doğa, çocuklarımız için en güzel laboratuvar. Onlara ucu açık, nasıl düşündüğünü test edecek sorular sorun. Kendi fikirlerini gözlemleriyle birleştirmelerini sağlayın. Onlara yaprağın üstünde kaç karınca olduğunu değil, karıncaların nereye gittiğini, bir karınca olsalar nereye gitmek ve ne yapmak isteyeceklerini sorun. Kendi cevaplarını kendi bulan çocuklar olmalarını sağlayın bırakın küçük doğabilimciler kendi teorilerini kendileri geliştirsinler.

Çocukluğuma dair unutamadıklarım arasında çimenlerin kokusu, köpeklerle oynadığım oyunlar, bahçelerden koparıp yediğim onlarca meyve, denizdeki yosunlardan korkmam, geceleri kedilerin parlayan gözleri ve saatlerce uyuduğum bahçemizdeki o kocaman ağacın gölgesi var… Hiçbirini korku ve endişe ile anımsamıyorum. Hepimizin yüzünde tebessüm bırakan bu anıları siz de çocuklarınıza yaşatın. Onların da doğanın bir parçası olduklarını anlamalarını sağlayın. Gelecek nesillere temiz bir doğa ile birlikte o doğayı anlayacak ve koruyacak bilgi ve tecrübelerimizi de aktarmalıyız.

Hıdırellez ayı geldi. Şimdi doğaya çıkma zamanı…

Kaynaklar:

Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği

Kildan, Oğuzhan; Pektaş, Murat. (2009) Erken Çocukluk Döneminde Fen ve Doğa İle İlgili Konuların Öğretilmesinde Okulöncesi Öğretmenlerinin Görüşlerinin Belirlenmesi. Journal of Kirsehir Education Faculty . 2009, Vol. 10 Issue 1, p113-127

Bullock, Janis R. 1994, “Helping Children Value and Appreciate Nature” Day Care & Early Education Vol. 21. Issue 4, p4-8.

 

Ankara doğumlu, İlköğrenimini Ankara, ortaöğrenimini Balıkesir’de tamamlayarak İstanbul Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi’nden mezun oldu. Aynı üniversitenin Deniz Bilimleri ve İşletmeciliği Enstitüsü’nde yüksek lisans ve doktora eğitimini tamamladı. Deniz koruma, Denizel ekosistem, Deniz kirliliği, Özel Çevre Koruma Bölgeleri konularında çalışmalar ve araştırmalar yaptı. Türkiye’nin tüm denizlerinde ulusal ve uluslararası bilimsel çalışmalara katıldı. Halen aynı kurumda çalışmaya devam etmektedir. Bilimsel ve sportif çalışmalarının yanı sıra Çevre Koruma, Deniz Kazaları, Denizde Arama Kurtarma ve Deniz temalı sosyal çalışmalar gerçekleştiren kurumlara danışmanlık yapmakta, yine bu kurumlar için çeşitli seminer ve sunumlar gerçekleştirmektedir.

Yorum Yap