Enerji Yönetimi

Dr. Volkan Demir

enerji-yonetimi-ig

Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin en önemli ihtiyacı enerjidir. 19. yüzyıldan itibaren modern dünyanın rekabet gücü, enerji kaynaklarına hakim olmak ve enerji ihtiyaçlarını doğru yönetmekle ölçülüyor. Dünya savaşları, ülkeler arası çatışmalar hatta terör bile enerji pastasından pay almak isteyen ülkeler arasındaki rekabetin aktörleri olarak tarih sayfalarında yerini almaktadır. Doğayla insan arasındaki kopukluk, enerji kaynaklarının bulunması ve işletilmesi teşebbüsleriyle ileri boyuta taşınmıştır. Birbirimizle giriştiğimiz rekabet sürecinde ekosistemin bir parçası olmamıza rağmen etrafımızdaki doğaya karşı yaptıklarımız ne kadar acımasız bir tür olduğumuzun göstergesi değil midir?

21. yüzyıl enerji gerçeğini önümüze çıkarsa da asıl önemli olanın enerjinin elde edilmesinden çok yönetilmesi olduğu henüz yeni anlaşılıyor. Bir taraftan enerji israf ederken diğer taraftan enerji açığımız var demek çok akılcı bir yaklaşım değil. Bugün gelişmiş ülkeler geleneksel enerji elde etme araçlarından sıyrılıyor; daha az nükleer daha az kömür daha az hidroelektrik santrali üzerine yoğunlaşıp mümkün olduğunca az enerji tüketip sarfiyatı azaltacak politikalar yürürlüğe koyuyorlar. Gerçekleştirilen yeni buluşlarla evlerin ve binaların kendi enerjilerini üretecek hale gelmeleri için çalışmalar hızlandırılıyor. Tasarrufun ötesinde ayrı bir enerji yönetim planlaması yapılıyor.

Türkiye henüz bir enerji yönetim planından uzak. Tam tersine garipliklerle dolu enerji politikamız hem doğaya hem de ekonomimize zarar veriyor. 2013 yılında 55,9 milyar TL enerji hammaddesi (doğalgaz, kömür, petrol) ithal eden Türkiye, sadece petrol ve doğalgazdan aldığı 45 milyar TL ÖTV ile bütün KDV gelirlerinden ve kurumlar vergilerinden daha fazla kazanç elde ediyor. Kısaca Türkiye enerjiyi tasarruf edeceği yerde boşa harcanmasını sağlayarak çeşitli vergilerle gelir elde etmekte ve fosil yakıtlar üzerinden bir ekonomi oluşturmaktadır. Yerli kömürde gerçekleştirilen rödovans değişiklikleri ile işçi sağlığı ve güvenliği konularının göz ardı edilmesi sayesinde daha önce 135 dolara çıkartılan bir ton kömürün 24 dolara çıkartılması 301 madencimizi yitirdiğimiz Soma faciasına yol açtı.

Başka ülkeler enerji yönetimi konusunda çığır açan çalışmalar gerçekleştirirken biz halen kaçak elektrik ve israfla uğraşmaya devam ediyoruz. Devletin müdahale gücünün zaman aldığı gerçeğini göz önünde bulundurursak bireysel ve toplumsal olarak bir şeyler yapmamız gerektiği açıkça ortadır. Ülkemizde halen binaların %85’i yalıtımsız, kaçak, kayıp ve yalıtım başlıkları altında toplanan israfın boyutu 15 milyar dolar. Tüketilen enerjinin %75’inin ithal edildiği bir ülke için bu rakam korkunçtur ve önlem alınmadığı sürece zararımız daha da artacaktır.

Enerji yönetimi bireysel önlemler almakla başlar, biraz daha dikkatli ve hassas davranarak bireysel anlamda farklar yaratabiliriz. Oturduğumuz apartmanın ısı yalıtımı ve tasarruflu ampullerin kullanımını organize edebiliriz. Örnek olarak kamuda enerji tasarruflu lamba kullanılarak yıllık 41 milyon TL kazanç sağlanması aslında ufacık hamlelerin ne kadar büyük etki gösterdiğinin güzel bir kanıtı. Aparman ya da mahalle, ne kadar organize olursak o kadar büyük etkiler gerçekleştireceğiz. Bu hepimizin yapması gereken bir vatandaşlık görevidir.

Dünyamızın kaynakları tükeniyor. Yüzümüzü doğaya dönüp birbirimize destek olarak doğamızı korumalı, yarınlarımız için biraz daha çaba sarf etmeliyiz. Ülkemizin enerjiyi tüketen değil yöneten bir ülke olması dileğiyle…

Volkan Demir

Ankara doğumlu, İlköğrenimini Ankara, ortaöğrenimini Balıkesir’de tamamlayarak İstanbul Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi’nden mezun oldu. Aynı üniversitenin Deniz Bilimleri ve İşletmeciliği Enstitüsü’nde yüksek lisans ve doktora eğitimini tamamladı. Deniz koruma, Denizel ekosistem, Deniz kirliliği, Özel Çevre Koruma Bölgeleri konularında çalışmalar ve araştırmalar yaptı. Türkiye’nin tüm denizlerinde ulusal ve uluslararası bilimsel çalışmalara katıldı. Halen aynı kurumda çalışmaya devam etmektedir. Bilimsel ve sportif çalışmalarının yanı sıra Çevre Koruma, Deniz Kazaları, Denizde Arama Kurtarma ve Deniz temalı sosyal çalışmalar gerçekleştiren kurumlara danışmanlık yapmakta, yine bu kurumlar için çeşitli seminer ve sunumlar gerçekleştirmektedir.

Yorum Yap